İnsanlık 6000 Bin Yıl İmtihan Üzeredir

Dünyada insanlığın yönetim anlayışında iki yönetim şekli vardır, birisi haktır birisi batıldır. hak cenabı hakkın yönetim şeklidir. Diğeri, de şeytanı firavun zihniyetli yönetim şekillerdir. Şu an dünyanı tamamında cenabı hakkı temsil eden yönetim şekli dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmamaktadır.

 Ensen cenabı hakkı temsil eden Türkiye’deki yönetimi hilafet devleti Dünya yönetiminden ilahi kuralların kanunların hükmünün hükümranlığından, firavun zihniyetliler öncülüğünde diskalifiye edilerek ilahi adaletin hükmü sonlandırılarak adlı makamlardan silinmiştir. Yerine hakla batılın karışımından insanı kurallar insanı kanunlar hüküm makamına taşınarak insanlık firavun zihniyetliler yönetiminin güdümünde kalmıştır. İnsanlık Allaha kulluktan alı koyularak firavun zihniyetli yöneticiler kendilerine kul köle olmaları kendi uydurdukları kanunlara tabı olmaları dayatılarak zor koşulmaktadır. Bu anlayışı gönülden kabul edenler firavun zihniyetli dünya yöneticilerini kendilerine ilah edinerek onları Allaha denk tutarak ortak koşmaktadırlar. Ancak bu zihniyeti kabul görmeyen kabul görmek istemeyen insanlığa katliam düzenlenerek onların mallarından canlarından menfaat temin üzerine onları kendilerine kul köle olarak kullanmak istemektedirler. Bu isteklere isteyerek veya istemeyerek boyun eğenler onlara kul olmayı kabul ederler. Dünyanın yönetim anlayışı firavunlar yönetiminin emrinde ilahı adaletin hükmüne iman edenler, firavunlara esir düşmüşler konumundan, ilahi adaletin hükmüne gönülden iman eden insanlık kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu el öncülüğünde gafletten uyanarak İslami tebliğ yolunda

Güneşin karanlığı şafak sökmesi misali Düşüncenin doğuş ve aydınlığında aklını mantıklı kullanarak düşünenler için hakkı batıldan ayıran ayrıt eden Dünyada varlığı sürdürülen çeşitli ve çelişkili din anlayışlarını dinler içi mezhep anlayışlarını kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda tek ilahi din anlayışında bütünleştirecek Düşünceye mensup Hilafet düşüncesi yeniden fikren doğmuştur. Genişletilmiş İzahında bizim fikrimizin sunumundaki doğruluğumuzu mantık yürüterek aklını iyi kullanan mutlaka anlarlar.

Rivayet üzerine kurulu çelişkili din anlayışlarından insanlığın kurandan ayetten mana üzerine kurulu akıl mantık dilinden çelişkisiz din anlayışına hicret ederek Tüm insanlığın hilafet düşüncesinin hükmünde dünya barışının temini maksadıyla zülüm üzerine kurulu dünya karanlık zihniyet firavunlar yönetim anlayışını sonlandırmak gayesini ilahi görevi ahdederek. Düşüncelerimizi kalp dilindeki inancımızı yüzde yüz açık sözlü İslami tebliğ olarak sunumunda, kuranın hükmünde Allah, in üstünlüğüne uymak dünya yönetiminde uygulamak için tüm insanlık adına hepimize elzem olduğunu gereği üzerinden İslami tebliğ partisi olarak dünya yönetiminin Allah in üstünlüğündeki kuranın hükmüne bağlanması üzerine

KURDUĞUMUZ DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİNİN ÖNCÜLÜĞÜNDE birlik oluşturmak maksadıyla, Öncelikli Türkiye’de İl ve ilçelerde teşkilatlanması, tüm halkımızın katılım ve katkı sağlanması gereğinde, İslam hukuku ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak amacındaki fikrimizi akıl mantık dilinden izah edeceğiz. Aklıselim düşünenler için anlamayan elbette olmaz, Fakat anlamak istemeyenlerinde kendi kanaatidir. Tüm halkımızın mutlak bizimle beraber doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılması katkıda bulunması gerekli olduğunun anlamsı gerektiği için aklıselim düşünerek bizi anlamaya İslami tebliğ olarak davet ediyoruz.

 İlahi adalet dünyada tüm insanlığın denge unsurudur ilahi adaletten koptun mu denge bozulur ilahi adalet tüm insanlığın haklarını eşit ölçüde koruyan unsurdur. İlahi adaletin olmadığı bir dünyada sürekli mağdur ve mazlum insanların hakları zalimlerce talan edilir şu an dünyanın bulunduğu konum budur insanlığın zalimlerce malları canları namusları talan edilmektedir. Bu düzene itaat edenler biat edenler zalimdirler zalimler topluluğundan ayrılarak sadece doğuş ve aydınlık partisi saflarında birlik olmak farzdır. Kanıtı kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşudur. Bu kadar kesin söylemin detaylarını anlamak için mutlak bizim fikrimizin devamından bilgi edinerek mutlak kanaat oluşturmalısınız. İnsanlığın kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği elden başka hiç bir elde başka bir yerde birlik oluşturması yüzde yüz imkânsızdır. Ancak birlik oluşturacak tek yer kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisidir. Doğuş ve aydınlık partisi cenabı hakkın dünyada malları canları namusları zalimlerce talan edilmekten kurtuluş elidir cenabı hakkın yardım elidir bu el iman elidir.

FİRAVUNLARIN İLAH EDİNEREK ALLAHA ORTAK KOŞMAK KONUMU

Firavunlar yönetiminde güçsüz yüzde yüz haklı olsa, bile güçlüde yüzde yüz haksiz olsa bile güçlünün güçsüz karşısında yüzde yüz haklıdır. Güçsüz haklı olduğu halde gülcüye karşı yüzde yüz haksizdir anlayışındaki geçmiş kavimlerin helak edildiği kalıntısıdır. Cenabı hak dünya yaşantısında kuranın manasındaki sunumunda geçmiş kavimleri helak ettiğinin kalıntıları olarak. Firavun zihniyetlilerce dünya yönetiminde haramlara ruhsat vermek kalıntısı, haramlara ruhsat verenlerle birlik olmak kalıntısı, Allah, in ilahı kanunlar çerçevesinde resuller önderliğinde kurduğu düzeni kabul etmemek kalıntısı, geçmişte helak edilmiş kavimlerdeki küfrün daha bir misli fazlası kalıntısı şuan ki dünyada yaşam olarak uygulanışı vardır.

Bu yaşam şekli Yöntem ve yönetim olarak birey olarak yaşanmakta ve yaşatılması için mücadele edilmektedir. Cenabı hakkın kanunları ezelden beri değişmeyeceğine göre geçmiş kavimleri helak eden cenabı şu anki kavmi, de yanı bizleri kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda yeniden ikaz ediyor ki kendinize gelin Allah, ın hükümranlığını kanunlarını dünyaya yönetimine taşımak mücadelesi verin aksi halde sizlerde geçmiş kavimlerin akıbetine uğrayarak helak edileceksiniz.

Firavunlar zihniyetinin İnsanlığın dünya yönetimini kuranın hükmünü kabul görmeden kendilerince uydurdukları düşünceleri kanun olarak düzenlediği yönetim anlayışlarına itaat ederek onları Allah’a ortak koşmak şu anki dünya yönetim anlayışının firavunların ilahlık davasının şeklinde onlara Allaha ortak koşmak konumundayız. Bu şeklideki yönetim anlayışlarını kabul etmek onları Allah’a ortak koşmaktır, Bu vesile şirke düşmektir.

 Düşünki; kâinatta her şeyi yaratan her yarattığı mahlûkun yaşam şeklini fıtratında düzenleyen cenabı hak Allah, tır. İnsanlığında yaşam şeklinin nasıl olması gerektiğini bize kuran vasıtasıyla bildirmekte ve insanlar dünyada kendi kendilerinin yönetim şeklini oluşturmakta kuranın hükümleri gereğindeki tanımlama üzerinden yapmaları gerektiğini ve insana bu ilahi yönetimin uygulanışında ilahi adaletin emanetini vekâleten insana devretmiştir. Bu ağır yükü bu devir teslimatı resuller Önderliğinde insanlığa top yekûn devrederek sunulmuştur. İşte bu anlayıştan kuranın hükümranlığından uzaklaşan insanlık kendisini yaratanı hiçe sayarak sen benim işime karışma dercesine dünya yönetimine kendi kurallarını kendi kanunlarını yönetim olarak uygulamaktadır. Olayın vahametini anlamaktan uzak insanlık kendisine atlatmaca üzerine kurgulanan şekiller üzerinden cenabı hakka ibadet ettiğini sanmaktadır. Oysa sen kimin kanunlarına itaat ediyorsan ona ibadet ediyorsundur. Bu kanunlara itaat ederek onlarla birliktelik oluşturan insanlık o firavun zihniyetli insanları Allaha denk tutarak eş tutarak onların kanunlarına uyarak onları ilah edinerek Allaha ortak koşmaktadır. Şu an dünyanın tamamında bu anlayış geçerlidir. Buradan çıkış yolu kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisinde birlik olmak tüm insanlığa ilahi emir olarak elzemdir.

Dünyada İslami temsilen siyasi mücadele veren toplulukların birlik oluşturacağı el kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu eldeki doğuş ve aydınlık partisidir. Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku cenabı hakkın müminlere mana olarak uzanan yardım elidir. Yardım edilen elde birlik olmak aklını mantık üzerinden yürüterek kullananlar için Allah’a manadan sarılmaktır. Biraz mantıklı düşünelim Allah diyor ki benim emirlerime kuranın hükmüne tabı olacaksın firavunların kurduğu sistem ve onun işbirlikçileri, de diyor ki bizim firavunlar sisteminin yönetimimize tabı olacaksın sen şimdi bu ikilemde ne yapman gerekiyor. Aslında bunun birde üçüncüsü var üçüncüsü sözde İslam adına Allah adına insanlığı yanıltarak firavunlar zihniyetinin korumacılığını yapmaktadırlar sözde toplumları İslam,a davet ederler İslam adına firavunlar yönetimine tabı olmalarını temin ederler onlar İslam dinini kurallarını sembolize ederek insanlığın yanılmasına vesile olurlar bunların bir çoğu yaptığı işin ne anlama geldiğinin farkında bile değildir çünkü onlar din anlayışında akıl mantık yürütmeden gelenekleri din edinmişlerdir.

 Bu ince detayları akıl mantık üzerinden aşarak kanaat oluşturarak Hangi tarafı seçersen onu ilah ediniyorsun işte sana cenabı hak sana iki seçenek sunuyor. Biz cenabı hakkın bize vakıf kıldığı kuranın manaya doğru yorumunda dünya yönetiminde Allah hükümran olsun diye doğuş ve aydınlık partisini kurduk ya bizimle beraber olursunuz ve yahut da mevcut sistemde firavunlara kul olmaya devam edersiniz.

 Bu söylemimde yüzde yüz haklıyım ve doğruyum. Fikrimin doğruluğunda Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku insanlığın Allah katından birlik oluşturmasının tek elidir İslami savunan tüm insanlığın birlik oluşturacağı doğuş ve aydınlık partisidir. Diğerleri doğuş ve aydınlık partisinin varlığında doğuş ve aydınlık partisiyle birlik oluşturmayanların tamamı bozguncudur. Cenabı hakkın emirlerini şekil üzerinden kabul ederken hüküm üzerinden firavunlara tabı olamazsın. Olursan firavunlara ibadet edersinde kime hizmet edersen ona kul köle olursun ebedi maaşınızda ondan talep edersin firavunlar kendisine hizmet edenlerle beraber cehennem, de istirahat edeceğini maaşının karşılığında, da cehennemi satın alacağının bilincinde olarak bile, bile İnsanların kendisi gibi diğer bir insanı kuralları kanunları rehber edinmesi ona kulluk edinmesidir.

İnsan fanıdır insan ölünce ne yapacaksın bir başka insanı ilah edineceksin oda ölünce diğerini oysa insan kendisi gibi fanı olanı değil bakı olan cenabı hakkı rehber edinmesi gerekir. Cenabı hakkın rehber edinmek kuranı rehber edinerek onu dünya yönetimlerinde kural olarak kanun olarak kabul etmektir.  Kuran manada doğru yorumundan uzaklaşınca istesen, de kuranı rehber edinemezsin. Ancak gaye olarak rehber edinirsin içeriğini anlamadan içeriğini de anlamadığında sürekli hataya maruz kalırsın savunduğun ilkelerde tutarsız kalarak zalimlerce tenkit edilirsin aşağılanırsın. Kurana şekilden varlığına inandım demek kurana inandığın anlamına gelmez kurana inanan her insan kuranın hükmünü yaşamak ve yaşatmak mücadelesinde süreklidir.

Kuran doğru yorumunda hüküm makamında olduğu zaman o makama kim gelirse gelsin cenabı hakkın kanunlarını kurallarını uygulamak zorundadır. O zaman her kez işini bilir yöneticiler Allahın emriyle Allah, in hükmünü hükmederler yönetilenlerde Allahın emirlerine itaat ederler. Allahın emirlerine uymayanları da ikaz ederek uymalarını temin ederler ısrar edenlere de ilahı kurallar gereğinde cezasını keserler ilahi kanunlar ezelden ebede kadar değişmez kanun olarak Allah katından yaratılmıştır. Değişmez olduğunun tek sebebi doğru olmasıdır, doğru sonsuza denk doğrudur. Onun için Allahın kanunları sonsuzluk sıfatlarında doğru olarak değişmez kanunlardır. Allahın doğruluğunu kurallarını kanunlarını kabul görmeyen insanların tamamı fitne fesattır. İşte bu vesile kuranı kendimize rehber kabul ederek doğru yol üzerinde birlik olmak üzerine doğuş ve aydınlık partisi saflarına dâhil olmalıyız.

Dünyanın tüm ülkelerinde sözde uygulanan insan düzmecesi sözde bir adalet vardır ancak o adaletler kimin adaletidir? Adalet doğrunun uygulanışıdır. Her hesabın sonunda doğru bir olduğuna göre kuranda bize doğru yolu tanımlayan rehber olduğuna göre kuranın doğruluğu rivayet üzerinden değil akıl mantık üzerinden ayetten manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği eldedir.

İlahi Adaletin uygulandığı dünyada zülüm olmaz Gerçek adalet cenabı hakkın insanlara kuran vasıtasıyla kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda sunulan adalet anlayışıdır. O anlayışta şu an dünyanın hiçbir ülkesinde uygulaması yoktur olduğu aklın gördüğü gerçektir

Kuranda tanımlanan sıfatlar tüm insanlık üzerine eşittir aynı anlamdadır. Kuranda tanımlanan tüm isimler sıfat ismidir kişilerin ismi değildir. Resuller ve firavunlar onlara verilen her olgu tüm insanlık üzerine eşittir olarak manada evrensel olarak insanlık tarihinin yaşam alanında batın olarak vardır. Firavunlara tabı olanlar firavunlar sıfatlarına girerler resullere tabı olanlarda resuller sıfatlarına girerler ancak sadece inandım demek geçerli değildir geçerli olan uygulamadaki anlayıştır. Müslüman’ım diyen her kez kurana inandım der ancak kuranı kimse anlamaz içeriğindeki tanımlamanın ne olduğunu kimse bilmez sebebini izahatını düşüncemizin sunuluşunda mutlaka bulacaksınızdır. İçeriğini anlamadan kesin kanaat oluşturmadan inanmak, inanmak değildir gelenekleri din olarak kabul etmektir.

