H.Z İsa ve Mehdi

Bu konuyu Kuran’da ayetten manaya her mantığın anlayabileceği dilden ifade etmeye çalışacağım.

Ancak öncelikle şunu ifade edeyim ki zuhurunda HZ. İsa ile beraber mehdi resule vicdanen inanmayanlar  hiçbir resule iman etmiş sayılmazlar, zuhurunda mehdi resule Hz İsa ile beraber inananlar bütün resullere aynı anda iman etmiştir.

 Çünkü bir resulün tahakkuk edişi demek bütün resullerin fikir olarak tahakkukudur. 

  bütün resuller Allah katından aynı gayeye binaen aynı fıtratı kanaat üzeredirler bunun aksını düşünmek kesinlikle yanlış olur ki;

 şahsim adına mehdi resul olduğum inancında bir insanım.

 inancımda yanıldığım veya doğru olduğum kanaatine tüm insanlığın  varması gereklidir,  fikirlerimin doğru olduğum veya yanıldığım kanaatine varamıyor bir kanaate varabilmek için bir mücadele azim içinde dağıl iseniz, hiçbir resule inanmamış anlamındadır düşünki Hz Muhammed,e inanmayanlar nasıl iman etmemişlerse mehdi yede zuhurunda iman etmeyenler aynı konumda kalırlar.

Çünkü mehdinin zuhuru aynen Hz Muhammed,in ve diğer bütün resullerin zuhurudur aynı konumdur aynı sıfatları içerir anlayanlara

 

 (Şuara Suresi ayet 52) ve işte sana da emrimizden bir ruh vahiy ettik sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Biz onu bir nur kıldık onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz emin ol sen doğru yola çağırıyorsun.)  

 İşte bu ayette Cenabı hakkın Kuran’ın  insanlığa sunulmak üzere peygamberimiz vasıtasıyla Kuran’ı bize ruh olarak vahiy ettiğini ve peygamberimizden Allah kelamı olarak ruh olarak doğmuştur.  Bunun böyle olmadığını kimsenin itirazı var mı? (Herhalde yoktur.)

Peki, şimdi aynı ayetin benzerinde H.Z. İsa’nın doğum şekline bir bakalım

(Nisa Nuresi ayet 171) Ey kitap verilenler! Dininizde aşırılığa gitmeyin ve Allah hakkında yalnızca gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih yalnızca Allahın resulüdür. Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve ondan bir ruhtur başka bir şey değildir.

  İşte H.Z İsa Allah kelimesi olarak ruh olarak doğmuş olduğu ayetin mealinde açık ve nettir. Bu doğum şekli, ruh olduğu için İsa Allah katında insanlığa sunulan Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran sıfatında Allah sözü, Allah kelimesi olarak resuldür. Hz İsa’nın anası da Meryem fiziki olarak Allah katından tayin olunan resullerdir. Allah, H.Z. İsa’yı onlara vahiy ediyor onlardan fikir olarak doğuyor.  Burada Hz İsa ile ilgili bütün ayetleri bir arada yorumladığımızda manaya yorumunda çelişki ortadan kalkar, maddeye yorumunda kimse işin içinden çıkamaz

  diğer bir Ayette Cenabı Hakk “âdemi yarattık eşinizi de ondan yarattık” diyor. Âdemin eşi mana olarak düşüncesidir. İşte hakikat kısa tanımlamayla böyledir Cenabı Hakk mana âlemini madde alemiyle misallendirerek anlatır. ademin cennette kalmasi doğruluğu kabul etmesidir yanliş cehennemi temsil eder doğru cenneti temsil eder manada bu böyledir Buradan öteye ;

(Ashap suresi ayet 40)Muhammet sizin erkeklerinizden hiç birinizin babası değildir ve lakin o, Allahın resulü en son nebidir. Allah her şeyi bilendir.

Bu ayetin mealinde en son nebidir diyor en son resuldür demiyor resulün önü acıktır.

