Demokrasi, laiklik

ÖNCE ülkemizdeki sürekli tartışma konusu halinde kaos ve karmaşaya sebebiyet veren ve zaman zaman kavgaya, zaman zaman da yönetimler üzerine darbe girişimleri oluşturmuş, zaman zaman da darbeler olarak demokrasinin kesintiye uğramasına sebebiyet vermiştir.

İslam, demokrasi, laiklik anlayışlarının çelişkisiz olarak adalet ilkesiyle bütünleşmesi gereği hakkındaki görüşlerim doğrultusundaki fikirlerimi arz edeyim.

Dinin siyasete alet dilmesi veya edilmemesi konusunda bir yanlış yanılgılı algılama ve anlama vardır.

Adalet nedir(?)  sorusunun cevabı olarak adalet doğruluğu yaşamak ve yaşatmaktır. Her hesabın sonunda doğru birdir. Yanlış sonsuza yanlıştır işte böylece doğru insanlığı sonuca getirerek huzuru temin eder; yanlış ise sonsuza hüsranı zulüm eder olduğu kesindir.

Din nedir(?) sorusunun cevabi olarak, din adalettir; çünkü Cenabı Hakk adaleti yaşamayı ve yaşatmayı insanlığa emreder. Allahın insanlığa sunduğu emirlerine din olarak inanılır. <<Adaletin adaletle uygulanması hali dinin siyasete alet edilmemesidir.<< Yönetimlerde adaletin adaletle uygulanmaması hali, ise dinin siyasete alet edilmesidir; çünkü adaleti sözde varlığından bahseder, uygulamada ise kalkan kullanır. Bunun dışındaki anlamalar ve algılamalar gerçeği yansıtmaz.

Biz insan olarak adalet ve doğruluk ilkelerine bağlı ve bağımlı olarak siyasi bir anlayışa sahip isek, böylesi anlayış şekli adaleti kullanmaz. Adalete kul olur adaleti adaletle hüküm eder.

Aksi görüş adaletten bahseder; ancak adaleti sözde kullanır uygulamalarında kayırmacılık, kollamacılık, haksızlık uygulanır. İşte bu görüşteki konum adaleti kalkan kullanmaktadır, sözde adaletten bahsederler uygulamada kullanırlar işte bu görüştekiler dini inancı siyasete alet edenlerdir. Adalet eşittir dindir dinin emridir, Allah`ın emridir. Adaletin kabulü eşittir dinin kabulüdür; çünkü adalet eşittir dindir.

İşte Bu vesile Önce ülkemizde adalet temeli üstüne doğruluk anlayışıyla bütünleşmesi gereken İslam demokrasi laiklik anlayışları bir bütün olarak gerçek adaletin ön gördüğü doğruluk ilkesiyle bütünleşmesi gereğine Hakk için mücadeleye akıl mantık dilinden fikrimi beyan ederek insanlığı aydınlatabilme gayesiyle bizi anlamaya davet ediyorum.

Ülkemizde adalet mülkün temel ilkesi ilke olarak kabulü ne anlam ifade eder.(?) Cenabı hak inanç vasıtasıyla din anlayışında adaleti emreder olduğuna göre adalette mülkün temel ilkesi ilke olarak kabulü üzere mana olarak ülkemiz adalet devleti olarak kurulmuştur. Adaletin yaşanması yaşatılması Allah`ın insanlığa sunduğu emir şeklidir ki;

Allahın emirlerinin uygulanış şekli dinin inanç gereğinde devlet olarak mülkün temel ilkesi olarak kabulünün anlamı adalet devleti eşittir din devleti anlamındadır; çünkü Cenabı Hakk adaleti emreder olduğuna göre devlet de adaleti mülkün temel ilkesini ilke olarak kabulü din devleti anlamına gelmektedir. Çünkü din adaleti emreder sende bunu kabul etmişsindir.

Din devlet işinden ayrıdır söylemi gerçeği yansıtmaz din devlet işinden ayrılması devletin adaletli yönetim uygulamasından ayrılması anlamını ifade eder.