Kuran her misalden türlü türlü insanlığın manadaki konumunu sunar misallerden bir örnek olarak misal verelim Nuh’un gemisi tüm insanlığın gemisidir kurana mana olarak iman edenler manadan Nuh’un gemisine binenlerdir. Kuranda adı gecen tüm resuller sıfat olarak insanlığın peygamberidir, bir resulün Allah katından tayın olunuşu tüm resullerle beraber aynı sıfatları mana olarak fikirden fıtrattan sıfat olarak içermektedir. Hz İsa nın doğum sureci tüm resullerin sıfat olarak doğum surecidir. Şu anda Hak olarak Hz İsa önce kuranın manaya doğru yorumunda fikir olarak doğar akabinde dünya yönetimine hakem olarak hüküm olarak doğar. Hüküm olarak doğmasıyla birlikte tüm resul isimlerinde tanımlanan sıfatlarla beraber doğar. Ancak bu doğum sureci iman sıfatlarında batın olarak gerçekleşir şekilden görünmez şekilden ilahi adalet dünya yönetimine hükümdar olur kuranın tanımladığı sıfatlar hepsi o anlayışın içerisinde hükmeder.

 Kuranda tanımlanan tüm olgular batın olarak mana olarak insanlığın fıtratındaki olgunun beraberindedir, bir resulün tahakkuku tüm Resullerin sıfat olarak Allah katından batın olarak mana olarak tahakkukudur sıfat olarak sunulur. Resul isimleri Allah katından kişi ismi değil sıfat ismidir. O isimler bir kişiye değil iman eden tüm kişilere verilen batını isimlerdir. Hz İsa Tevrat Zebur İncil ve Kuranın batın ismidir

İşte kuranı bu sıfatlar üzerinden yorumlayarak anlamak kuranı mana olarak anlamaktır. Dünyada İslam adına mücadele veren tüm insanlığın birlik oluşturacağı el kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği eldir, Bunu aklıselim düşünenler anlar.

İnsanların özgürlükleri Allah katından tayın edildiği kadar ilahi adaletin ön gördüğü kadardır cenabı hak kimseye tecavüz özgürlüğü hakkını vermez bunu verenler firavun zihniyetinin kanunlarıdır Allahın kanunları değildir. Bir insanın özgürlük alanı diğer bir insanın özgürlük alanına tecavüz özgürlüğü değildir bunun sınırlaması ilahi adaletin hükmündeki tanımlamadır.

Sinirsiz özgürlükler dünyaya zülüm getirir onları koruyan insan düzmece kanunları bir serserinin elindeki suç aletine benzer, güçlü gücü kadar haklı Olur ki şu an dünya yönetiminin konumu böyledir özgürlüklerin siniri olmalıdır. o sınırı cenabı hak kuranda bize tanımlamıştır. Aksını düşünerek farklı yönteme başvuranlar Allahtan üstünüm anlamına gelen firavunlar zihniyetinin konumudur. Bizler kuranı anlamaktan aciz olarak özgürlüklere sinir tayın edemeyiz işte dünyanın hali ortada ilahi adalet dünyada insanlığın hak hukuk konusunda dengedir bu ilahi kanunların hükümdar olmaması bu dengenin bozulmasıdır. Dünyada insanlığın ilahı adaletin hükümranlığında dengeye yeniden oturması kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde birlik olarak yeniden dengeyi sağlamaktır.

YANLIŞ DÜŞÜNCENIN KARANLIK DÖNEMLERİ

Ancak Şuan ki dünya yönetim anlayışı keyfiyet üzerinden firavunlar zihniyetinin karanlık yanlış düşüncesinin ilahlık davası konumudur ki; Kuranda firavun kavmine ben ilahim dedi, bu sesleniş şekil üzerinden değil, insanlığın fıtratındaki manadan Anlam üzerinde ki Halinin cenabı hakkın kuran vasıtasıyla bize bildirmesidir. Allah’ın emirlerine mana olarak inanan tüm insanlık cenabı hakkın üstünlüğüne kuranın manasındaki hükmüne uymak uygulamak zorundadır.

Firavunun kavmine ben ilahım demesi insanlığı kendi uydurduğu kanunlardan sorumlu tutarak kendi kanunlarına tabı olmaktan sorumlu cenabı hakkın kanunlarından sorumsuz kılmak amacıdır. Bu amaca hizmet eden insanlık Allah, in üstünlüğünü kabul etmeyen firavunlar zihniyetinin mensupları şu an dünyanın yönetim anlayışında, Allah’a üstünlük taslaması anlamındadır.  Bu anlayışa mensup toplumlara uyanlara, uymayarak onları ilah edinmemek, Allah’a eş tutarak biat ederek ortak koşmamak, için Allah’a ortak koşanlarla beraber onların peşinden koşmamak için, kuranın manasının tahakkuk ettiği elde birlik olarak çıkış zemininde ittifak ederek, tüm insanlığı fikren uyarmak uyandırmak aydınlatmak mücadelesinde bulunmamız üzerinde İslami tebliğ olarak mücadele üzerinde olmalıyız.

Kuran bize tarihteki olayları değil manadaki olguları anlatan bir rehberdir. Kuran tarih kitabı değil batın kitabi mana kitabi bize manayı anlamı ifade eden bir rehberdir. kuranın tarihe yorumu masal yaşanmamış olayların yaşanmış gibi algılanması maddenin manaya benzer verilişinde manaya doğru yorumunun misali insanlığa yaşam şekildenörnektir ve Tüm insanlık ayni anlam üzerinedir.

Kuran manadan insanlığın iki sıfat üzerinden hakkı ve batılı olan fıtratını anlatırİyi düşünelim ki cenabı hak kuranda dünya yönetim hükmünün Allah’a ait olduğunu vurgular. Sende kimin hükmünü kabul edersen onu ilah edindiğini bilesin. Allah, in hükmünü üstün kabul edersen Allah’a tabı olursun, Allah adına kuranla mutabık olmayan çelişen insani hükümleri üstün kabul ederek onlara biat itaat eder onları ilah edinirsin hüküm yaratan Allah’ındır.

Şu an dünya yönetiminde Cenabıhak kanunları kuralları hükümran kabul edilmeyerek firavun zihniyetli dünya yöneticileri kendi uydurdukları hükümleri yasalaştırarak Kanunlaştırarak dünya yönetimini şekillendirmektedirler gerçeği ortadadır. Bu yönetim şeklinde cenabı hakkın haram dediklerine helal ruhsatı verilmektedir. Zinaya kadın pazarlayan mahallere içkiye faize buna benzer diğerlerine cenabı hakkı aşarak ruhsat veren kendilerini mana ve anlam olarak ilah sıfatına koyarak dünya yönetimini şekillendirmektedirler. Buna mukabil zulmü kabul görmek istemeyen insanlık üzerine katliam düzenlenmektedir ki; işte bu anlayışa mensup dünya yönetim liderlerine biat itaat ederek onları mana anlamında ilah edinerek Allah’a ortak koşmak konumunda olduğumuz aklın gördüğü gerçektir.

 Bu bilgiye istinaden Bu duruma seyirci kalarak bu firavunlar taraftarı olarak onları ilah edinen onlara itaat ederek onları Allah’a ortak koşmak konumundaki insanlar dünyanın tamamındaki katliamların katili durumunda hâsıldırlar. Biz bizi yaratanın hükümlerine değil de bizim gibi yaratık olan diğer insanlığın dünya menfaati dünya çıkarı uğruna uydurdukları hükümleri kendimize rehber edinerek onlar ilah edinerek onlara kul köle olmak konumunda onlara itaat biat ederek kendimize ve diğer insanlığa neden zulmü reva görelim sonsuz olarak Allah’ın azabına uğrayalım. Bizleri kendi uydurdukları kanunlardan sorumlu tutanlar cenabı hakkın kanunlarına karşı kendilerinin sorumsuz olduklarını nasıl bile bile kabul edebilirler ve bize kabul ettirebilirler. Allah, in kanunlarını kuranın hükmünü dünya yönetiminden yasaklayan kendi kanunlarını kurallarını egemen kılandan ve onlara uyandan daha zalim kim olabilir ki

Kuranda cenabı hak ilahlık davası güden ve onları Allah’a ortak koşan kavimleri asla bağışlamayacağını onların tüm amellerinin boşa çıkaracağını dünya dolusu altını Allah için fidye verseler asla kabul görmeyeceğini kurandaki ilgili ayetler vasıtasıyla bizlere bildirmektedir. Dünyada varlığı sürdürülen çeşitli ve çelişkili din anlayışlarının dinler içi mezhep anlayışlarının varlık sebepleri Tevrat Zebur İncil ve kuranı mana olarak anlamamaktandır.

RİVAYET DİNİ AYET DİNİ ve MADE BENZERİ MANA ÂLEMİ ve MANA DİNİ

Şu an dünyadaki din anlayışları dinler içi mezhep anlayışları birbiriyle çelişki halindedir artı hepsi kuran ayetleriyle çelişki halindedir çelişki yanılgının yanlışın kanıtıdır. Biz kuranı manaya doğru yorumundaki fikrimizde anlayışımıza göre şu an dünyada varlığı sürdürülen din anlayışlarıyla dinler içi mezhep anlayışlarının yanılgıdadırlar. Kuranla çelişki halinde olduğunun kuran ayetleriyle çelişkili olduğunu akıl mantık üzerinden akıl mantık yürüten her aklıselim bireyin anlayabileceği mantık dilinden bizim anlayışımızdan sunulmaktadır ki: çelişki yanlışın kanıtıdır çelişkisizlik doğrunun belgesidir. Yanılgının ana sebebi kuran mana âlemini madde âleminin verileriyle benzer anlatmaktadır kuranı manaya değil, de maddeye şekil üzerinden yorumunda insanlık kuranı anlamaktan uzaklaşarak firavunlar zihniyetlilerin kurdukları şekil tuzaklarına düşmektedirler.

   Rivayet üzerine kurgulanan dinler şekil mabetlerinde sembolik olarak sözde Allahın dini gibi tanıtılarak insanlığın anlayışına sunulur aslında cenabı hakkın bizim şekilden ibadetimize ihtiyacı yoktur. Bizim cenabı hakkın ilahi adaletinin hükmüne ihtiyacımız vardır. Biz cenabı hakkın ihtiyaç duymadığını değil bizim ihtiyacımızı gidebilmemiz için onun bize tanımladığı doğru yolun hükmünü yaşamak ve yaşatmak mücadelesinde birlik oluşturmalıyız. Allah yarattığı mahlûkun haklarını korumak için insanların hem kendi haklarına hem, de diğer canlı mahlûkun haklarına tecavüz edilmemesi üzerine riayet edilmesini bize emreder. Allaha ibadet Allaha itaatin fikrindeki konumu hakta hukuka terazide nizamda ilahi emirlere doğruluk üzerine itaat ederek riayet etmektir.

Bizde cenabı hakkın bu emrine itaat edersek Allaha ibadet etmiş oluruz dünyada ilahi adaleti devlet olarak ilahi kanunlar ilahi kurallar üzerine kurgulayarak hükmedersen kendini bilmez diğer insanlığın diğer insanlığa ve diğer mahlûkata zarar vermesine engel olmuş oluruz İşte ayet dini budur.  İnsanlar dünyada sürekli tartışma halinde yok öyle olmasaydı böyle olurdu böyle olmasaydı şöyle olurdu bu tartışmaları bir kenara bırakalım cenabı hakkın bize tanımladığı doğru yolu kuranın ayetten manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşundaki düşüncenin yanında yer alalım. Kuran Rivayet üzerinden Tek ilahi din olarak birlik oluşturması şekil mabetlerinde asla mümkün değildir.

 Ancak şu anki dünya yönetim anlayışından ilahı dinin hükümranlık anlayışına Allahın kanunlarını kurallarını dünya yönetimine uygulayabilmek üzerine Hicret edebilmek için, bu konumdan çıkışın tek acık adresi Allah’ın yardım eli fetih düşüncesi kuran ve kuranın ayetten manaya, akıl mantık üzerinden bilimsel ve evrensel kurallar çerçevesinde çelişkisiz gölgesiz doğru yorumunun tahakkukudur. Dünyada var olan din anlayışlarını, dinler içi mezhep anlayışlarını, kuranın mana olarak doğru yorumunun tahakkukunda, İslamin yeniden tazelenerek İslam ve insan birliğinin oluşabileceği tek açık adresi aklını akıl mantık üzerinden yürütenler için.

KURANIN HÜKMÜNDE DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİNİN çatısı altında, tek ilahi din Allah’ın olarak İslamin çelişkisiz sunuluşunun sancağı altında toplanarak birlik oluşturarak, cenabı hakkın üstünlüğünde İslam hukuku ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak üzerine ilahi bir görevi yerine getirmek hepimize elzem olarak tüm insanlığa verilmiş bir görev olarak Allah katından ahdedilmiştir.

Tövbe suresi ayet 111 Allah müminlerin mallarını canlarını cennet karşılığında satın almıştır. Fetih suresinde cenabı hak ey Muhammet biz seni fetihle müjdeledik böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar.

 İşte bizim Allah için mücadelemiz bu ayetlerin kapsamında olmakla beraber tüm kuranın hükümlerinin kapsamındadır. Bizimle bu gayeye binaen birlikte olmak Allah adına tüm müminlere farzdır. İnsanlığın susuz çölde ilahi adalete susadığı zamanda, Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu İslam dininin yeniden tazelenerek insanlığı insan eliyle beraber Allah katından fikren uyarılması uyandırılması aydınlatılması konumudur.

Bu uyarıyı dikkate almanın almamanın bedelini ebedi müşrik olarak kalmak konumunda veya müminler olarak ebediyen birlikte olmak. Tüm insanlığa Allah katından kesin emirdir ki; Bu dünya kimsenin babasının çiftliği değildir, kâinatın tamamı cenabı hakkın mülküdür. Allahın mülkünde Allahın emirlerine itaat etmeye tüm insanlığı Allah, in emirleri kuranın hükmüne uymaya davet ederek ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak gayesiyle egemen kılmak üzere doğuş ve aydınlık partisi öncülüğünde faaliyetteyiz. Bu dünya sadece insanlığın Allah katından imtihan olunması üzerinedir olduğunu akli selim düşünerek akil edenler mutlak anlarlar, anlamayacak seviyedeki insanlardan Allah hesap sormaz. Cenabı hak vermediği özelliği kimseden istemez sadece verdiğinin karşılığını mutlak ister.

 Allah’ın yarattığı nesnelerle beraber hayat bulurken onun adaletini kabul görmeme yetkisini kimden alabiliriz ki ilahi adaleti kabul görmemek Allah’a noksanlık isnat anlamındadır hâşâ biz Allahtan iyi biliriz Allahtan üstünüz anlamına gelen bu dünyanın zülüm üzerine kurulu yönetim şeklini nasıl kabul edebiliriz ki. İnsanlık dini inancı şekiller üzerinden kabul ederek ilahi adaleti hükümden birçoğu kasten olmak üzere kabul etmemekte diğerleri de bir gurupta gafletten anlamamaktadır.

 Ey dünyayı yönetenler bulunduğunuz konum ilahlık davasıdır. Ey onlara itaat ederek biat eden insanlık şu an dünya yönetimanlayışını kabul ederek onları ilah edinerek Allah’a ortak koşmak konumunda bulunmaktayız ki derhal 1400 yıl evvelki gibi geri dönüp kuranın manasının doğru yorumuyla bizim sunumumuzda bir bütün haliyle Allah in hükümlerini kabul edelim. Aklımızı mantıklı kullanarak gafletten uyanalım aksinde bu sesleniş kuranın manasından Allah katından son sesleniş son uyarıdır.

