Demokrasi Laiklik Adalet Tanımlamasi

Katılmak katılmamak her birey insanın kendi kanaatinedir. Demokrasi laiklik ve adalet anlayışlarının birbiriyle çelişmeden çatışmadan uyum sağlayabilmesi ancak gerçek adalet ilkesiyle yanı doğruluk ilkeleriyle demokrasi ve laiklik tanımlamasının anlayışları çelişmemelidir. Varsa bir çelişkili anlayış yanlış olan adalet ilkesi değildir adalet adı altında laiklik demokrasi anlayışlarının veya gerçek adaleti temsil etmeyen adalet diye insanlığa dayatılan anlayışların birbiriyle çelişmesidir. Mesela din devlet işine karışmaz devlette din işine karışmaz söyleminin ne anlam ifade eder olduğuna bir bakalım. Din devlet işine siyasete karışmaz bu söylem laiklik ilkesi olarak tanımlanır. Her insan akıl ve mantık üzerinden düşünmelidir. Din cenabı hakkın yarattığı mahlûkun adaletle yönetilmesi yönlendirilmesi üzerine insanlığa doğruluğu yaşaması yaşatması gereğinde kuranın insanlığa gösterdiği doğru yolun tanımıdır. Din siyasete devlet işine karışmaz demek şu anlama gelir. Dünyadaki insanların devleti yönetenlerin siyasilerin Allah’a karşı yaptıkları ve yapacakları haklı hâksiz yönetim anlayışlarından dolayı sorumsuzdurlar. İster çalsınlar çırpsınlar, isterse insanların diğer mahlûkun hakkına tecavüz etsinler haram helal demeden yesinler haramlara helal ruhsatı versinler genel evlerde barlara pavyonlarda kadın pazarlamaya ruhsat versinler. ne yaparsa yapsınlar dilediğini assınlar dilediğini kessinler dilediklerini kendi ilkelerine kurallarına kanunlarına uymadıklarından dolayı cezalandırsınlar onların işlerine Allah karışmaz onlara Allah hesap sormaz anlamında bir tanımlamadır. Dinin devletin siyasetin işine karışmamasının anlamı budur. Bu tanımlamayı yapanlara veya bu şekilde bir din tanımlaması yapanlara hangi mantıkla sizlere dünyadaki siyasilere devletleri yöneten yöneticilere ve onlara biat itaat eden insanlar hangi akıl hangi mantıkla bağdaşan bu konumda bu tanımlamalar yapılmaktadır. Allah hesap sormaz diye bir kural bir ayet mi vardır kuranda. Oysa Allah yarattığı tüm insanlardan hesap soracağını kuranda defa atça bildirmektedir. Düşünce ve inanç özgürlüğü kapsamında bizim inancımıza göre Allah dünyayı yönetenlerden siyasilerden hiç şüphesiz hesap soracaktır İnancında yüzde yüz inanmaktayız. Eğer sormaz ise Allah adil olmaz ki elbette ki cenabı hak adil olarak insanlığı imtihan etmek üzere serbest bırakmıştır. Biz bu inancın mensubu olarak bu düşüncenin mensubu olarak doğuş ve aydınlık siyasi partisi kapsamında faaliyette bulunmaktayız. düşüncelerimizde yanıldığımızı izah edecek bir bilgin varsa saygı duyarız mevcut siyasi sistem kendisiyle çelişiyorsa ki kesinlikle çelişmektedir o zaman sistem kendini yenilemek zorundadır. Bir taraftan din vicdan teşebbüs düşünce özgürlüğü yasaları kanunları diyeceksin bir taraftandı laiklik ilkesiyle çelişiyor diyeceksin varsa bir çelişki ki vardır o zaman çelişkili yasaları kanunları düzelteceksin. Düşünce vicdan inanç özgürlüğü kapsamındaki düşünce mensuplarının düşüncelerinden dolayı cezayı işlem uygulamasını askıya alınmalıdır ve zaman içerisinde mevcut kanunları yasaları düşünce inanç vicdan özgürlüğü kapsamında çelişmemek üzere yeniden düzenleyerek dizayn edilerek çelişmemek üzerine düzeltilmesi gereklidir. Cenabı hak imtihan üzerine dünyayı yönetenlerin ve onlara uyanların işlerine gerçekten dünyadaki işlerine karışmıyor fakat şu şekilde karışmıyor insanlık Allah katından imtihan üzerine olduğu için cenabı hak insanlığı dünyada serbest birikmiştir. Karşılığında ebedi cennet ve cehennem olmak üzerine ilahi emirlere uyarak uyum sağlayarak yaşayanlar yaşamak isteyenler ilahi emirlere uymayarak kendi çıkar menfaat üzerine sadece dünyada dilediği gibi haram helal demeden yaşamak isteyenler sonucuna katlanmak üzere çan çıkana kadar cenabı hak kimseye karışmıyor olduğu bir gerçektir. Biraz akıl ve mantıklı düşünelim siyasiler dünya yöneticileri sizler sizin kurallarınıza kanunlarınıza uymayanlara ceza verirken cezalandırırken cenabı hakkın kanunlarına kurallarına uymayarak kendi kanunlarınızı kurallarınızı uygularken Allah sizlere karışmayacağını sizler cezalandırmayacağını nasıl düşüne bilirsiniz. Birde ben beni yaratanın emirlerine inanarak itaat eden inancındaki insanları siz neden Allah’ın kanunlarını istiyorsunuz diye ceza verilmektedir. Yapılan bu uygulamaların karşılığında ne hal olduğunu düşünemez misiniz düşünmez misiniz? Şu an dünyada cenabı hakkı temsil eden din anlayışı kesinlikle yoktur Allah adına uydurulmuş rivayetlerden kurulu uydurma din anlayışları dünyadaki uygulanış şekillerinde çelişkilerle dolu olarak çıkar menfaat üzerine kurgulanarak toplulukları yanıltmak işte cenabı hakkın emrettiği din budur şeklinde şekiller üzerinden mescitler mabetler meydana getirerek insanlığın bilgisine Allah, in emridir diye empoze edilerek insanlık dini inancında yanıltılmıştır. Cenabı hakkın dini emri dünyada doğruluğu yaşamak yaşatmak üzerine adaleti hâkim egemen kılmak mücadelesinde tüm gerçek Müslümanların birliktelik oluşturarak Allah adına Allah’a düşmanlık edenlerle gerçek Müslüman müminlerle mücadele edenlere karşı mücadele ederek ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine ittifak etmektir. Düşünki bir insan fıtratında fitnedir çıkarcı menfaatçi hak tanımaz bir insandır böyle bir insanın şekilden İslam dinine inandım diyerek mabetlerde mescitlerdeki ibadetinin ne anlamı vardır. Bir misali örnek vermek istiyorum mantıklı düşünenler mutlaka anlarlar düşünki her hangi bir hayvanı dünyanın neresini ona gezdirirsen gezdir tüm dünyayı ona dolaştır tekrar bulunduğun yere döndüğünde o hayvan yine aynı hayvandır. İşte benzer olarak insanların ne olduğu veya ne olmadığı vicdanındaki fıtratındaki anlayıştır. Eğer ki bir insan fıtrat ve vicdan olarak mümin ise o insan kendinden emin bir insandır. Güvenilir bir insandır güvenli olmayan insanlar fıtrat ve vicdan olarak bozuk düşüncelidir. Bu vesile gerçek mümin değil münafıklık konumundadır

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*