Dinin devlet işinde ayrılması devleti yönetenlerin adaleti uygulamaktan ayrılması anlamına gelir ki ;yani diğer bir deyimle devleti yönetenler eğer adaleti adaletle uyguluyor iseler din devlet işinden ayrıdır anlayışına göre suç işliyor anlamına gelir.

Böylesi fikir karmaşasından kurtularak aydınlığa kavuşmamız gerekmektedir. Ancak düşünki bir topluluk hiç bir din şeklini kabul görmüyor Oysa onun kabul görmediği din şekli kabul gördüğü anlayış şekil onun din anlayışıdır. Her insanın girdiği, gittiği tabi olduğu yol her ne halukarda olursa olsun onun din anlayışıdır. Onun için her anlayış şekli dindir. İlahi dini kabul görmemek şeytani dini kabul görmektir. İki yol vardır doğru ve yanlış. Doğru yol ilahi dinin temsil eder; yanlış ise şeytanı dini temsil eder.

Buna istinaden laiklik anlayışındaki din devlet işinden ayrıdır şeklindeki laiklik anlayışı adalet mülkün temel ilkesi anlayışıyla çelişmektedir.

Çünkü devlet adalet üzere kurulmuştur adalet temeldir. Cenabı hakta adaleti emreder olduğuna göre bu çelişkinin giderilmesi gereklidir. Bunun içinde ya adalet mülkün temel ilkesiyle kendi laiklik anlayışlarını bütünleştirmesi adalet temel üstüne oturtması gerekir ve yahut ta kendi laiklik anlayışlarını laiklik mülkün temel ilkesi olarak değiştirmeleri gerekmektedir. Ya adalete adaletle uyacaksın ve yahut ta adalet ilkesini laiklik ilkesiyle değiştireceksin temel oluşturacaksın ya göründüğün gibi olacaksın ya da olduğun gibi görüneceksin ikili olmayacaksın.

İslam nedir? Sorusunun cevabi olarak, İslam doğru düşüncedir ,Kuranın manasıyla bütünleşen doğru yorum vasıtasıyla bütünleşmesidir.

İslam anlayışında tahakkuk eden düşüncenin sunduğu İslami ilim düşüncesi doğruluğu yaşamak ve yaşatmak üzere Allah katından insanlığa kuranın manasının doğru yorumu vasıtasıyla sunulan doğru yol üzeredir ki bu yol adaleti temsil ederek teyit eder.

Buradan çok ama çok önemli konuya atıfta bulunmak istiyorum. Kuranın manasıyla bütünleşen düşüncenin gerçek adaletin temsilcisi olduğundan şüphe edilmez şüphe edilmesi cenabı hakka noksanlık isnat anlamına gelir ki böylesi konum çok çirkin olur ancak bizim insan olarak İslamı doğru yorumlayabildiğimiz veya yanıldığımızı tartışabiliriz. Mukabilinde İslami düşünceyi temel almadan adaletten bahsetmek hayal olur

Cenabı hak insanlığa İslamiyet vasıtasıyla adaleti yaşamayı ve yaşatmayı emreder adalet mülkün temeli ilke olarak kabulü bütün İslami verilerin dini vecibelerin devlet olarak kabulü anlamındadır.

Adaleti mülkün temeli olarak kabulünden sonra bazı İslami verilere yasaklama getirmek adalet ilkesiyle çelişmektedir. Adalet anlayışında çelişki olmaz İslam`in kabul görülmemesi eşittir adaletin kabul görülmemesidir.

İslam`in hükmünün kabul görülmemesi yanlıştır. Yanlış ölüdür doğru diridir.Yanlışı kabul gören insanları doğruluğu kabul gören insanlar üzerine yönetimde hâkim olmaları ölülerin dirileri yönetmesine benzer oysa ölünün diriyi yönetebilecek bir gücü yoktur.