Bütün nebiler resuldür; ancak resullerin hepsi nebi değildir.  Yani kitap verilen resuller verdir bir de mevcut kitabı manaya yorumlayarak insanlara yeniden anlatan resuller vardır.

HZ MUSAYA Tevrat vahiy olundu Harun ise mevcut Tevrat,i yeniden tazeleyerek insanlığa sunmuştur her kitap üzere iki resul Allah katından tayin olunmuştur birinciye kitap vahiy olunmuştur ikinciye ise var olan kitabi gerçek manasında sunulmasını anlatabilecek bir kanaat verilmiştir her kitap üzere iki resul tayin olunmakla beraber kuran üzerede aynıdır birinciye kitap vahiy olunmuş olmakla beraber ikincisi de var olan kuranı gerçek anlamında anlatabilecek bir kanaat üzere insanlığı uyandıracak aydınlatacak konumunda Allah katından görev verilecektir.  Konuya ilişkin bir ayetin mealini sunalım

(Ali İmran ayet 81) Allah vaktiyle nebilerden söz almıştır. “Size kitap ve hikmetten her ne verdiysem sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir resul geldi mi?  Ebetteki ona inanacak ve kesinlikle yardım edeceksiniz ve bunu kabul ettiniz mi” dedi. Onlar kabul ettik dediler Allah’ta öyle ise şahit olun bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim dedi.

 İşte bu iki ayeti güzel düşün! Cenabı Hakk her kitap üzere iki resul tayin etmiş olduğu kesindir. Bunda şüphe edilmemelidir.  Bir resul Allah katından tayin olunduğunda onun İslami düşünce olarak anlayışı ruh sıfatında İsa oluyor, o düşüncesiyle beraber yani İsa ile beraber insanlara hakkı anlatmak üzere mücadele verecek olmasıdır.

 İşte benim konumum bu sıfat üzere Kuran’ı ayetten manaya anlayarak anlatabilecek kapasitemin Allah vergisi olduğu sonucu İslam’ın yeniden doğuşu vasıtasıyla İstanbul büyük şehir belediye başkanlığına adaylığımı koymuş bulunmaktayım. benim adayliğimda benden başka hiç bir kimsenin islami temsilen adayliği söz konusu olamaz asil varken vekil olmaz buna mukabil bizim öncülüğümüzde

İstanbul un fethi İslam‘in fethi olacaktır. İslam’ın fethi sağduyulu tüm insan âleminin fethi olacaktır. Bu vesile Türkiye dünyanın başkenti konumuna gelecektir. olduğundan şüphem yoktur

 Düşün ki bir ağaç dallarından meyvesini verir bu meyveler elbette ağaç vasıtasıyla Allahtan gelir. Ağaç insanlara Allah’tan verilen rızıkların verimesine bir sebep teşkil eder; ancak bu ağaç gıda almadan bu meyvelerini verebilir mi? İlim de benzer olarak Allah’tan gelir okumak sebebidir.

Fakat vahiy ilmi okumaktan değil maneviyattan gelir. Bir insanın cahilden âlim olması manadan okumasıdır.

 Bizim fikrimiz manay yorumu olduğu için mananın okunmasıdır. Düşün ki bir insanın dini eğitimi olmadan ilkokul mezunu olarak dünyada var olan çelişkilerle dolu dinleri çelişkilerle dolu dinler içi mezhep anlayışlarını nasıl bütünleştire bilme yoluna girebilir?  bunun yanında akıl mantık üzere butun yorumlarını sunarak içinden çıkılmaz konuları aydınlatabilecek seviyede sunar

 Biz de tahakkuk eden fikir Kuran’ın manaya çelişkisiz doğru yorumu tamamen Allah vergisidir.

Her nesne mutlak bir yerden gıda alarak gelişir, bizim ilmimiz dünyada yazılısı da yok olduğuna göre akıl mantık üzere yorumlarımız doğru olduğuna göre bize nereden geliyor bu bilgi, hiç şüphesiz Allah’tan gelmektedir..