ALLAH KATINDAN HERŞEY BİR HESAP ÜZERİNEDİR

Nasıl ki madde âleminde ayların yılların milimetrik bir hesabı varsa mana âlemin dede aynıdır. Mana âleminin, de insanlık tarihinin şekillenişine cenabı hakkın egemenliğinde ve firavunların egemenliğinde dünya yönetimlerinin belirli bir sureye binaendir. Bir saniye ileri geri itilemezler. Allah katından bir resulün uyarıcı olarak tayın edildiği sure belirli mücadele sonunda ilahi adalet yeniden hükümran olur. Bunun suresi Allah katından kuranın batını manasından sunulur ancak kuranın manasının sunumunda izah edilirken inansan, da inanmasan, da Allahın dilediği şekil yerini bulur önemli olan sen gafil aldanma.

Her şey Allah katından madde ve mana olarak bir hesap şekli vardır ve hesap üzerine kanun olarak yaratmıştır olduğu Kuranda ilgili ayetler vasıtasıyla bizlere sunulmaktadır. Herkes iyi bilir ki cenabı hakkın gücü her şeye kadir olarak yeter. İlahi adalet dünyaya egemen olmadan dünya son bulmaz ilahi adaletin egemen olmaması Allah’a noksanlık isnat olur. Ancak ilahi adalet insan eliyle hükümran olacak Allah’a gönülden manadan iman ederek gönülden mücadele edenler öncülüğünde.

Her Hesabın sonunda doğru bir olduğuna göre kuranda bize doğru yolu tanımlayan bir rehber olduğuna göre Kuranın doğruluğu rivayet üzerinden sunuluşunda değil ayetten manaya akıl mantık üzerinden bilimsel evrensel kurallar çerçevesinde tahakkuk ederek sunuluşundadır. Hiçbir veri hesapsız değildir hesapsız maddede ve manada hiç şeyi elde edemezsin her şey Allah katında bir hesap üzerine kanun olarak yaratılmıştır. Teknolojide, de her verinin bir hesap şekli vardır eğer hesapsız olsaydı her şey birbirine dolaşır işin içinden çıkamazsın. Hesapsız iş yapanlar her şeyi birbirine katarlar. Şu an dünya yönetimi hesapsız işlemde hesapsız firavunlar hükümde olduğu için dünyada her şey birbirine karışmış zülüm almış başını gidiyor ve kendilerince bir hesap uydurmaya çalışıyorlar. Fakat hesap Allah katından sonsuza denk yapılmıştır, bize düşen ona uymaktır. Dünya yönetiminde cenabı hak bize hesabı bildirmiş o hesap üzerine olmalıyız olmadığımızda dünyanın hali ortada zülüm kan gözyaşı

Gerçek adalet kuranın doğru yorumunun tahakkukunda devlet olarak cenabı hakkın bize emrettiği adalet İslam hukuku ilahi adalet hilafet makamı olarak tahakkuk ederek, hüküm makamına dünyaya hükümran ve hükümdar olarak hükmederek sağduyunun getireceği huzuru saadeti sükûneti ilahi adaleti egemen kılmak üzerinden Mücadelemiz kuranın manaya doğru yorumunun bizim fikrimizden tahakkuk etmiştir. Tüm insanlık adına paylaşmanın hepimize ilahı bir görev olduğunu anlamak için, temiz kalpli olmak aklıselim düşünmekten geçer, Onun için aklıselim düşünelim.

Düşünmeyenler ise anlamak istemeyenler anlamamak için ise sadece dünyalık düşünen manayı düşünmeyen düşünmek istemeyen aklıselim düşünmemekten kaynaklanır. Bizim fikrimiz bu yönde tahakkuk etmektedir buradan ötesi varsa her fikre saygı duyar katılıp katılmamak her bireyin kendi iradeyi kanaatindedir.

Düşüncelerim dünyada var olan din anlayışlarının ters yüzü olarak fikrimi akıl mantık üzerinden sunuyorum. Fikrime katılıp katılmamak her bireyin kendi kanaatidir ancak fikirlerim düşüncelerim hakkında katılmamak üzere fikrimde yanıldığımı düşünenler olursa fikrimde yanıldığımı akıl mantık üzerinden fikre fikirle cevap verilmesi gereklidir. Körü körüne kabullenmek veya kabullenmemek doğru değildir. Bugün insanlık kanat oluşturmadan körü körünedir.

ATA YOLU ALLAH YOLU, ATA DİNİ ALLAH DİNİ, GERCEK DİN SAHTE DİN,

Allah katından Yolumuz hak ve batıl üzerine kurulmuştur Allah’a itaat ederek ilahi kuralların hükümranlığını kabul edenler Allah’a kulluk ederler Allah yolundan giderler. Kabul etmeyenler ise Allah’a isyan ederek ilahi kuralların hükümranlığını kabullenmeyerek insanı kuralları kabul edenler ata yolunu takıp ederek kula kulluk ederler.

Hangi yolu takip edersek sonucuna katlanırız cenabı hak hakkı hakkıyla bize fıtraten doğru yolu göstermeyi nasip eder inşallah. Allaha inanmak kuranın hükmünü yaşamaktır. Allah yolu adına kurgulanmış ata yollarından Allah yolu diye gidenlere bizim fikrimizin sunuluşunu akıl mantık üzerinden takıp edin, de ataların peşinden Allah yolu diye firavunlara kulluk etmeyelim gafletten uyanalım.

 Kuranın hükmünü yaşamak ve yaşatmak mücadelesi vermeyenler Allah’ın varlığına inanmakla beraber Allah sözüne itibar etmeyerek mana olarak inanmayanlardır. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda dünyadaki gelişmeler insanlığı kurana tabı olmaya sürükler sen bu sürüklenişi gönülden kabul edersin veya hükümden kabullenmek zorunda kalırsın.  Orman ateş adlımı onun içerisinde bulunan tüm canlılar yanarlar oysa oradaki canlıların sucu yoktur şu an dünyayı ateş sarmadan bu ateşi söndürelim gelin doğuş ve aydınlık partisinde birlik olalım. Allah katından bize tanınan sureyi iyi değerlendirelim iş işten geçtikten sonra inanmanın iman etmenin para etmeyeceğini düşünmeliyiz. Sadece Allaha ve kurana inandım demek iman etmek değildir iman etmek ilahı kuralların kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği elde birlik olmaktır.

Kâinatın yaratılışının bilgisi Allah katındadır ancak cenabı hak bizlere kuranda ilgili ayetlerin manasından sadece insanlık kapsamında diğer varlıklar hakkında değil insanlık altı bin yıllık bir imtihan suresine binaen yaratılmıştır. Konuyu bizlere kuranda İlgili ayetlerin manasından bizlere bildirmektedir aklını kullananlar için, Anlamamak imkânsızdır.

 Anlaşılan odur ki altı bin yıl evvel insanlık bu dünyada yok idi, altı bin yılın sonunda yine bu dünyadan yok olacak. İlgili ayetler kuranda var olmakla beraber bizim kurana mana olarak anlayışımızda yazdığımız bilgiler ışığında aklını akıllı olarak kullananlar için her mantığın anlayacağı dilden ilgili ayetlerin manasından izah edilerek sunulmuştur.

Dünyanın İslami yönetime geçişin arifesinde olduğumuzun kanıtı kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşudur. Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku mana ilmi kayıp âlemi bilgileridir akıl mantık üzerinden sunulur.

 Kanaatim odur ki AK partisi dönemi dünya yönetiminin İslami yönetimine geçişinde Türkiye’deki temsilcisi olarak cenabı hakkın Lütfü olarak doğuş ve aydınlık partisinin doğuş ve aydınlık düşüncesinin öncü birliği olarak doğuş ve aydınlık düşünce partisinin bir parçası olarak tahakkuk etmiştir. Doğuş ve aydınlık partisinin zuhurunda devreye girişiminde yoluna doğuş ve aydınlık saflarında devam edilecektir.

Doğuş ve aydınlık partisinin hedefi gayesi hilafet devletini İstanbul üzerinden dünya İslam birliğini dünyanın diğer ülkelerinin katılımcıları önderliğinde kurmak dünyaya yeniden hak üzerine yönlendirerek kuranın manasının tahakkukundaki doğuş ve aydınlık düşüncesi önderliğinde yönetmek birleşmiş milletlerin hükmünü hükümsüz kılarak tanımamak.

Bu bilgiye vakıf olarak Türkiye’nin Ankara’dan dünyanın İstanbul’dan yönetimini üslenmek cenabı hakkın üstünlük sıfatlarına onun adıl ve adalet sıfatları kuranın manasındaki hükümleri gereğinde olduğu gibi cenabı hak tüm insanlığa fikrimiz hakkında bilgi sahibi olarak kanaat oluşturmayı nasip eder inşallah. Bizim kuranın manaya dönük fikrimizi kabul görmemek kuranı hükmünü kabul görmemek anlamında olduğundan yüzde yüz kendi şahsim adına eminim. Aksini iddia eden izahatını fikir olarak kesinlikle yapamaz bu kadar iddialıyım.

Düşünki bir insan ilkokul mezunu başkaca ilim tahsili yok buna mukabil akil mantık üzerinden fizik ve fikir kanunları çerçevesinde evrensel olarak kuranı manaya doğru yorumunun sunucusu konumuna anlayarak çelişkisiz sunumuna nasıl gelebilir. İlim Allahtan gelir okumak sebebidir, madde olan rızıklar Allahtan gelir tarla sebebidir, cenabı hakkın gücü sebepler ardında gizlidir. Cenabı hak dilediğini yaratacağı sebepler vasıtasıyla egemen kılar kimi sebeplerden olduğunu sanır müminler ise Allahtan olduğuna inanır.

Şahsim adına bu mücadeleyi Allah adına Allah için ilahi görevi ahdederek ona teslimiyet inancıyla vermekteyiz. Önümüzde karşılaşacağımız engeller onun gözetiminde kudret elindedir o dilediği sebepler vasıtasıyla koruyacağından hiç şüphesiz yüzde yüz eminiz inancıyla beraberiz.

İslam dinini hükümleri Allah’ın ilahi kanunları dünyaya egemen olacak arifesindeyiz. Bizim bu konumumuzu insanlar iyi anlasınlar da kendilerine sonsuz olarak zülüm etmesinler diğer insanlığında zulüm,e maruz kalmasının sebebi olmasınlar tavsiyem hakkın önüne kimse set olmayı düşünmesin cenabı hakkın sebepler vasıtasıyla setleri aşar olduğundan kimsenin şüphesi olmasın.

İnsanlar kendilerinin ne kadar bilgin olduğunu sanırsa sansınlar o bilginin onlara Allah katından var edildiğini bilmeleri gerekir. Her mahlûkun her halını veren Allah, tır kimse kimseden üstün değildir varsa bir üstünlük Allah katından verilmiş bir olgudur. Her şeyden önce insan her şeyi bilemez her şeyi sadece Allah bilir.  Her İnsan bir şeyleri bilir en üst insanın bilemediğini en alt insanın bilebileceğini düşünmelisin örnek olarak okuyup yazması dahi olmayan bir insanın tüm insanlığın öğretmeni olarak Allah katında tayin olduğunun gerçeğinden. Bu günkü konumda kuranı insanlar mana olarak anlamaktan uzaklaşarak şek ve şüphe içerisinde kurup, kurup parça, parça dinler, dinler adına çeşitli ve çelişkili dinler, dinler içi çelişkili mezhepler,  varlığı kuranı mana olarak anlamayan insanlığın uydurduğu anlayışlardır.

Kuranın şekli var mana olarak dünyada hükmü yok. Kuran manadan doğru yorumundan kuranı mana olarak anlamaktan insanlar uzaklaşarak çelişkiye düşünce bir arabanın motorunun veya diğer aksamlarının yıpranarak yürümez hale gelerek bir kenara itilerek park halinde tutulması konumu gibi. Şu an dünyada var olan din anlayışları hiçbiri İslam dininin temsilden uzaktırlar. İslam dini adına uydurulmuş din anlayışlarıdırlar.

İslam dininin hükmünde zülüm kesinlikle yoktur, zülüm dünyanın tamamında varsa ki her yerde var bunu İslam olarak tanımlamak Allah’a noksanlık isnat olur noksanlık Allah’ta değil Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Noksanlık kuranı anlamayan din adına din uyduran din karşıtlarındadır. onu anlamaktan uzak insanlıktadır, hepimizdedir. Düşünki şekil mabetlerinde Allah’a ibadet ettiğini sanan insanlar cenabı hakkın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur.

 Fakat bizim cenabı hakkın ilahi adaletine onun hükmüne tüm insanlığın ihtiyacı vardır dünyada mağdur olarak hakları hukukları canları malları namusları zalimlerce talan edilen insanlığın kendilerinin kurtarılışına kurtuluşuna vesile olacak ilahi adaleti egemen kılacak bir insan topluluğuna ihtiyacı vardır.

 İşte ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak üzere kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde çalışmayan bir arabanın motorunun ve diğer aksamlarının yeniden sıfır kilometre haline dönüşümü benzerinde olduğu gibi düşüncenin sunuluşunun tahakkuk ettiği elde birlik oluşturmak üzerine Allah’a ibadet Allah’a itaat ederek dünyada fitneye mühlet vermemektir. Bunun için tümen Allahın hükümranlığında tek bir çatı altında doğuş ve aydınlık partisin, de birlikte hareket etmeliyiz.

ALAHTAN İNDİRİLEN DİN ANLAYIŞINDAN, UYDURULMUŞ DİNANLAYIŞLARINA

Allahın dini doğruluk ve takva üzerine doğruluğu yaşamak ve yatmak üzerine dünya yönetiminde hükümranlık üzerinedir. Uydurulmuş dinler ise Allahın dini imiş gibi şekil mabetlerinde sembolize edilerek insanlığa Allahın dini olarak tanımlanarak topluluklar aldatılmıştır. Onun için şekil mabetleri ayrı ayrıdır çünkü Allahın dini tek ilahi din olarak hükümranlık üzerine adlı makamdır adalet makamıdır. Şekil üzerine kurgulanan din anlayışları firavun zihniyetlilerce insanlığı şaşırtarak din olarak yaşadığının zannında tatmin olmalarını sağlamak amacıyla Allahın hak olan hükümranlık üzerine doğruyor üzerine kurulan din anlayışından sembolik din anlayışına insanlığı yönlendirerek yanıltarak dünya yönetimini çıkarları doğrultusunda yöneterek emellerine kavuşmaktır. Geçek manada insanlığın kuranı anlamaması üzerine din adına dinsizliğe sürükleyerek insanlarda atasından dedesinde gördükleri şekil mabetlerini ata izinden giderek ata izi dini ateyzım dini olarak yaşadığının gafletinden ayılarak aydınlığa fikren kavuşmaktır. Şu an dünyanın tamamında yaşanan din anlayışları ata izi dinidir insanlığı din adına dinsizliğe firavunlara kul olmaya sürükleyen din anlayışıdır ki:

İşte cenabı hakkın insanlığa yardım eli kuranın batını manaya doğru yorumundan ata izi dininden Allah ve resulü vasıtasıyla Allahın dinine Allahın emrine tabı olmak tüm insanlığa ilahi emir olarak hepimize elzemdir. Doğuş ve aydınlık partisi tüm insanlığın ata izinden Allah yoluna davet ederek ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak mücadelesinde firavunların dünya yönetiminden Allahın yönetimine hicret üzere doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılarak katkıda bulunarak birlik olmaya davet ederiz. Bizi mutlaka anlamanız gerektiğini kendi aklınıza mantığınıza danışarak karar vermeniz kendi adınıza Allaha olan sorumluluğun gereğidir.

Fitne hakkı batıla katarak insanlığı yanıltarak aldatmaktadır ki İslam dinin hükümranlığını yeniden hüküm makamına getirme mücadelesinde birlik olarak vereceğimiz mücadele ruhunun kendisi Allaha secde ederek Allah’a itaatin ta kendisidir. Dünyada var olan zülüm, ü dindirmek amacıdır Bu amaca hizmete tüm insanlık davetlidir.