Şu an dünyada ölülerin dirileri yönettiğini dönemi yaşamaktayız ki zulmün zirvesindeyiz; ancak diriler şu an gaflet uygusundadır inşallah bizi anlayarak uyanacaklar bizi cenabı hak bu düşünce şeklinde vakıf kılarak gafletten uyandırdığı üzere bizim vasıtamızla beraber gaflette uyuyanları uyandırmak üzere inançlı azimli kararlı girişimci olarak mücadele ediyorum.

Adalet tüm insanlığın ihtiyacı olarak huzurun ilacıdır. Elbette birçok insan adalet düşüncesindedir. Adaletin düşünce olarak görüş mesafesi vardır. Her lamba voltajı derecesinde ışık sunar ancak güneş doğduğunda her taraf aydınlanır. Eğer ki bir insan doğruluğu yaşamak ve yaşatmak gayesinde ise bu gayenin insanları bizi elbette anlayacaklardır. Yeter ki bizim hakkımızda önce aklıselim düşünülsün

İnsanlık evrensel olarak, doğruluğu her konumda yeterince görebilecek fıtratı düşünceye sahip olamadığı içindir.

Cenabı Hakk rasuller vasıtasıyla güneş misali insanlığı fikir olarak aydınlatarak gerçek doğru yolu tanımını sunarak her konumda tüm insanlığı doğruluğu yaşayarak yaşatması gereğinde sorumlu kılar. İnsanların inanarak kabul görenleri ve şüpheli olarak da kabul görmeyenleri oluşur.

Ancak menfaat düşüncesiyle karışım elde edilerek rivayetler üzere kurulu sözde İslam vardır.

Menfaat düşüncesinden temizlenerek insanlığa resuller öncülüğünde rivayetler den uzak herkesin anlayabileceği akil mantık dilinde sunulan gerçek İslam, İslam`ın kendisi olarak İslami temsil eder. Adalete temel oluşturur

İslami düşüncenin manaya yorumunun tahakkuk ettiği dönemlerde dünyanın her yanındaki gelişmeler her konumda İslami düşünce tasvip edenlerin sebepler vasıtasıyla lehine gelişerek adaletli bir yönetime geçilecek olduğunu anımsatır.

Her görüş adaletten bahseder ancak İslami ön görmeden adaletten bahsetmek yağmurda tavuklara su vermeye benzer. İslam`ın insanlığa huzuru getirmeyeceği huzuru başkaca görüşlerde aramak kuru derede balık avlama benzerinden farkı yoktur.

Milliyetçilik düşünce duygusunda bizim milliyetçilik anlayışımızda ırk milliyetçiliği duygusu yoktur. Bizim için insanlar hangi ırktan, hangi soydan, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun bizim anlayışımızda hak milliyetçiliği vardır. Biz Hakk`ın ve haklının yanındayız anlayışıyla milliyetçiyiz yanı önce Hakk`ın yanında hakkı kabul görenler arasında öncelik verilerek yer alan milliyetçilik anlayışında olduğumuzu beyan ederim.

Her konumda noksansız olarak her şeyi geçmişi geleceği bilen Cenabı Hakk bizlere İslamiyet vasıtasıyla doğru yolun tanımını sunar.

Ancak bu doğru yol Kuran`ın manaya çelişkisiz yorumunda insanlığı aydınlatır. Kuranın şeklini okumayla aydınlanabilme imkân dâhilinde değildir.

Buna istinaden İslamiyet`in hükmü bin dört yüz yıl önce tahakkuk ederek insanlığa huzuru Barışı temin eden anlayış şeklinde zaman surecinde menfaat düşüncesiyle rivayetlerle donatılmış çelişkilerle dolu karışım halinde İslam gerçek özelliğinin anlamından uzaklaşarak toplumun dağılma sureci neticesinde hilafetin düşüşüyle sonlandırılarak bitirilmiştir.

Bu düşünce şekli anlayışım doğrultusunda önce ülkemizde sürekli tartışma konusu halindeki; demokrasi laiklik ve İslam anlayışlarının nasıl düzeltilerek adalet ilkesiyle bütünleşerek sukûnetin oluşması nasıl sağlanmalıdır şekline kanaatimi belirtmek isterim.