 Her şeyin kaynağı Allahtan gelir.  İşte bizim Kuran’ın manasındaki fıtratı düşüncenin ruh haliyle yanı İsa ile beraber tüm insanlığı bütünleştirmek üzere dünya barışını temin üzere Cenabı Hakk’ın bize verdiği görevi yerine getirme mücadelesinde tüm insanlığın bizimle beraber bu harekâta katılarak birliktelik oluşturması gerektiğine inanmaktayım inancımda inandığım kriterlerde elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.

İnsanlığında benim verdiğim mücadelemde beni anlamaya çalışması gerekmektedir. Fiilen bizimle beraber bu fikrin tanıtımında yanımızda olması gereklidir.

(Tevbe Suresi 111) Allah müminlerden canlarını ve mallarını cennet kesinlikle kendilerinin olması pahasına satın aldı. Allah yolunda çarpışarak öldürecekler ve öldürüleceklerdir. Bu Tevrat’ta, İncil’de ve Kuran’da söz verdiği bir vaattir. Allah’tan ziyade ahdinde sözünde riayet edecek kim vardır.  O halde yaptığınız bu alışverişten dolayı müjdeler olsun size işte büyük kurtuluş budur.

Bu ayetler Allah sözüdür, benim sözüm değil. Biz Allah için verdiğimiz bu mücadeleye bizimle beraber karşılığı cennet olan o büyük kurtuluş gününe herkesi davet ediyorum.

 Eğer ki birileri İslamı kullanarak menfaat temin etmeyecekse bizi anlaması gerekir, aksi halde İslam’a kul olduğunu zannederken belki de İslam’ı kullandığın farkında değildir. 

 Eğer ki birileri İslam’ı kullanarak makam mertebe peşinde koşturuyor ise Darvincilerden daha tehlikelidir, daha kâfirdir;

çünkü Darvinciler zaten İslami kabul etmiyorlar bu vesileyle ne İslam’ı kullanıyorlar ne de kulluk ediyorlar;

ancak İslam adına kendilerine makam mertebe peşinde koşturarak insanları ve insanlığı aldatarak sözde İslam’a kulluk ederken insanları kendine kul olmaya davet ederek Allah adına, din adına aldatıyor, Allah adına gerçekleri gizliyor.

 Ne yaparsanız yapın Allah’ın vaadi haktır hak geldimi batıl zail olur. Evet işte gerçek hak bizim fikrimiz vasıtasıyla tahakkuk etmiştir.

Bundan böyle batıl en kısa sürede zail olacaktır, yok olacaktır karanlık ışığı gördüğünde yok olması gibidir. bir kez daha söylüyorum Dünyanın sonunda geleceğine inanılan mehdi resul olduğuma inancım yüzde yüz tam olarak kendim insanim buna mukabil  fikrim Kuran’ın batını yorumunda İsa olmakla beraber İstanbul büyük şehir belediyesine aday olmuş bulunmaktayım. İstanbul’un fethi İslam’ın fethi olacaktır. İslam’ın fethi sağduyulu insan âleminin fethi olacaktır. Hakkımda kanaat oluşturmadan kendinizi tehlikeye atmayın  sadece islama inanıyorum demekle Müslümanlık olmuyor tevbe suresi ayet 111 de ne söyleniyor ise o verileri kabul edildiğinde Müslüman olunur onun haricinde sadece şekilde Müslüman manada münafık durumunda kalınır bizim  anlayışımız budur. 

Şunu vurguluyorum ki dünyada hiçbir insan yanıldığım kanaatine varamayacaktır, doğru olduğum kanaatine varan insanlar olacaktır diğerleri ise şüpheli olarak kalacaktır.

İşte şüpheli olarak kalanlara tercihlerinizi iyi zanda kullanın adaletin hakkın hakimiyetine kullanın tavsiyesinin sunarım, tercih sizin takdir Yüce Allah’ındır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*