İslam Dininin ilahi kuralları sembolize ederek insanlığı İslam dininin hükümdarlığından uzaklaştıranlara uymayarak gafletten uyanalım. Bunun için kuranda tövbe suresi ayet 107 ve 108 inci ayetlerin mealindeki manası şekiller üzerinden kurulan mescitlerin şekiller üzerinden insanlığı yanıltarak aldatıcıdır. Manadan takva üzerine cenabı hakkın gösterdiği doğru yol üzerine gerçeğinden ilahı adaleti yaşamak yaşatmak üzerine Allah’a ortak koşmadan ilahi hükümlere uymak uygulamaktır. Manadaki mescitlerin genişliğinin büyüklüğünün ölçüsü sonsuza denk büyüktür. Allahın mescitleri doğruluk ve takva üzerinedir doğru ve takva üzerine olan her insan her zaman her yerde mana olarak ilahi mescitlerdedir. Şekil mescitlerini ne kadar büyütürsen büyüt onlar yeterli değildir iman edenlerin mescitleri resuller önderliğinde mana âleminde terazide nizamda batındadır aklını kullanarak aklıselim düşünenler o mescitlerde birlik oluştururlar.

Manada insanlık doğruluk sıfatlarında tek bir ümmet tek bir millet olabilirler. Ancak şekil mabetlerinde asla birlik olamaz insanlık tarihinde şekil mabetlerinin tümü insanlığı ilahı dinin hükümranlığında alıkoyarak insanları Allah’ın dini budur şekline toplulukları aldatarak yanıltarak peşlerine takmak üzerine tezgâhlanmıştır olduğu gerçeğindeki ilgili ayetten anlayalım.

MAİDE SURESİ AYET 58: Ve namaza çağırdığınız zaman, onu oyun ve alay konusu edindiler. Bu, onların akıl etmeyen (aklını kullanmayan) bir kavim olmaları sebebiyledir.

Bu ayetin tanımladığı namaz şekil namazı değil hüküm namazıdır ilahi adalet dünya yönetiminden azledilince Allah insanlığı yeniden ilahi adaletin hükmüne davet eder davetçiler göndererek ilciler göndererek davet edince onlarda o davetçilerle bol, bol alay ederler. Ettikleri alayın mahiyetinde onları kapsar. Çünkü onlar akıl mantık üzerinden düşünmezler hep dünyalık çıkar ve menfaat düşünürler ahreti düşünmezler manayı düşünmezler.

MAUN SURESİ (Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.

Dini yalan saymak din adına din uydurmaktır. Orjınalinin yerine sahtesini üreterek insanlığı yanıltmaktır. İslam dinini orjınali dünya yönetiminde ilahi adaletin hükmüdür ve hükümdar olmasıdır. Sahtesi ise şekil mabetlerinde sözde İslam dini Allahın dini adına uydurulmuş din anlayışlarıdır. Dinin aslı öksüzü yoksuzu doyurmak üzerine dünyadaki yönetim anlayışıdır. Sahtesi olan şekli ise şekil mabetlerinde kılınan namazlar gösterişten ibarettirler. Şekil mabetlerinde şekilden kılınan namazları insanlar gerçek olduğuna inanırlar halbuki o şekil namazlarının gerçek olmadığının gafletindedirler.Dini yalanlamak üzerine kurgulanarak Allahın dini budur diye toplulukları yanıltmak üzerinedirler. O dini yalan sayanlar Allahın dini hükümran olsun diye onlara telkinde bulunulduğunda Allah için Allah yolunda ödünç veremezler vermezler hep dünya menfaatini haram helal gözetmeden demeden ilke edinirler. Oysa dinin aslında kılınan namazlar doğruluk üzerine takva üzerine ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine ilke edinmek gaye edinmektir.

TEVBE SURESİ AYET: 107 ve 108 ki ayetleri güzel akıl ederek düşünelim. Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kastımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. Ebediyen orada namaz kılma (ikâme etme). İlk günden takva üzerine tesis edilen (kurulan) mescit, orada namaz kılmak için elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi (kalbini temizlemeyi, arınmayı) seven adamlar vardır. Ve Allah, temizlenmiş (arınmış) olanları sever

Cenabı hakkın mescitleri takva ve doğruluk üstüne resuller önderliğinde dünya yönetim anlayışında kuranın hükümleri üzerine kurulmuştur. Cenabı hakkın kuran vasıtasıyla tanımlaması aklını kullananlar için şekil mescitleri İnsanlığı yanıltarak işte Allah’ın emrettiği din budur şeklinde firavunlar dünya menfaatini ilke edinenlerin kurmuş oldukları bir tuzaktır.

Gaye insanlığı kuranın hükümranlığından ilahi adaletin dünya yönetiminin Egemen lığının ilahı din olduğu inancından uzaklaştırmanın yolunu kurgulayarak işte Allah’ın dini budur aldatmacası kuranı şekilden oku manadan anlamadan beyhude kopuk bir anlayışta tüm insanlık fikren manada ölmüştür. Ölmeyenlerde gaflet uygusundadırlar onlar gaye olarak İslam dininin mensuplarıdırlar kuranı anlamaktan uzaktırlar. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda aklen mantıken uyanacaklardır.

Çeşitli ve çelişkili din anlayışlarından dinler içi mezhep anlayışlarından çelişkili yorumlara guruplara bölünen insanlığın yeniden kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku yüzde yüz Allah vergisi olarak tahakkuk ederek sunuluşunu akıl mantık dilinden anlamak gerekir. Kuran bize görünen âlemi değil görünmeyen mana âlemini anlatır. Mana âlemi kayıp âlemidir akıl mantık üzerinden sunulur akıl mantık üzerinden anlaşılır doğruyu kabul etmek doğruyu kabul edenleri doğru yola iletir doğrunun doğru olduğunu kabul etmeyenlerde kendini doğruluktan ederler. Sonuç kendi kendine eder kendisine uyanlara sebebiyet vererek onlarında doğruluktan olmasına vesile olur yanı dünyada insani para mal mülk için kullanmak insan için parayı malı mülkü kullanmak para mal mülk için insanı kullanan zihniyet insanlığın malından canından kanından namusundan para kazanmayı amaç edinir.

Oysa insan için parayı malı mülkü kullanan zihniyet ilahi adaleti dünyaya egemen kılmayı amaç edinir bu iki zihniyetin hangisinin yanında durarak hangisine biat edersen o sıfata girersin. Yanı yoksulluktan kurtulmanın yolu insanı kullanarak yolsuzluk edenlerle birlikte olmamaktan geçer. İnşallah aklıselim düşünerek bizimle beraber bu düşüncenin yanında olmayı kabul edersiniz huzura iki cihanda kavuşuruz inşallah.

Biz inancımızdaki düşüncelerimizi eğip bükmeden İslami tebliğ olarak kuranın manaya doğru yorumunu sunmaktayız. Bu yolda tüm madde ve mana olarak parasını malını mülkünü imkânlarını heba ederek mücadele eden Allah için seferber olan bir şahsiyet olduğumu bizi takip eden tüm insanlar kanaatten bilir. Biz İslami düşünceyi kullanarak makam mertebe peşinden koşturan değil, ilahi adaleti cenabı hakkın hükmünü makama taşımak mücadelesi veren bir şahsiyetiz.

   Bunun için her şeyini feda eden bir öncüyle beraber olmak tüm inananlara aklını kullanarak Allah’ın rızasını ebedi kazanmak uğruna kendini Allah yolunda Allah için feda eden müminlere düşer. Cenabı hak İslami dinini maddi çıkar uğruna sermaye edenlerden az bir pahaya satanlardan bizi korusun. Bizi inşallah İslam dinini manada manevi sermaye edinerek maddi sermayesini İslam dinin hükümranlığında kullananlardan edinmeyi o fıtratı kanaati bize nasıp eder inşallah İslam dini akıl mantık dinidir aklını kullanan temiz kalpli insanlara zorluk yoktur.

Allaha inanarak kuranı dinleyen kuranın hükmünü hayat nizami olarak uygulayandır. kuranı hayat nizamı olarak yaşantı olarak yaşamayanlar kuranı dinlemeyenlerdir. Kuranı dinlemeyenler Allah, ı dinlemeyenlerdir. Benzer olara baba oğluna oğlum al şu parayı bana şu malzemeleri alda gel dedi, sende parayı aldın malzemeyi getirmedin, manası anlamı babayı dinlemedin. İşte kuranı şekilden dinleyerek hükmünden dinlemeyenler kurana şekilden inandım hükmünden yaşamayanlar kuranı dinlemeyenlerdir. kurana inanmayanlardır. Kuranı yaşayarak yaşatma mücadelesi vermeyenler verenlerle birlik oluşturmayanlar kurana şekilden inansalar bile mana olarak anlam olarak hüküm olarak inanmayanlardır. Her kez her birey kendini altadır.

Her halükarda hayatın ve dünyanın Sonucun, da cenabı hakkın huzurunda olacağız kendimizi aldatmayalım. Fanı âlemi bakı âleme feda etmeyelim fanı olan âlemi bakı olan âlem uğrunda kullanalım. Gelin birlik beraberlik kuralım doğuş ve aydınlık partisi saflarında buluşalım. Cenabı hak hepimizin yardımcısı olsun Allah iman edenlerin Allah ile beraber olanların yardımcısıdır. Kuran manaya yorumlanarak sunulur sende aygırı gidersin, de aklıselim düşünmezsin

Sen seni yaratana sorumlu olduğunun bilincinde mutlak olmalısın ve olmalıyız Doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşundan sonra Şu an dünyada hangi siyasi düşünceye partiye destek olursan ol firavunlara destek olursun çünkü dünyanın yönetim sistemi firavunların yönetim anlayışıdır. Şu an bu sisteme bu yönetim anlayışlarına biat edenler dünyada var olan zülüm, e destek olurlar bu sistem haramlara ruhsat veriyor sende onlara biat ederek onlara ruhsat veriyorsun. Onlar kadın pazarlamaya zinaya ruhsat veriyor sende onlara ruhsat veriyorsun dünyadaki katliamlar bu bozuk düzen zülüm düzeninden dolayı, dünyada insanlığın malından canından kanından namusunda menfaat temin edenlere destek olarak bütün var olan melanetlerin sorumlususun ki;

Bizimle beraber doğuş ve aydınlık partisini kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde birlik olarak, Allahın hükmünün dünyaya egemen olsun yönünde bu gayrı meşru melanetlere son vermek üzerine mutlaka bizimle birlikte olmalısınız. Sen bir kişide olsan bizimle birlikte olursan dünyadaki melanetlerden sorumsuz olursun çünkü sen ilahi adalet dünyaya egemen olsun diye doğuş ve aydınlık partisi saflarındasın ilahi sistemin kanunlarının adaletini dünyaya egemen kılacak olan cenabı haktır biz onunla birlikte olmalıyız.

EZELDEN EBETE KADAR DEĞİŞMEZ İLAHİ KANUNLAR TÜM İNSANLIK ÜSTÜNE EŞİTTİR OLARAK SUNULMUŞTUR HERKEZ AYNI BAĞLAMDADIR

Fetih suresi ayet 23: Allah’ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.

Zariyat suresi ayet 49:  Her şeyden iki çift yarattık ki düşünüp anlayabilesiniz.

HUCURAT SURESİ AYET 4: Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

Bu ve bunlar gibi kuranda zikredilen diğer ayetler ışığında her şeyden iki çift yarattık diyor cenabı hak. Tüm canlılar erkekli dişili, teknolojide artılı eksili ve madde ve mana olaraktan doğru yanlış hak batıl üzerine dünyada ve ahrette yanı manada her olguyu çift olarak ve öteden beri ebediyete kadar kanun olarak yaratılmıştır Olduğunun üzerinden.

 Allah katından insanlığa doğru yolu tanımlamak üzerine resuller birbirinin ayni olarak insanlık tarihinin tamamında eşittir, olarak namaz, oruç, hac, kurban, tüm insanlık tarihi boyunca var olduğuna göre, dünyadaki yaşam alanındaki kalıntılara baktığımızda mabetler neden ayrı, ayrı hepsi bir değil.

Cenabı hak din sadece Allah, in olarak tek bir din olduğunu ayetler ışığında değişmez kanun olduğunu vurguluyor. işte bunun nedenini anladığımızda gerçek İslam dinini anlamış olacağız.

Nedeni tevbe suresi ayet 107 ve 108 de ve benzer diğer ayetlerin anlamında olduğu gibi Allah’ın emirlerini manadan koparıp şekiller üzerine sembolize ederek namaz oruç hac kurban manadaki gerçek ehemmiyetinden uzaklaştırılmıştır. Bu tanımlamalar elbette ilahi emir olarak tüm insanlık üstüne eşittir. Fakat Manada İslam ilahi adaleti ilahi kuralları yaşamak ve yaşatmak üzerinedir. Allahın emrine itaat Allaha secdedir. Kuranda cenabı hak bizlere madde âleminin verileriyle benzeterek mana âlemini bilgilerini bize anlatır kuranın maddeye yorumunda manayı anlamamaktan manadan kopukluk meydana gelince gerçek İslam dininden insanlık ayrılarak din adına uydurulmuş olguları din olarak anlamak konumunda kalmıştır.

 İşte kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku bu yanılgıdan bizi arındıracaktır. Manadaki namaz ilahi emirlere fikren itaat ederek Allah’a secde etmektir, teraziye hakka hukuka riayet etmektir, hakka hukuka riayet edenlerle birlik olmaktır. Manada oruç ise yine ilahi emirlere itaat ederek yalan dememek haram yememek orucu tutmaktır, Haram yiyenlerle yalan diyenlerle birliktelik oluşturmamaktır.  Manada kurban ise Allahtan gelen emirlere vahiye manasındaki anlamıyla beraber inanarak teslim olarak ilahi emirlere kendini feda ederek ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak uğruna kendin adına tümen imkânlarını seferber ederek kurban olmaktır. İlahi adaleti dünyaya egemen kılmak için tüm imkânlarını seferber ederek mücadele etmendir. sadece cenabı hakkın emirlerine itaat ederek ona kul olmayı amaç edinmendir o zaman sen Allaha teslim oldun Allaha kendini kurban kıldın.. Firavunlara kul köle olmaktan arındın.

 Hac ise Allah’a ulaşmaktır kurana manasıyla beraber iman ederek Allah’ın emirlerine sıkı olarak sarılmak için kurana mana olarak gönülden inanarak Allah’a fıtrat ve vicdan olarak yükselmektir. Kelimeyi şahadet kuranı manasıyla beraber birebir şahadet ederek yaşamak ve yaşatmak için mücadele etmektir. Mücadele edenlerle birlik olmak kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukundaki elde birleşerek ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak üzerinde olmaktır. Kelimeyi şahadet sadece ağızdan dökülen söz değildir.

Bütün Allaha gönülden inanarak cenabı hakkın dünyaya hükümran olmasını isteyenler doğuş ve aydınlık partisi saflarında yerlerini almaları her kişinin kendisinin Allaha olan aşkı sevdasından kaynaklanır. Allah senin tüm varlığını ve her şeyini verirken sen Allah aşkıyla Allahın sana verdiklerinden Allahın adaleti dünyaya egemen olsun Allah hükümran olsun diye Allah için veremiyorsan kendini aldatırsın, Senin gibi düşünenleri aldatırsın veya onlar seni aldatır.

TEVBE SURESİ AYET 111: Allah muhakkak ki; Allah yolunda savaşan, böylece öldüren ve öldürülen mü`minlerden onlara verilecek cennet karşılığında, canlarını ve mallarını satın almıştır. (Bu), Tevrat`ta, İncil`de ve Kur`ân`da, O`nun (Allah`ın) üzerine hak olan vaaddir. Allah`tan daha çok ahdine vefa eden kimdir? O`nunla yaptığınız alışveriş ile sevinin! Ve işte o, en büyük fevz (mükâfat)dir.