Çelişkili anlamaların nasıl giderilebileceğinin yorumunda her mantığın anlayabileceği dilden,

Adalet doğrunun hükmü olduğuna göre, doğruda sonuç olarak bir olduğuna göre, İslam`ın çelişkisiz doğru yorumuyla bütünleşen düşüncenin dışındaki hiçbir anlayış sekli gerçek adaleti temsil edemez olduğu kanaatimce,

Çelişkisiz bir İslam anlayışının birliği, insanlığı sonuca getirir ve huzuru temin eder.

Ancak şu anda dünyanın hiçbir yanında gerçek İslam`ı temsil edecek adalete temel oluşturabilecek İslam anlayışı bulunmamaktadır.

Biz İslam`a temel oluşturabilecek İslam anlayışını sunmak üzere fikrimi beyan ederek mücadeleye azimliyiz.

Bunun dışındaki görüşler, insanlığı yanlışa sürükleyerek hüsranı zülüm eder olduğu gereğinde insanlık bu aşamada hüsranı zülüm altında inim inim inlemektedir.

Düşünki bir inşaat binasının önce temelini oluşturarak o temel üstüne bina inşa edilir.

Ancak temeli bir tarafa inşaatı başka bir tarafa kurarsanız o inşaat çökmeye mahkûmdur.

Benzer olarak İslam Demokrasi ve laiklik anlayışları adalet anlayışıyla çelişiyor ise ki çelişmektedir. Bunun anlamı inşaat temel üstüne oturmamıştır Veyahut inşaatın temeli yoktur.

Başka bir benzerlikten bakacak olursak düşünki, bir ağaç kendi gövdesinden dallanır ve o dallardan meyvesini sunar olduğunu düşünelim ancak ağacın dallarını budayarak o ağaca başkaca dallar monta edersek o ağaç meyve verebilir mi bunu başkaca her türlü misillendire biliriz bu günkü dünya yönetim sistemi bu misallerde anlattığım gibidir.

Değişmesi gerekir her ağaç kendi dalından meyve vermeli inşaatta temeli üstüne kurulmalıdır.

Bu günkü konumda İslam demokrasi ve laiklik anlayışları adalet ilkesiyle çelişmektedir olduğu veçhile

Bu çelişkili anlamalar düzeltilmesi doğrultusunda Yeniden tahakkuk eden İslam anlayışında İslam adaletinin temelini oluşturarak demokrasi laiklik ve İslam anlayışlarının adaletle bütünleşen adalet temel üstüne inşaatını yapılandırarak sağlam temel üstüne oturtularak sonuca varılmalıdır.

Manasıyla bütünleşmeyen bir İslam anlayışı adalete yeterli derecede temel oluşturamaz Temsil edemez

Bu görüşlerim neticesinde Adalet mülkün temel ilkesi olduğuna göre, İslam, in hükmü, de adalet olduğuna göre, Bütün ilkeler İslam adalet temeli üstüne kurulması gereklidir.

İslami kabul görmeyen bir görüş varsa, İslam, in kabul görülmemesi eşittir adaletin kabul görülmemesidir.

Adaleti mülkün temel ilkesi ilke olarak kabulü, eşittir İslam, in kabulüdür.

Ancak İslam, in doğru yorumundaki İslam geçek İslami temsil ederek adaletin temelini oluşturur ve Bu vesile gerçek adaleti temsil eder.

İslam adına varsayımlar üzere kurulu İslam hukuku veya İslam dişi hukuk sistemleri, ateşe su yerine benzin dökmeye benzer.

İslam dişi hukuk sistemlerinin çök iyi niyetli dosdoğru vicdanı temiz insanlar öncülüğünde hüküm etse bile sonuç olarak ateşe dökülen su, su değil benzindir. Çünkü elindeki malzeme benzindir.

Kanaatimce Şuan hiçbir dünya ülkesinde gerçek İslami temsil edecek adalet anlayışı bulunmamaktadır. Adaletin anlayışında ve uygulanışında aksamalar vardır. Ancak vicdanı pak çok temiz kalpli adaletli insanlar vardır fakat anlayışlarda yeterlilik yoktur aksamalar vardır. Birde dünya yönetimi şeytanı konumda menfaati hükmettiği için gerçek adalet yönetimine müsamaha etmez eder ise kendi anlayışındaki menfaatleri elinden alınır.

 

 

Bu vesile bizim öncülüğümüzde Yeniden gerçek İslami temsil edecek adaletin temeli oluşturularak o temel üstüne dünyanın tamamına huzurlu bir yönetim anlayışında bütünleşmesi gereğine dünyada insanlığın ihtiyacı hâsıl olmuştur sebebine binaen.

Biz bu konumda fıtratı kanaatimdeki inandığım düşüncenin tahakkukunda İslami manaya çelişkisiz yorumlayabilecek kapasitemiz vasıtasıyla önce ülkemizdeki demokrasi layıklık ve İslam anlayışını adalet ilkesiyle çelişkisiz bütünleşebilecek düşüncenin sunumunda olgunlaşacaktır.

Buna mukabil dünyada varlığı sürdürülen çeşitli dinleri ve dinler içi çeşitli mezhep anlayışlarını, da bütünleştirebilecek konumda fıtratı düşünceye vakıf olduğum kanaati inancım üzere bu konum üzere fikrimin her geniş alan arenada izahat ve ispat edebilecek konumda olduğumu belirtmek isterim.

Bu anlayışım mukabilinde İslam ve insan adına belirtmek isterim ki bizim İstanbul belediye yönetimine seçilmiş bir başkan olarak kabul edilmemiz aynı anda dünya yönetimine başkan olarak kabul edilmemizin başlangıcının simgesini oluşturacaktır.

Ve aynı anda otomatik olarak dünyada adalet anlayışında hak hukuk mücadelesindeki toplumu bütünleştirecektir.

Ve o zamanki bütünleşerek büyük bir güç olduğumuz görülünce, şeytanı düşünceliler derhal dağılarak inlerine çekileceklerdir, Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Benzer olarak düşünki bir kum yığınına esen bir rüzgâr vasıtası nasıl dağılırsa onlarda öylece dağılacaklardır.

İslam i düşünce anlayışı insanlığın çimentosu şekline bütünleştirici tek bir güç oluşturur.

Bundan başkada insanlığın bu zülüm yönetimlerinden kurtuluşunun başkaca çıkar yolu yoktur.

Çünkü İslam anlayışının dışında hiçbir güç bütünleşmeyi temin edemez çünkü bütünleşmenin acık adresi doğrudur doğruluktur.

Bu sorumluluğun bedelini taşımak nasıl bir olgudur.

Böylesi sorumluluk kanaatimce tüm insanlığı kapsamaktadır.

Böylesi atılım girişim ilimle, bilimle ve bilgiyle olur.

Böylesi bir Cesaret bilginin varlığında manayı önünü ve ileri görmekten kaynaklanır.

şu anki dünya yaşantısının tamamında kaos ve kargaşa ortamı mevcuttur olduğu görülmektedir.

İnsanlığın bu kargaşa ortamından çıkış için bir yol bulamadığı için cinnet getirerek kaos ve karmaşa içinde kalmış bulunmaktadır.

Bu karmaşık ortamdan çıkışının tek bir düşünce yolu vardır.

Oda cenabı hakkin yârdim eli İslamiyet, in manaya çelişkisiz yorumu vasıtasıyla insanlığa çıkış yolunun gösterilmesiyle mümkün olabilecek hadisedir.

Günümüzde var olan İslam anlayışının rivayetler üzere kurulu yanlış ve yanılgılı anlamalardan,

İslam, in yeniden manaya akıl mantık dilinden doğru yorumu vasıtasıyla temizlenerek aydınlığa kavuşarak dosdoğru sunulmasının ardından insanlığın kaos karmaşasından çıkış yolu akıl mantık üzere görülür olacaktır.