 Kurana inanmak ayetlerin anlamını hayat nizamı olarak yaşamak ve yaşatmak mücadelesi üzerinde Allah yolunda malınla variyetinle canınla mücadele etmektir. Aksi halde kurana şekilden inanıp manadan inanmamış olarak müşrik olarak inkârcı olarak ölür gidersin. kimse kendini aldatmasın aklını akıllı bir şekilde kullansın akıl iki sıfattadır şeytanı akıl rahmanı akıl şeytanı akıl dünyalık hesaplar yapar rahmanı akıl ahret ebedi hayatın hesabını yapar. Tüm insanlığın aklıselim düşünerek bizi anlamasının temennisiyle Saygı ve sevgilerimizi arz ederiz. :

İLAHİ KANUNLAR KURALLAR CERCEVESİNDE KURAN AYETLERİ IŞIĞINDA HZ İSA İLE KİYAMET              SAATININ GELİŞİ HAKKINDA BİLGİ EDİNELİM.

Kuranı anlamak istiyorsan sabırla düşünerek oku akıl mantık üzerinden değerlendir gelenekleri değil gerçekleri din edin başkalarının aklıyla değil kendi aklınla karar ver. Bu güne kadar sözde İslam âlimlerince anlatılan Hz. İsa hakkındaki anlayışları kuranı mana olarak anlamadıklarından dolayı gerçekleri, göremezler. Onların anlayışları gerçekleri yansıtmaz çünkü onlar kuranı mana olarak değil, de şekiller üzerinden yorumlarlar bu vesile kuranı anlayamazlar. Kuran madde âleminin benzerinden mana âlemini anlatır anlayanlara Kuranı mana olarak anlamadan Hz. İsa hakkında veya diğer konular hakkında gerçek bilgiye ulaşılamaz. Kuranda Hz. İsa ile ilgili ayetlerden bir bölüm sunarak gerçek kuranın batını manaya doğru yorumunda Hz. İsa’yı tanımlamaya çalışalım. Bizim fikrimizce sunulan konuları aklını kullanarak mantık yürütenlerce anlamayan kesinlikle olmaz. Kuran mana olarak doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşun kesinlikle çelişkisizdir.

Cenabı hak madde ve mana olarak her şeyi bir kanun olarak yaratmıştır ezelden beri her şey Allah katından kanun olarak yaratılmıştır.  Madde ve mana kanunları kuranın tanımlamasında kesinlikle birbiriyle çelişki arz etmeyen konumundaki yorumunda kuranı anlamalıyız. Kuranın maddeye yorumunda deniz yarıldı ay yarıldı ve ya benzer ayetlerin konumu maddeyi bir yarılma değil madde benzeri manada bir yarılmadır bu tanımlamada deniz veya ay madde olarak yarılması madde kanunlarıyla çelişir Çünkü suyun yaratılış kanunu gereğinde sular sebepsiz yarılmaz sebepsiz yarıldı olarak yorumlamak madde kanunlarıyla çelişir.

Bu şekilde madde kanunlarıyla çelişkili konumda madde benzeri manadaki olguların madde benzerinden sunuluşludur. Manada deniz ilim denizidir cenabı hak denizler mürekkep olsa ağaçlar kalem olsa bir o kadar daha olsa rabbin kelamını yazmakla bitiremezsin. Madde kanunlarında, su yüz derecede kaynar sıfır derecede donar, cenabı hak her şeyi bir sebep vasıtasıyla yaratır, sebepsiz hiç bir veri tahakkuk etmez çünkü cenabı hak sebepler ardında gizlidir yanı biz kuranı cenabı hakkın her şeye kadir sıfatıyla yorumlayacak olursak kuranı anlayamayız. Kuranı anlamaktan uzaklaşırız şu an insanlık kesinlikle kuranı anlamaktan uzaktır.  Zaten şu an kuran ayetten manaya rivayetlerle süslenerek anlatılır tefsir kitaplarında hep böyledir kuranın rivayetler eşliğinde ayetlerin tefsir edilişi kuranı anlamadıklarının kuran ayetlerin ne anlama geldiğini bilmediklerinin kanıtıdır. Biz kuranı cenabı hakkın her şeye kadir sıfatıyla yarattığı kanunları çerçevesinde ayetten manaya çelişkisiz yorumundan anlaya biliriz. Hz İsa İlgili ayetlerden bir bölüm arz ederek akıl mantık üzerinden anlayalım.

ZARİYAT SURESİ AYET 49:Her şeyden iki çift yarattık ki düşünesiniz

HUCURAT SURESİ AYET 13. ey insanlar biz sizi bir erkek bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere kabilelere ayırdık. Haberiniz oluşunki Allah katından en şerefliniz en takva sahibi olanınızdır

Bu iki ayet birbiriyle çelişmemesi için Hz. İsa bir insan olmadığıdır nedeni biz insanı bir erkek bir dişiden yarattık diyor insanın yaratılış kanunu budur Allah’ın kanunlarında değişiklik olmadığına göre Hz. İsa’nın anası var babası yok böyle bir doğumun insan sıfatında ilahi kanunlara ters düşer

FETİH SURESİ AYET 23.Allah, in öteden beri sure gelen kanunu budur Allah, in kanunlarında asla bir değişiklik bulamazsın

KEHF SURESİ AYET 1 hamt Allah’a mahsustur kuluna indirdiği kitabın içinde bir yamukluk bir çelişki yoktur.

Bu ayetleri alt alta koyarak iyi düşün iyi anla ki haz İsa bir insan değildir olduğunu tam tamına anlamak için Hz. İsa ile ilgili ayetler ne diyor onlara bir bakalım.

                                                    ŞUARA SURESI AYET 52:Ve işte sana emrimizden bir ruh vahyettik sen kitap nedir iman nedir bilmiyordun ama biz onu nur kıldık onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz. Emin ol sen doğru yola çağırıyorsunuz

Bu ayette kuranın vahy olarak insanlığı aydınlatan bir nur bir ruh olduğunu cenabı hak  çok net olarak vurguluyor Hz İsa ile ilgili ayette de Hz. İsa’nın Allah sözü olarak ruh olarak doğduğunu da

NİSA SURESİ AYET 171: Ey kitap verilenler dininizde aşırılığa gitmeyin ve Allah hakkında yalnız gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa MesihyalnızcaAllah, in resulü Meryem’e ulaştırdığı

(VAHY ETTİĞİ) kelimesi ve ondan bir ruhturbaşka bir şey değildir.

Gelin Allah’a ve onun resulüne iman edin ve üçtür demeyin( üçüncü birini eklemeyin)

Bundan vaz geçin hakkınızda hayırlı olur Allah ancak tek bir Allah’tır. Haşa onun bir oğlu olması asla düşünülemez göklerde ve yerlerde ne varsa hepsi onundur vekil olarak Allah yeter

ZUHRUF SURESİ AYET 57 VE 61. Meryem oğlu İsa bir misal olarak ortaya atıldığında kavmin ondan çığrıştılar 61. İsa gerçekten saat için bir ilimdir onun için sakin kıyametin geleceğinden şüpheye düşmeyin de bana uyun tek doğru yol budur

              BU AYETLERİN MEALİNDEN HZ İSAYI ÇOK RAHAT ANLAMAK MÜMKÜNDUR

Şuara ayet 52 de kuranın ruh olarak vahy olduğunu nisa suresi 171 Hz. İsa’yı tanımlarken resul olduğunu Allah kelamı olduğunu ve Meryem’den ruh olarak doğduğunu vurguluyor ve misal olarak verilişinde kıyameti bildiren bir ilim olduğu anlamamak kurana inanmamaktır.

Yanı işin özü cenabı hak mana âlemini madde âleminin verileriyle benzeterek bizlere sunumunda Hz. İsa’nın vahiy olarak Meryem’den doğuyor ve insanlığa vahiy olarak ruh olarak Allah kelam olarak cenabı hakkın doğru yolunu tanımlayan resuldür anası, da Meryem’dir Meryem ise vahyin anası olan insan sıfatındaki resullerdir. Yanı Tevrat Zebur İncil ve kuranın manevi anası insan sıfatındaki resullerin batın ismi mana ismi Meryem’dir. Meryem ne demek herkesin tüm insanlığın mahremidir dokunmak yasaktır. İftira atmak yalancı konumuna düşürmek yasaktır. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunu kabullenmemek yalancı konumuna düşürmek gayretleridir. Yalancı kurana mana olarak inanmayanların kendileridir onlar kendilerini yaratanın ayetlerini inkâr ederler kendileri gibi kuranı farklı yorumlayarak Allah adına yalan uyduran yalancıların peşinden koşarlar Maddenin manaya misal verilerek kuranın manasının sunuluşunu Cenabı hakkin ilgili ayetlerinin anlamından anlayalım. Kuran tefsir edilirken İslami anlatanlar geçmiş insanların sözde geçmişte resullere iman edilmediğini şu an Müslümanlığın varlığına inananlar kendilerince resullere inandığını sanarlar oysa kuranın manaya doğru yorumunu tahakkukunda tüm resuller fıtrat olarak fikir olarak yeniden doğarlar. Kurana mana olarak inanalar tüm resullere iman edenlerdir. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunumuna şek ve şüpheli bakanlar inanmakta zorluk çekenler, kuranda tanımlanan resul sıfatlarına inanmayarak kuranın tanımladığı şekilde kendilerinin geçmişteki gibi maşrık sıfatlarında olduğunu anlamazlar. Hâlbuki geçmiş kavimlerde kendilerince inandıklarını sanarlar kuranda birçok ayette onlar geçmiş kavimlerin kalıntılarını gezip görmezler, mi geçmiş kavimlerin kalıntıları dünya üzerindeki küfür düzenidir.

Allaha ortak koşmak, kula kulluk edinmek, haramlara ruhsat vermek, haramlara ruhsat veren yöneticilere itaat biat ederek onlara ruhsat vermek, İnsanları öldürmek, insanlığın malından canında mülkünden namusunda menfaat temin etmektir. İşte geçmiş kavimlerin kalıntıları bu şekildedir. Onları cenabı hak nasıl helak ettiyse bugünde o kalıntılar şu anda mevcut olması sebebiyle bizleri, de helak edecektir. Allahın kanunları değişmez Allah sözleri değişmez kanundur. Ancak tek şartla helak olmaktan kurtuluruz. ilahi adaleti ilahı kanunları Allahın hükmünü dünya yönetimine egemen kılmak üzerine malımızla mülkümüzle canımızla tüm varımızla variyetimizle mücadele edersek mücadele edenlerle beraber olarak mücadele kervanına katılarak katkıda bulunursak işte o zaman cenabı hak bizi helak olmaktan men ederek geri alarak saadete iki cihanda kavuşturur kesinlikle Allah yolunda ölümü göze almayanlar bu sıfatlara giremezler.

BAKARA SURESI AYET 26: Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, misali örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

                                         Alİ İMRAN SURESI AYET 7: Sana Kitab`ı indiren o’dur. Onun (Kur`an`ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab`ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbihâyetlerin peşine düşerler. Hâlbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye manaya erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.

Bu ayetler vasıtasıyla cenabı hak madde âleminin verileriyle ruh alemi düşünce alemi mana alemini bize benzerinden misillendirerek sunmaktadır. Hz. İsa’nın doğumunu ve varlığının bir batın olduğunu mana olduğunu vurgular. Hz. İsa’nın doğumunun bir madde çocuğun doğumuyla Cenabı hak vahyin doğumunu benzer göstererek bize sunmaktadır.ilahi vahiy Düşüncenin mana olarak insan düşüncesi olarak bir kadının çocuk doğumuna benzetilerek sunulmasıdır. işte bizlerde bu mana âleminin madde âlemiyle benzetilerek Allah katından bize sunuluşuna gönülden inanarak şüphesiz konuma geldiğimizde zaman gerçek iman ehli konumunda oluruz

Ali İmran suresi ayet 55<:Allah, şöyle buyurmuştu: “Ey Îsâ! Muhakkak ki seni vefat ettirecek olan ve seni Kendime (katıma) yükseltecek olan ve kâfirlerden temizleyecek olan Benim. Sana tâbî olanları kıyâmet gününe kadar, kâfirlerden üstün kılacak olan Benim. Sonra sizin merciiniz Benim (dönüşünüz Bana`dır). O zaman sizin ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler hakkında aranızda hüküm vereceğim.”

 Hz İsa, nın ölümü insanlığın kuranı anlamaktan uzaklaşması birde dünya yönetiminden hükmünün raf edilerek kaldırılmasıdır kuranın manaya yeniden madde benzerinde olduğunun doğru yorumunun tahakkukunda Hz. İsa fikir olarak ruh olarak İslam olarak Allah kelamı olarak yeniden doğmuş olmaktadır. Dünyanın sonunda Hz. İsa’nın yeniden kuranın batını manaya doğru yorumu olarak dünyaya gelmesi insanlığa imam olması ilahi kural olarak sunularak hayat nizami kabul edilmesidir. Dünya yönetiminde hakem olarak kural olarak kanun olarak hükümran olmasıdır. Kuranın batını manaya yeniden doğru yorumunun tahakkuku Hz. İsa’nın zuhuru nüzulü olduğunu anlamamak için aklıselim temiz kalpli düşünmemekten kaynaklanır

Cenabı hak biz âdemi yarattık ve eşinde ondan yarattık ayetinin mealindeki manası her insan kadınlı erkekli olarak âdemdir her insanın eşini, de cenabı hak her insanın kendisinden yaratmaktadır. Ancak bu eşler madde değil mana eşleridir yanı manada her insanın eşi düşüncesidir düşünce insanın manadaki eşidir her insan düşünerek dünyada hareket halindedir âdemin iki oğlundan biri hak doğru düşüncesidir.  Birisi batıl yanlış düşüncesidir düşüncenin doğumu çocuk olarak benzetilmiştir cenabı hak kuranda müşabihi dediği yanı maddenin maya benzetilerek ayetlerin sunuluşudur. Kuran düz bir kitap değildir kuran bize manayı maddeyle benzerinden anlatır.

Hz İsa kuran ve kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu olduğunu anlamak inanarak tanımak ilahi emirleri kuranın batını manasında kuranın hükmünde kuranın manaya doğru yorumunda birlik olmak Hz. İsa, ya tabı olmaktır. Hz. İsa vasıtasıyla Allah’a ulaşarak Allah’a tabı olmaktır. Bu anlayışın dışında kalanlar kendilerini Allah adına başka nesnelere kulluk ederek onları Allah’a ortak koşmak konumunda kalanlardır işte bu düşüncenin sunumundan aklederek mantık olarak uyananlar kuranın tanımladığı ashabı keyfin mantık uykusundan uyanışıdır.

Kuranda tanımlanan tüm sıfatlar batın olarak her zaman vardır. Gereği gibin inananlar o sıfatlara girerler o görünüp şekil değil batındır manadır. Nuh’un gemisi kurandır, Musa’nın asası kurandır, gemide asada misali benzerliktir. Denizin yarılması ayın yarılması zahiri âlemde değil batını mana âlemindedir. Kuran bize tarihi değil batını manayı maddenin benzetilerek anlatır. Birde cenabı hak bize hiçbir zaman madde gözün gördüğü âlemi tarih kitabı şeklinde anlatmaz tarihi insanlar yazar batını Allah bize vahiy olarak bildirir. Anlayanlara Anlatmak kolaydır anlamayana ise ne dersen de onlar akıldan gönülden kördürler fikirden ölüdürler onlara cenabı hak doğru yola hidayet etmez biz ancak Allah’a gönülden inanarak iman edenlere anlata biliriz onlar akil mantık üzerinden uyanırlar.

İNSANLIK DÜNYA ÜZERİNDE (6000)BİN YIL İMTİHAN OLUNMAK ÜZERİNE YARATILDIĞININ BİLGİSİNİ İLGİLİ AYETLERİN MANASINDAN HER AKLISELİM DÜŞÜNEN MANTIĞIN ANLAYABİLECEĞİ MANTIK DİLİNDEN İZAHAT EDECEĞİZ.

 Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu söylenen sözden ibaret değildir. Eğer bu sadece söylem olsaydı bunu her kez, de söyleyebilir bu söylemin altını dolduracak fikir olmadan bu söylemi kim söyleyebilir kimse söyleyemez velev ki söylese altını dolduramaz hemen tıkanır çelişkiye düşer. Fakat gerçekten kuran manaya doğru yorumunun tahakkukundaki bilginin sunuluşu tüm insanlığın varsayım üzerine kurulu din anlayışlarını yanılgıda olduklarının izahatında onları susturur. Güneş doğduğunda karanlık yok olur gider. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda varsayım üzerine rivayet üzerine kurulu din anlayışları yok olmaya mahkûmdur.

Hak geldi, mi batıl zail olur hak kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukundadır bu güne kadar bazı şarlatanlar kendilerinde olmayan sıfatları kendilerine lanse ettiler. Hepsi şarlatandırlar gerçekler akıl mantık üzerinden evrensel kurallar çerçevesinde ilim olarak tahakkuk ederek sunulur.  Güneşim demekle güneş olamazsın güneş isen ışık saçarsın karanlıkları yok edersin. İşte izahı dünyada ne kadar bilgin varsa bu tezimi bu fikrimde yanıldığımı izah ve ispat etsinler Veyahut ta doğru olduğumun kanaatinden ikrar etsinler. Şek ve şüphe içerisinde kalmasınlar.

Öncelikli olarak düşüncelerimdeki doğruluğumuzun kanıtı insanlık tarihinin imtihan suresinin altı bin yıl olduğu bu altı bin yılık surede dört kitap dönemi. Her kitap üzerine iki resul toplamda sekiz resul dönemi, yedi dönemde firavunların hükümranlık dönemleri, toplamda on dokuz dönem. Altı bin yıllık dönemde on dokuz dönem olarak insanlığın dünya imtihan suresi sona gelerek tükeniş konumuna gelecek olduğu kuranda ilgili ayetlerin batını manaya doğru yorumundan her mantığın anlayabileceği dilden ifade ederek sunulmuştur.

Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku İslam dininin yeniden tazelenerek sunuluşudur. Tüm insanlığın bu düşüncenin sunulduğu el öncülüğünde kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisi saflarında ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak üzerine birlik oluşturması tüm insanlığa Allah katından kesin emir olarak elzemdir. İtaat etmenin etmemenin bir bedeli vardır hakkın karşıtı batıldır. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu haktır. Hakkın yanında yer almayanlar batıla hizmet ederler verdikleri mücadele hak adına olsa bile yinede batıldır. Kuranın manaya doğru yorumunun yanında hakkın yanında yer almayanlar karşıt olarak batıla hizmet ederler doğru yol kuranın doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşundadır. Onun dışında kalan tüm anlayışların tamamı batıldır. Velev ki din adına İslam adına olsa bile

Kuranı mana olarak anlaya bilmek için öncelikli olarak tüm insanlık cenabı hakkın bir olduğunu kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi olduğunu inanır ve bilir.Buna mukabil cenabı hakkın kuranda esmahül Hüsna olarak isimleri çoktur. Her isim bir Allah olarak düşünebilirmiyiz, düşünemeyiz. Cenabı hakkın isimlerinin her birinin manada sıfat isimleridir. Her isim cenabı hakkın birliğinde sıfat isimleridir ismidir.

Benzer olaraktan kuranda adı gecen resul isimleri, de aynıdır her isim bir resul değil ancak bütün resul isimleri bir resulün tahakkuk eden varlığında sıfat isimleridir. Resullerin hepsi birdir Her resulün Allah katından görev tayın olunduğunda yeniden İslam dini yeniden tahakkuk ederek bütün isimler sıfat olarak manadan batından hepsi vardır. Cenabı hak her isimden bir benzetme yapar o benzetmelerin hepsi insanlık tarihi, nın başlangıcından bitimine kadar eşittir olarak vardır. Kuranı bu şekilde anladığımız zaman doğru anlamış oluruz kuranda adı gecen tüm resuller eşittir tüm insanlığın resulleridir ilk tayın olunan resulle son tayın olunan resuller arasında fark yoktur.

Öteden beri aynıdır Musa hepimizin resulüdür İsa hepimizin resulüdür Muhammed hepimizin resulüdür İsa Muhammed, tır Muhammed İsa, dır İsa Musa, dır Musa İsa, dır hapsı birdir. Kuranda adı gecen resul isimleri insan ismi değil tüm insanlığa sunulan batın isimleridir kuranı manasıyla beraber inanarak yaşayan tüm insanlar kuranda tanımlanan resul sıfatlarına girerler.

Kurana manasıyla iman eden tüm insanlık dünyada cenabı hakkın temsil ederler cenabı hakkı temsil etmek onun dünyadaki elcisi olmak anlamındadır. Fakat kuranda Tevrat Zebur İncil ve kuran üzerine her kitap üzerine sekiz insan resul olarak tayın olunmuştur her kitap üzerine iki resul dönemi olarak birbirinin benzerinde eşittir olarak aynıdırlar onların görevleri Allahtan aldıkları vahiy ilmini tebliğ etmektir.  Cenabı hak Musa, ya asa verdim diyor onun asası vahiy ilmidir o asa bütün resullere verilmiştir çünkü vahiy ilmi manevi elde manevi asadır. Her resul ismindeki sıfatlar manadan eşittir olarak tüm insanlık üzerine eşittir olarak vardır. Kuranı bu anlayış üzerinden değil, de kuran bize tarihteki olayları anlatırcasına kuranı yorumlamak kuranı anlamamaktır şu anda kuran tarihteki olayları anlatır gibi yorumlanmaktadır oysa kuran bize tarihi değil batını anlatan bir rehberdir kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku bizimle beraber İslam dini yeniden tazelenerek gerçek doğru yol üzerine insanlığa sunulmaktadır.

Kurandaki resul isimleri batın ismi olmakla beraber dünyadaki insan sıfatındaki resullerin şekil ismi değildir. Hz Muhammed kuranın sıfat ismidir onunla ilk bütünleşen insanın şekil adı Muhammed Değildir. Anlaşılan odur ki Hz Muhammed, e inanan ilk insan Hz alidir Allahtan gelen vahiy kılıcı kimde Hz alide o kılıç iki uçlu oluşunun Zülfikar oluşunun anlamı kuran üzere iki resul olduğunu simgeler Hz alinin elindeki kılıç vahiy kılıcıdır bunun anlamı vahiy, ile ilk bütünleşen Hz Muhammed, ile ilk bütünleşen Hz alidir. Hz Muhammed kuranı batın ismi onunla insanlara anlatan Hz âlidir. Bu anlatım şu an insanlığın anlamıyla çelişir fakat insanlığın kuranı mana olarak anlamamasından kaynaklanan bir sonuçtur bu vesile alevi çamı ası, da kurana inanan bir camiadır neden arada faklı tanımlamalar vardır.

Dinler arasındaki çelişkiler dinler içi arasındaki çelişkilerin sebebi kuranı mana olarak anlamamaktandır kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku dünyada bütün din anlayışlarını bilimsel olarak bütünletilecek anlayıştır fakat kabul etmek istemeyene yapacak bir şey olmak aklını mantıklı yürütenler için kolaydır.

Kuranda adı gecen Firavun bir kişinin ismi değildir firavun sıfat ismidir firavun kuranda ilahi kanunları silerek kendi kanunlarını hükümran kılan insan topluluklarının ortak adıdır.

Dünyada firavun sıfatlarına giren insanlar ebedi cehenneme resul sıfatlarına giren insanlarda ebedi cennete kuranda cenabı hakkın tanımlaması budur. İki yol var biri hak yol biri batıl yol batıl yol firavunlar yoludur hak yol resuller önderliğinde tanımlanan hak yoldur.

 Birde insanlık sözde hak yolda olduğunu sanarak batıl yolda firavunlara tabı olarak onların kanunlarına tabı olarak dünya yönetiminde onlardan ittifak ederek sözde İslam dinini yaşadığını sananlar vardır. o din İslam dini değil İslam dini adına firavunların atlatmaca dinidir, Firavunların dinidir. Cenabı hakkın dini cenabı hakkın dünya yönetiminde ilahı kanunların hükümranlığı üzerinedir. İlahi kanunlar ilahi kurallar konumu üzerine yaşamak ve yaşatmak mücadelesi verenler İslam dininin gerçek mensuplarıdırlar.

                           İSA İLE KİYAMAET SAATİNİN GELİŞİNDE ON DOKUZ MUCIZE BİLGİSİ

İnsanlık tarihini başlangıcıyla bitimini kuranda konu alan ilgili ayetlerden bir bölüm ayeti sunarak her aklın anlayabileceği dilden izahat etmeye çalışacağız. inşallah aklıselim düşünerek bu gerçeği görenlerden oluşuruz. Kuranda ayetlerin manasından cenabı hak bize her şeyi izah eder ancak aklıselim düşünerek düşünenler için cenabı hak kolaylık getirir.

KAMER SURESİ AYET 22: 32:51

22:And olsun biz kur,anı düşünüp öğüt alsınlar diye kolaylaştırdık öğüt alan yokmu

32: Ant olsun biz kuranı  düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık o halde düşünüp öğüt alan yok mu

51:düşünüp ibret alan yok and olsun biz sizin benzerlerinizi hep helak ettik düşünüp ibret alan yok mu

Allah sözlerini akli selim düşünmek gerekmez,mi Benzerinin helak edilişi dünyada küfür ve zülüm üzerine yaşayanlardır firavunlara kulluk edenler onları Allaha ortak koşanlardır. Şu anki dünya düzeni budur helak olmaktan kurtuluş yolu doğuş ve aydınlık partisinin saflarında yer almaktır. Biz bu kadar geniş olarak izahat ediyoruz da hala insanlar neden anlamak istemiyor. Bende anlamış değilim bu insanların bu halını neye güveniyor bu toplum Allahtan korkmaz misiniz.

Kuranın batını manaya doğru yorumunu tahakkukunda aklın görebileceği seviyede cenabı hak anlamayı aklıselim düşünenlere tenzil eder. Yeter ki sen düşün aklını kullan Bu olguyu anlamayacak insanlardan cenabı hak hesap sormaz fakat anlayacak kapasiteleri verildiği halde inkâr ederek hakkı gizlemeye çalışanları cenabı hak sonsuz cehenneme sürükleyeceğini bize kuranda defalarca vurgular

                  İNSANLIK TARİHİ ALTIBIN YILL ÜZERİNE KURULMUŞ İMTİHAN SURECİNDE

Kuranın tanımlamasında insanlık dünyada altı binyıllık bir imtihan olunma suresine binaen yaratılmış olduğunun ilgili ayetlerini her mantığın anlayabileceği dilden izah edeceğiz inşallah size de anlamayı nasip eder cenabı hak inşallah

Altı binyıllık insanlık tarihinde dört kitap dönemi her kitap üzerine iki insan sıfatındaki resuller toplam sekiz resul her sekiz resuller arasında yedide karanlık firavunlar hüküm dönemleri

Bu olguların toplamı on dokuz dönem olarak tamamında insanlığın dünyadaki imtihan suresi sona erecek olduğunu ilgili ayetlerin mealindeki manasında izahat edeceğiz.

Bu tanımlama oyun ve eğlence veya masal değil ilahi bir uyarıdır.  Dört kitap dönemi her kitap üzere iki resul toplamda on iki dönem yedide firavunlar karanlık ara dönemler hepsinin toplamı on dokuz eder işte kuranda onların üzerine on dokuz vardır ayetinin mealindeki manası bu olgunun ve on dokuzu tanımlayan diğer ilgili ayetlerin bir bölümünden her mantığın anlayacağı dinden izah edelim.

                                                   HADİD SURESİ AYET 4Gökleri ve yeri 6 günde yaratan O`dur. Sonra arşın üzerine istiva etti. Arza gireni ve ondan çıkanı ve semadan ineni ve orada uruç edeni (yükseleni) bilir. Ve siz nerede iseniz O, sizinle beraberdir. Ve Allah, sizin yaptıklarınızı en iyi görendir.

HUD SURESİ AYET 7: Hanginiz en güzel ameli yapacak?” diye sizi imtihan etmek için 6 günde (6 yevmde) semaları ve yeryüzünü yaratan O`dur. Ve O`nun arşı su üzerinde idi. Eğer sen: “Muhakkak ki siz, ölümden sonra beas edileceksiniz (diriltileceksiniz).” dersen, kâfir olan(inkâr eden, örten) kimseler mutlaka (şöyle) derler: “Bu ancak apaçık bir sihirdir.”

ARAF SURESİ AYET 54: Semaları ve arzı altı günde yaratan, muhakkak ki sizin Rabbiniz Allah`tır. Sonra arşa istiva etti. Gündüz, onu süratle talep eden (takip eden) gece ile örtülür. Ve güneş ve ay ve yıldızlar O`nun emrine musahhardır (boyun eğmişlerdir). Yaratma ve emir O`nun değil mi? Âlemlerin Rabbi mübarektir, şanı yücedir.

YUNUS SURESİ AYET 3:Muhakkak ki sizin Rabbiniz Allah, semaları ve yeryüzünü 6 günde yaratandır. Sonra arşa istiva etti. İşleri düzenler ve O`nun izni olmadıktan sonra (olmadıkça) bir şefaatçi yoktur. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Artık O`na kul olun. Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

KAF SURESİ AYET 38:Ve andolsun ki, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yarattık. Ve Bize (hiç)bir yorgunluk dokunmadı.

FURKAN SURESİ AYET 59: Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!

  SECDE SURESİ AYET 4:O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde halketti (yarattı). Sonra arşa istiva etti (arşı sevva etti, dizayn etti, vecdi arşta karar kıldı). Sizin O`ndan başka dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

SECDE SURESİ AYET 5:Gökten arza kadar emri (Allah`tan gelen ve Allah`a dönen herşeyi) tedbir eder (düzenler). Sonra bir günde O`na yükselir ki, (o bir günün) süresi, sizin (dünya ölçülerine göre) saymanızla 1000 senedir.

HACC SURESİ AYET 47:Ve azabı senden acele istiyorlar. Ve Allah, asla vaadinden dönmez. Ve Rabbinin katındaki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir.

RABBIN KATINDA BİR GÜN SİZİN SAYDIKLARINIZDAN BİN YIL KADARDİR MANADA ALTI GÜN TOPLAMDA ALTI BİN YIL EDER ÇOK AÇİK BİLDİRİMDİR. ALLAHA İNANMAYANLAR KURANA MANA OLARAK INANMAKTA ŞÜPHE EDERLER İNANMAKTA ŞÜPHE EDENLERİ CENABI HAK KÂFİRLER OLARAK BİLDİRİYOR. AKLISELİM DÜŞÜNELİM YERLERİN GÖKLERİN VE ARALARINDAKİLERİ ALTI GÜNDE YARATILIŞI ALTI GÜN BATINI GÜNLER YANI ALLAH KATINDA GÜNLER ALTI GÜNDE YARATILAN MADDE ÂLEMİ DEĞİL MADDENİN BENZERİNDEKİ MANA ÂLEMİDİR BATINI GÜNLERDİR SURESİ ALLAH KATINDADIR ANCAK BİZE BİZİM YAŞADIĞIMIZ BİN YIL MESABESİNDE OLDUĞUNU BİLDİRİYOR İŞTE İNSANLIK TARİHİNİN YAŞAM ALANINI MANADAKİ BOYUTU ALTI BİNYIL BUKADAR ACIK VE NET HANI CENABI HAK MANA ÂLEMİNE MADDEYE MİSAL BENZETEREK ANLATIR OLDUĞUNUN İLGİLİ AYETLERİNDEDE BİZE BATINI MİSAL OLARAK BENZETEREK ANLATTIĞINI BİLDİRİYOR VE BİLDİRMEKTEDİR.O ALTI GÜNLERİN BİR GÜNÜNÜ BİZİM DÜNYA YAŞANTIMIZDAKİ BİN YILLIK BİR SURENIN BİR GÜN MESABESİNDE OLDUĞUNU CENABI HAK BİZLERE ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE VURGULUYOR İŞTE AYETLER İŞTE MANASI

İnsanlık tarihini altı bin yıl olması kâinatın yaratılışının veya diğer canlıların yaratılışı anlamını kapsamaz bu ayetlerin mealindeki manası sadece insanlık kapsam alanındadır.Cenabı hak bu altı bin yıllık imtihan surecinde insanlığın imtihan olunması üzerine doğru yolu tanımlamak üzere dört kitap dönemi bilindiği üzere Tevrat Zebur İncil ve kuran olmak üzeredir Her kitap üzerine iki resul tayın olunarak insanlığı manadan aydınlatmak üzerine görev aldığının ilgili ayetlerinden bize bildirmektedir ilgili ayetleri sıralayalım.

                                          ARAF SURESİ 160:Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar olarak on iki topluluk (ümmet) olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa`ya: `Asan`la taşa vur` diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böylece her bir insantopluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik:) `Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.` Onlar bize zulmetmedi, ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Bu ayetin mealindeki batındaki manası cenabı insanlık tarihinin başından sonuna kadar. 12 kabile kavım ve aynı kabile kavimlere on iki pınar tahsis ediyor. her kavım kendi bulunduğu pınardan su içe çektir. bu pınarlar cenabı hakkın insanlara resuller vasıtasıyla vahiy ettiği ilim pınarlarıdırlar. bu pınarlar cenabı hakkın iman ederek cenabı hakka itaat edenlere manevi rızıklarıdır onların ebedi rızıkları olarak tahsis edilmiştir Musa, nın asasını taşa vurarak su akması Mecazi benzerinde değişmeceli bir anlatımdır o pınarlar batınıdır zahiri değiller

                                             TEVBE SURESİ AYET 36:Muhakkak ki; Allah`ın kitabında (ifade edildiği üzere) ayların adedi, Allah`ın indinde semaların (göklerin) ve yerin yaratıldığı gün (zaman) 12`dir (12 olarak dizayn edilmiştir). Onlardan dördü haram (aylar)dır. Bu (dîn), kayyum olan dîndir. Artık onların içinde (o aylarda) nefslerinize zulmetmeyin. Onların hepinizle savaştığı gibi müşriklerin hepsiyle savaşın. Ve biliniz ki, muhakkak Allah, takva sahipleri ile beraberdir.

Cenabı hak bizlere mana âlemini madde âlemiyle benzeterek sunumunda manadaki ayların on iki olması manada aylar resulleri temsil ederler cenabı hak insanlık tarihinin imtihan sureci boyunca on iki resul tayin ediyor insanlığa bunların sekizi insan sıfatında dördününde kitap olarak tayin olunduğunu bilgisidir. Kuranda resul isimleri çoktur ancak her isim bir resul anlamında değil her sıfat isminin toplamı bir resul anlamındadır yanı hanı cenabı hakkın isimlerinin çokluğu nasıl cenabı hakkın birliğinde bir ise resul isimleri,de aynıdır resul isimlerinin sıfat ismi olarak Allah katından tayın olunan her resul döneminde birlikte tahakkuk ederler o isimler şekil ismi değil mana ismi batın ismidir.

BAKARA SURESİ AYET 60:Ve Musa (a.s), kavmi için su istemişti. Bunun üzerine: “Asânla taşa (kayaya) vur.” dedik. Böylece ondan (kayadan) on iki pınar fışkırdı. İnsanların hepsi kendi içeceği yeri (pınarını) bilmiğti. Allah`ın rızkından yeyin, için ve sakın azıp yeryüzünde fesat çıkaranlar olmayın.

Bu ayette On iki pınardan bahsediyor  bu pınarlar dan yiyin içinde bozgunculuk yapmayın diyor bu pınarlar insanlığın pınarlarıdır ondan yiyenler içenler bozguncu olmuyorlar bozguncu olmamak ilahi emirlere kuranın hükmüne tabı olmaktır. Kuranın hükmünü ilahi adaleti kabul görmeyenlerin tamamı bozguncudurlar bozguncular kâfirlerdir.

Bu Pınarların on iki olmaları insanlık tarihini imtihan surecinde baştan sona dört kitap her kitap üzere iki resul toplamda on iki dönem on iki pınar on iki lider her kitap üzere resuller fizik olarak ölünceler onlardan kalan koltuğa oturan liderler hilafet makamını temsil edenlerde ara dönemlerde  dört kitap dönemiyle beraber toplamda on iki bu bilgiler Allah katından manadaki batını bilgilerdir bu bilgiler kayıp alemi bilgileridir kayıp bilgilerini Allahtan başkası bilemez ancak cenabı hak bizlere kuran vasıtasıyla resuller önderliğinde kayıp bilgilerini sunar kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku kayıp bilgilerinin yeniden sunuluşudur, ki insanlık bu elde birlik beraberlik oluşturması ilahi emir olarak tüm insanlığa Allah katından kesin emirdir ilahi emirlere itaat etmeyenler sadece kafirlerdir.

                                     “MAİDE SURESI AYET 12:Ve andolsun ki Allah, İsrailoğulları`ndan misak almıştı. Ve onlardan on iki nâzır  ımam lider görevlendirdik. Ve Allahû Teâla: Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı ayrı oymaklar olarak on iki topluluk (ümmet) olarak ayırdık. Kavmi kendisinden su istediğinde Musa`ya: `Asan`la taşa vur` diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böylece her bir insantopluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu. Üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da şöyle dedik:) `Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.` Onlar bize zulmetmedi, ancak kendi nefislerine zulmediyorlardı. “Eğer namazı mutlaka ikâme ederseniz, zekât verirseniz ve

Bu ayette diğerlerinin benzeri mahiyetinde aynı anlam ifade etmektedir on iki lider Allah katından mana âleminden tayin olunan resul sıfatlarıdır on ikiye olarak belirtilmiştir on iki imam on iki lider On iki ilim pınarları cenabı hakkın tayin ettiği liderler vahy üzerine resullerdir bunalar her kitap üzere ikişer insan toplam sekiz dört, de kitaplar on iki bunu anlamamak imkânsızdır aklını kullananılar içinResulleri sekiz olduğunu belgeleyen diğer bir ayeti okuyalım.

 HAKKA SURESİ AYETAllah), onu (fırtınayı) ardarda, 7 gece, 8 gün onların üzerine musallat etti. Bundan sonra o kavmi orada, içi boş hurma ağacı kütükleri gibi yerlere serilmiş görürsün. Burada Allah katından bahsedilen yedi gece sekiz günler fiziki geceler veya fiziki günler değil bu gece ve gündüzler mana alemi batın alemi gece ve gündüzleridir gündüzlerin sekiz oluşu cenabı hak bizlere dört kitap vahy ederek her kitap üzerine iki resul tayın ederek dört kitaba sekiz resul her resul dönemi insanlığı cenabı hak mana alemi olarak aydınlatarak uyarmaktadır bu sekiz aydınlanma dönemi sekiz gün olarak maddenin manaya benzetilmesidir karanlık dönemlerin gecelerin yedi olması şu anlamdadır insanlık sekiz Resulün ardından yanı her resul döneminin ardından kurandan uzaklaşarak ilahi kuralları ilahi hükümleri yaşamaktan uzaklaşarak yanlış düşüncenin konumunda düşünce karanlık dönemleri fikir olarak sekiz resullerin ara dönemleri yedi olarak tahakkuk ederek birbiri ardınca devam ederek son yedinci karanlık donemin ardından kuran yeniden batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek bizim vasıtamızla sunumu insanlık sekizinci aydınlanma dönemine giriş arifesinde bulunmaktayız.

HİCİR SURESİ AYET 43 44 ve şüphesi cehennem onların hepsinin buluşacağı yerdir Onun (cehennemin) 7 kapısı vardır. Her kapı için onlardan taksim edilmiş (bölünmüş) bir grup vardır.

Cehennemin kapılarının yedi olması bu kapılar insanlığı cehenneme sürükleyen batıl düşüncenin düşünce kapılarıdır. Firavunlar zihniyetinin dünya yönetiminden ilahı kanunları kuralların hükmünü hükümsüz kılarak kendi hükümranlıklarının dünya üzerinde yedi dönem olarak tahakkuk ederek vücut bulacağı hüküm bulacağının kuranın manasından bize bildirilişidir kurandaki mana âlemi batın âlemi ahret âlemidir.

Ahretteki bu yedi kapı şekil kapıları değil fikir kapıları olarak yedi dönem dünyada İslam hukukunun kökünden kazıyarak yok edilerek hükmünün hükümsüz kaldığı dönemlerin bilgisidir. Sekiz resuller önderliğinde aydınlanma dönemi yedide firavunların batıl zihniyetinin hükümranlık dönemi toplam sekiz aydınlanma yedide karanlık dönem olmaktadır. on beş dönem dört, de kitaplar toplamda on dokuz işte altı bin yıllık insanlığın imtihan seriverin, de suresinde ki konum böyledir. şu an kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu sekizinci aydınlık dönemine geçiş arifesi bu vesile altı bin yıl dolmak üzere bu vesile dünyada insanlığın imtihan suresi bitmek aşamasında olduğu gerçeğini görmek her insanın kendi kanaatincedir. Aklını kullanarak görürsen, de böyle görmezsen, de sonuç değişmez değişen sen olursun veya değişmeyen yinede sen olursun.

                MUDESSİR SURESİ AYET 30:üzerinde on dokuz vardır

On dokuz dönem insanlık tarihinde sekiz resul dönemi yedi firavun dönemi dört kitap dönemleri toplamda on dokuz çizelgede gayet güzel gene izah edilmiştir.

MÜDESSİR SURESİ AYET 31:Biz cehennemin işlerine bakmakla yalnız melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkâr edenler için sadece bir imtihan vesilesi yaptık ki, böylelikle kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, inananların imanı artsın; kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler; kalplerinde hastalık bulunanlar ve inkârcılar da, “Allah bu misalle ne demek istemiş olabilir?” desinler. İşte Allah böylece dilediğini sapkınlıkta bırakır, dilediğine de doğru yolu gösterir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. İşte bu, insanlık için sadece bir öğüttür.”

On dokuz dönem melekler yanı sebepler on dokuz dönem sebeplerinde insanlığın inanarak iman edenleriyle iman etmeyenlerinin ayrıntıya kavuşarak cennet cehennem ehlinin ortaya çıkışının imtihan sureci altı bin yılda tamamlanacak olduğunu aklıselim düşünenler anlarlar

Mevcut görünümlü çizelge insanlık tarihindeki on dokuz dönemin manadaki bölümünü şekil üzerinden kolayca izahat edebilmek içindir her kitap üzere iki resul resuller ara dönemleri karanlık gece fikir geceleri resullerde aydınlanma dönemleri olarak on iki yedide ara firavun dönemleri toplamda on dokuz işte bu on dokuzun tamamlanışı insanlık tarihinin altı bin yıllık surenin sonu demektir. Ve şu anda sonuncu döneme giriş arifesindeyiz yedinci karanlık dönemin sonu sekizinci aydınlanma dönemi kuranın işte bu şekilde mana olarak sunuluşudur. Bu düşüncenin tahakkuk ederek sunuluşunu hafife alınması düşünemeyen insanlar bir yana tahakkuk eden düşünceyi bile anlamayanlara şunu soralım bu düşünce sunulduğu halde anlamıyorsunuz diyelim. ya bunu hiç bir şey bilmeyen nasıl anladı nereden öğrendi aklını kullananlar bunun yüzde yüz ilahi vergi olduğunu anlarlar şüphe edenler ise gereği gibi Allaha kurana inanmayanlardır onların inançları şek ve şüphe üzerinedir.

Kiyamet saati ondokuz mucize bilgisi insanlık tarihinin altı bin yıllık suresinin konumunu gösteren mana saati aklını kullanan lar kurana inananlar mutlak anlarlar

                                         CİN SURESİ AYET 26.27.28.O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz. Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar. Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır * [Cin 26, 27, 28]

KURANIN BATINI MANAYA DOĞRU YORUMUNUN TAHAKKUK EDEREK SUNULUŞU GAYP BİLGİSİDİR ALLAH VERGİSİDİR.

ALİ İMRAN  SURESİ ayet 59:Muhakkak ki Allah`ın indinde (nezdinde) Hz. Îsâ`nın durumu, Hz. Âdem`in durumu (yaratılışı) gibidir. Onu topraktan yarattı. Sonra ona“ol” dedi ( ve o oldu).

Bu ayetin mealindeki manası Hz İsa manada insanlığın hak ve batıl olan konumunu yüzünü anlatan bir rehberdir İsa kuranın batın adıdır. Âdemin manadaki durumunu izah eder anlayanlara

                                                      NİSA SURESİ AYET 157:158: Ve onların, “Muhakkak ki, Allah`ın resulü Meryem`in oğlu İsa Mesih`i biz öldürdük.” sözleri (çok büyük iftiradır). Ve onu öldürmediler ve onu asmadılar. Fakat (öldürülen adam) onlara, (Meryem`in oğlu İsa Mesih`e) benzer olarak gösterildi. Ve muhakkak ki onun hakkında ihtilafa (anlaşmazlığa) düşenler, ondan (bu hususda) mutlaka şüphe içindeler. Onların, onunla ilgili olarak, zanna tâbî olmaktan başka bir ilimleri (bilgileri) yoktur. Ve onu kesinlikle öldürmediler (öldüremediler.

Hayır, Allah onu, kendisine yükseltti. Ve Allah Azîz`dir (üstündür, güçlüdür), Hakîm`dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

Bu ayetlerin mealindeki manası kâfirler kuranı öldürdük demelerinden dolayı cenabı hak onlara azap edecek kuranı öldürülmesi kuranın hükmünün dünya yönetiminden azledilerek hükümsüz kılınması bunu ön görenler kâfir olarak ebedi olarak cehenneme sürüklenecekler kuranın ölümsüz olması Hz İsa nın ölümsüz olmasıdır. İsa bir beden bir insan olsaydı mutlak ölecektir her nefis ölümü tadacaktır İsa insan değil nefis değil ölümsüz olmak üzere Allahtan gelen doğru yolu tanımlayan bir rehberdir doğru sonsuza denk doğrudur yanlış ise sonsuza denk yanlıştır düşüncenin doğrusu diriyi temsil eder düşüncenin yanlışı, da ölüyü temsil eder ayet 158 de onu Allah katına kendisine yükseltti anlamı kuran dünyada insanlık onu rehber edinerek doğru yola kavuşmaktan uzaklaşarak onun hükümran kabul etmeyince haliyle kuran Allah katındadır bizim katımızdan uzaklaştırılmıştır hükümsüz kılınmıştır şimdi kuran yeniden manaya doğru yorumunda tahakkuk ederek kurana mümin sıfatıyla iman edenler öncülüğünde Allahın yardımı bizimle beraber Hz İsa yeniden insanlığa ilahi adaletin rehberi olarak hükümran hükümdar olacaktır.

                                                   TAHRIM SURESI AYET 12:Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.