Düşünki; bir insanin elbisesini giyindikçe zaman sürecinde kirlenecektir.

O Kirli bir elbisenin yeniden temizlenmesi gerekir olması gibi

(1400) yıldan beri bulunduğumuz İslam anlayışına yanlış ve yanılgılı yorumlar vasıtasıyla İslam anlayışı, bir elbisenin kirlenmesi gibi fikir olarak düşünce olarak kirlenmiştir.

Mukabilinde, çeşitli mezhep görüşleri mezhep içinde de çeşitli görüşler meydana gelmiştir.

Bu yanılgılı yanlış anlamalardan Temizlenebilmesi İslam anlayışının mana yorumunda akil mantık dilinden çelişkisiz olarak yeniden insanlığa sunuluşu şeklinde olacaktır.

Bu vesile İslamiyet, in yeniden manaya yorumlanarak doğruluğu inanarak kabul gören insanlığın bütünleşebileceği fikri düşüncenin tahakkukundaki İslam anlayışının inanılarak kabulüyle mümkün olarak gerçekleşebilecek bir hadisedir.

İslami temsil üzere şekil olarak İstanbul belediye başkanlığına aday olmakla beraber,

Fikir olarak tüm insanlık adına dünyanın başkanlığına aday olduğumu belirtmek isterim. Bu konumda kendime fikir olarak güvenim hiç şüphesiz tamdır.

Adaylığım konumundaki fikri projelerimde tüm insanlık adına İslami temsil üzere Dünyanın tamamında Müslüman, Hıristiyan, Musevi ve bütün kitleleri,

Akil ve mantık dilinden bilimsel ve evrensel Kurallar çerçevesinde Bütünleştirebilecek İslâm adaletini temel oluşturabilecek, fıtratı düşünceye sahip olduğuma inanmaktayım.

Bu vesile Bütün kitlelerin biat, itaat edebileceği konumda, düşünce karakterine sahip olduğum, kanaatimle,

Tüm İnsanlığı, gerçek ilkelerin ilkesi İslam adalet ilkesinde bütünleştirebilecek konumda, İslami düşüncenin sunuluşunda, bize biat edilmesi konumunda dünya barışının temini gerçekleşecektir.

Bundan böyle dünyanın her neresinde hakkın hâkimiyet mücadelesinde hak mücadelesi verdikleri halde hakkı hakım kılmakta yeterlilik oluşturulmaması nedeniyle                                                                                                                   İşte tek elde bütünleşme zamanı ve imkânı, başarıya ulaşma zamanı.

Bizim öncülüğümüzde hakkı hakım kılma mücadelemiz sadece İslami tebliğ şeklinde tek elde bütünleşmek üzeredir.

Biz dünyadaki fiziksel savaşları dindirmek sükûneti oluşturma mücadelesinde İslami temsil adına İslami tebliğ üzere bütünleşerek başarılı olacağımızdan şüphemiz yoktur.

Biz dünyaya hâkimiyet mücadelemizde fizik savaşı şeklinde değil fikir savaşı şeklinde fikir olarak üstün gelerek galibiyete ulaşarak sonuca varmayı hedefliyoruz

Gerçek adalet doğru düşüncenin sunduğu ilim denizidir. Diğer bütün veriler denizde yaşayan birer balıklar ve varlıklar gibidir.

Adalet ilkesinin başka hiçbir ilkeye tabı kılınması imkân dâhilinde olmaz. tabı kılmaya kalkışınca  kaos ve kargaşa ortamı oluşur. Bu vesile insanlığa zülüm, ü getirir.

Bütünüyle her ilke adalet ilkesine tabi olmalıdır ki insanlığa saadeti huzuru getirebilsin.

Dünyada insanlığın bütünleşmesini temin edebilecek anlayışların ortak noktası ancak İslam adalet ilkesidir.

Doğru insanlar kendisine fikir olarak adalet ve doğruluk ilkelerini rehber edinirler.

Şekil olaraktan İslam adaletini doğruluk sıfatında hükmedenleri kendilerine rehber edinerek biat ve itaat ederler

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*