Bu ayetin mealindeki manası iffetini sağlam koruyan imanını sağlam koruyan hayalı edepli bir insan Allahın kendisini resul olarak seçerek vahiyle rabbin kelimelerini kitaplarını doğrulayan doğru yorumlayan. (İmran kızı demesi) ilmini direk Allahtan alması başka bir elden temin etmemesidir. bir kız birisiyle evlenerek çocuk sahibi olur benzeridir o ilmini sadece Allahtan almıştır Allah onu seçerek görevlendirmiştir. Düşüncenin doğumu, da benzer gösterilerek vahy Allahtan direk alarak sunumudur. Meryem bir madde çocuğun anası değil kuranın anası benzer verilmiştir. Kuranın manada bu şekilden sunuluyor cenabı hak bununla beraber insanlığı imtihan süzgecinden geçiriyor anlayanlara zorluk yoktur anlamayana ne dersen de ölülere anlatamazsın. İman ederek inananların ilki olarak diğer inananlara örnek teşkil eder resuller insanlığın iman edenleri önderi rehberi olarak örnektirler.

AHSAP SURESİ AYET 40: Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah`ın Resûl`ü ve Nebîler`in (Peygamberler`in) Hatemi`dir (Sonuncusu). Allah, herşeyi en iyi bilendir.

Cenabı hak her kitap üzere iki resul tayin ettiği üzere kuran kitap olarak sondur fakat onu yeniden manaya doğru yorumunda tazeleyerek sunacak bir resulün geleceği bu ayet resul olarak son demiyor nebiyi olarak son diyor bunu diğer bir ayetin mealinden de anlayalım

                                                   ALİ İMRAN SURESİ AYET 81:Ve Allah nebilerden size kitap ve hikmet verdim sonra size beraberinizde olanı (Allahın size verdiği kitapları)tastık eden doğrulayan bir resul geldiği zaman ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz diye misak söz aldığı zaman ikrar ettiniz mi kabul ettiniz mi ve bu ahdimi üzerinize aldınız mı diye buyurdu onlarda ikrar ettik kabul ettik dediler öyleyse şahit olun bende sizinle şahitlerdenim buyurdu

Bu ayetler her kitap üzerine ikinci defa resulün var olacağını bildirir kuranın hükmü dünya yönetiminde silindiği dönemin ardından yeniden kuranı hüküm makamına taşımak üzere cenabı hak yeniden öncü bir lideri görevlendirir onun görev aldığının bilgisi kuranı manaya batına doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulan bilgisine vakıf kılınmasıdır

YASİN SURESİ AYET 14:Onlara iki (resûl) göndermiştik. Fakat ikisini de tekzip ettiler (yalanladılar). Bunun üzerine (onları) üçüncü (resûl) ile azîz kıldık (destekledik). O zaman onlar: “Muhakkak ki biz, size gönderilmiş resûlleriz.” dediler.

İki resulün üçüncüsü ile desteklenmesi üçüncüsünün kitaplar olduğudur kuran ili olduğudur kuranın batını manaya sunumudur her kitap üçlü olarak tahakkuk edişi  toplamda on iki olarak tamamlanır işte kuranın batını manaya doğru yorumunda taşlar yerine oturur çelişkisiz olarak akıl mantık üzerinden sunulur akıl mantık üzerinden anlaşılır. Kuranın manada bütün olguları on dokuzun içerisindedir. Kuranda tanımlanan sıfatların hepsi evrensel olarak süreklidir Nuh un gemisi tüm insanlığın iman gemisidir kurana mana olarak iman edenler Nuh un gemisine binerler Nuh kuranın kendisidir. Firavunlar insanlık tarihinin başlangıcından bitimine kadar vardır Musa aynı insanlık tarihinin tamamında mana olarak batın olarak vardır şekilde değil şekilde insanlar vardır. Biz insanlar huzuru İslam, da arayacağız İslam, a tabı olan İnsanlarda, ancak şekil İslam’ında değil hüküm İslam, ındadır doğruluğu yaşamak ve yaşatmak isteyen insanlardadır. Her halükarda insanlar fanıdır faniye güvenlide olsa oda ölecektir.

En güvenli resullerdir onlarda öldüler. o zaman biz bizi yaratana bakı olana güveneceğiz ve onun bize gösterdiği doğru yol üzerine olan kurana ve onun hükmünü yaşamayı ve yaşatmayı ilke edinerek birlikte hareket emeliyiz. Dağılmamalıyız dağıldığımızda şeytanı şer güçlere mağlup olarak esir düşeriz. Şu an dünyanın tamamında ilahı adaleti benimseyen insanlar birlik oluşturamadığı için esir düşmüşler. Ancak cenabı hakkın yardım eli gerçek samimi müminlerin birlik oluşturmalarını sağlaya bilmesi üzerine kuranın batını manaya doğru yorumunun ilmini vakıf kılarak yeniden birlik oluşturabilecek zemin olarak doğuş ve aydınlık partisinde bütünleşmek üzerine bütünleşerek gerçekten Allaha secde üzerine manadan namaza durmak mana mescidine toplanmamız Allahın emrinden elzemdir. Aklını kullanarak anlayarak inananlara ne mutlu

 NİSA SURESİ AYET 59Ey âmenû olanlar (îmân edenler)! Allah`a ve Resûl`e ve sizden olan idarecilere (emir verme yetkisinin sahiplerine) itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah`a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah`a ve Resûl`üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

Bu ayette cenabı hak Allaha resulü vasıtasıyla itaat edin ve Allah ve resulü yolunda olan idarecilere itaat edin. Allah ve resulü yolunda olmayanlara itaat etmeyin çünkü Allah ve resulü yolunda olmayanlar Allaha şirk koşan firavunlar yolunda olanlardır ki; şu anki dünya yönetim anlayışında Allah ve resulünün yanı kuranın hükümran olmamasından dolayı Allah ve resulü yolunda olan yöneticiler idareciler olmadığına göre o zaman onlara itaat etmememiz gerekiyor. peki bu konumda ne yapmak gerekli yapılması gereken Allah ve resulünün yolunu savunanlarla beraber olmak gerekir.

Allah ve resulünün yolunu savunanlar döneminin ardından kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde. Dünyanın tamamında ne kadar İslami düşünceyi savunan siyasi düşünceli partiler ve onlarla beraber olan insan toplulukları kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukundaki elde birlik olmaları gereklidir.

 Allah ve resulünün yoluna uymaları Allahın kesin emri olduğu üzerine işte defalarca söylüyorum ve yazıyorum sağırlara işittiremiyorum. Ölülere, mi anlatıyorum sanki DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİ kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği el öncülüğünde kurulmuş bir partidir.

 İşte düşüncenin tahakkuk eden bir bölümünden özet olarak sunum insanlık tarihinin dünya yönetim suresini sunuluşu her mantığın anlayabileceği dilden kuranın batını manasıdır. Bu anlayışımızdaki haklılığımızı fizik ve fikir olarak doğruluğumuzu her arenada geniş olarak anlatabilecek düşüncenin mensubu olarak bir insanın fikir olarak doğru olması fizik olarak doğru olması anlamına gelmez fikirlerin doğruluğu fiziki olarak yaşam alanında hayat nizamı olarak uygulanırsa o zaman bir insan fikren ve fizik, en doğrudur.

HUZUR İSLAMDA OLDUĞUNA GÖRE NEDEN DÜNYADA HUZUR YOK?

  Gerçekten huzur İslam, da olduğuna göre neden huzur dünyada yok.?  Nedeni anlamak aklını kullananlara kolaydır.  Önce insanlığın fikrini çeldiler sonra kuranı hükümran olmakta aldılar daha sonra insanlığın imanını çaldılar ondan sonra çirçibirdik edip sokağa saldılar  ondan sonra İslam nerede kuran, da kuran, da elimizde olduğuna göre neden huzur yok.?  Gerçek nedeni kuranın dünyada devlet olarak hükmü yok sadece şekli var yanı bir insan doktordur ancak hastaları tedavi edecek bilgisi yok bu nasıl doktordur.?

 Benzer olarak kuranı okuyan ilahiyatçılar İslam âlimleri doktor misali hastaları tedavi edecek bilgileri yok. Bu ne anlama geliyor. Bu insanlar kuranı mana olarak anlamaktan uzaktırlar anladığını sananlar oysa kuranı kesinlikle anlamazlar. Anlamamaları bir yana kuranı anlayanı bile anlayamazlar. Onlar gaflet içerisinde varsayımlar rivayetler üzerine din mensuplarıdırlar firavunlara tabidirler. Onlar kurana tabı değildirler onlar kurana tabı olduklarının zannındalar onların anlayışları şüphe ve zan üzerinedir. İşte onun için dünyada huzur yok toplumun rehberliğini yaparlar insanlığı yanıltarak firavunların peşinden sürüklerler.

 Kuranı kesinlikle anlayamazlar anlamamaları gayet doğaldır. Çünkü kuran bize mana âlemini anlatır. Onlarda onu mana olarak düşünebilecek kapasiteyi konumda değillerdir. bir insan kendi kendine kuranı anlayabilecek kapasiteye kesinlikle ulaşamaz kuran manadan kayıp alemi bilgilerini sunar kaybı Allahtan başkası bilemez ancak cenabı hak dilediği insan vasıtasıyla bildirir işte kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku kayıp alemi bilgileri üzerine sunulmaktadır.

 Kayıp âlemi bilgileri okumakla elde edilemez kayıp âlemi mana âlemidir Allah vergisiyle elde edilir vahiy ilmidir kuranı anlama kapasitesi kendince olmayanlar kuranın manaya doğru yorumunun akıl mantık üzerinden sunuluşunu akıl mantıktık üzerinden anlayabilirler. Şimdi bu konuma geldik buradan ötesi Allaha ulaşmaktır. Veya firavunlar varsayımlar üzerine bozguncularla beraber olmaktır. KANDIL GECELERİ, ÜC AYLAR, ALTI GÜNLER, RAMAZAN AYI

 Bu tanımlamaların manadaki anlamını izah edelim. Kandil aydınlanmaktır ışıktır kandil resuller önderliğinde cenabı hakkın insanlığı aydınlatmak üzerini vahiy ilminin sunuluşu kandil olarak kutlanmaktadır. Batını Mana ahret boyutu böyledir. Üç aylar başlangıcı Regaip kandilidir. Manada üç aylar kuranda cenabı hak resulleri manadan ay benzetmesi yaparak sunar . üç aylar her kitap üzere iki resul birde kitabın kendisi üç resul üç resulün ikisi insan üçüncüsü ise kuran üç aylar manadan bu anlamı ifade eder. Üç aylar  Yasin suresi nde cenabı hak üc ayların konumunu sunar

YASIN SURESİNDE AYET  14 DE Onlara iki (resûl) göndermiştik. Fakat ikisini de tekzip ettiler (yalanladılar). Bunun üzerine (onları) üçüncü (resûl) ile azîz kıldık (destekledik). O zaman onlar: “Muhakkak ki biz, size gönderilmiş resûlleriz.” dediler.

Yalanlama inanmamaktır üçüncüsü vahiy, in tahakkuk ederek onlara Allahtan mana ilminin verilişidir.

Altı günler ise yerleri gökleri ve onun arasındakileri altı günde yarattı cenabı bu altı gün insanlık tarihinin dünya yönetiminde imtihan suresinin tamamıdır. Bu altı gün batında bizim  bu dünyada yaşadığımız altı bin yıl kadardır yanı biz dünyada altı binyıllık imtihan olunmak üzerine yaratılmışız. İlgili ayetler genişçe izahat etmişiz.

Ramazan ayı kuranı kerimin tamamının resullerin tamamının manadaki halidir. ramazan ayını oruç tutmak kuranı oruç tutmaktır haram yememek yalan dememek orucu tutmaktır. üç ayları oruç tutmak altı günleri oruç tutmak muharrem ayında oruç tutmak bunların hepsi manada kuranı oruç tutmak ilahi emirleri yaşamak ve yaşatmak yalan dememek haram yememek yalan diyenlere haram yiyenlere uymamak onlara tabı olmamaktır. işte bu ve bunun gibi kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku insanlığı batın olarak mana olarak fikir olarak aydınlatır. bunun manadaki anlamı kandil ışık aydınlanarak karanlık yanlış düşüncelerden arınmaktır.

HİLAFETİN DOĞUŞU İNSANLIK TARİHİ 6000 BİN YIL ÜZERİNE KİYAMET SAATİ ONDOKUZ BİLGİSİ (MUDESSİR SURESİ AYET 30:üzerinde on dokuz vardır).ayetinin manası)üzerine Kıyamet saati on dokuz bilgisi şeklinde hazırladığımız çizelge şekil tablosunda insanlık tarhının dünya üzerindeki imtihan surecinin konumunu izah etmekteyiz. Dört kitap dönemi, her kitap üzere iki resul, toplamda sekiz resul resullerle beraber yedide firavunlar ara dönemler firavunlar karanlık dönemleri olmak üzere toplamda on dokuz dönem olarak Allah katından belirli surelere binaen 6000 bin yıllık surede dünyada insanlığın imtihan suresi sona erecektir.

 Kurandan İlgili ayetlerin mealindeki manasıyla beraber aklıselim düşünen her insanın anlayabileceği mantık dilinden sunulmuştur. İnsanlığın kuranı akıl mantık üzerinden anlamaktan başka seçeneği yoktur. Diğer seçenekler uçuruma sürükler İster anlarsın yâda iş işten geçtikten sonra sana cenabı hak anlatır.

Dünya imtihan surecinden Sona gelindi. Aklını kullanarak kuranın manasının tahakkuk ettiği elde bizimle birlikte olmayı ya kabul edersin yâda gereğine katlanmak konumunda kalırsın. İster inan ister inanma ister düşün anla istersen ne gerek var, de ilgilenme ne yaparsan yap sonuç asla değişmez iki kere iki dört eder inansan, da dört eder inanmasan, da dört eder sonuç değişmez değişen veya değişmeyen sen olursun.

 Doğru her zaman her yerde doğrudur inansan, da inanmasan, da doğrudur. Doğru insanlar doğrunun yanında yer alırlar. Sonuç olarak kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek akıl mantık dilinden sunuluşunun anlamı insanlığa cenabı temsil üzerine vekil halife tayın olunmasıdır. İnsanlar siyasi arenada dünya yönetiminde kendilerine vekil tayin ederken onlara vekâletini devrederken cenabı hakkı temsilinde ittifak etmeleri gereğinin izahatının ispatı kuranın mana olarak sunuluşunda Doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşudur.Doğuş ve aydınlık partisi Allahın hükümranlığında dünyada İslami tebliğ üzerine kurulmuştur.

 www.dursunalibacioglu.net www.dogusveaydinlikpartisi.com  (0535.763.08.41)

Cumhuriyet demokrasi laikliktir ilkesi: Adaletle bütünleşir ülkesinde simgesi

Bağımsızlık özgürlüktür ülkesinin ilkesi: Adalettir demokrasi laikliğin imgesi

Demokrasi laikliğin teminatı hürriyet: Hürriyete sahipse bir hür düşünce hüviyet

Adaleti kalkan değil kılıç tutan bir millet: Haklılığı hak tanımaz setti aşan hürriyet

Demokrasi laikliği sözde tutan menfiyet: Hakka halka tecavüze hürriyeti hüviyet

Adaleti kılıç değil kalkan tutan bir millet: Haklılığı hak tanımaz setti aşan hürriyet

Cumhuriyet demokrasi laikliğin emeli: Adalettir demokrasi laikliğin temeli

Hür düşünce hürriyete sahip olma emeli: Adalet mülkün mülk adalet temeli

  Bu yol nereye gider bu yol geleni güder:  Bu yol yerinde durur bu yoldan gelen gider

Geldik yolun sonuna yolunda sonu geldi: Vaat olunan kıyamet hesap zamanı geldi

Akıl düşünce yolu düşünce aklın yolu: Bir Yol hakkın hak yolu biri batılın yolu

Vicdanı gönüldedir hakkıyla hakkın yolu: Akıl zeka mantıkla görülür aklın yolu

Sayhalarda saydamlarda gezen ey manevi sancak.:Namusu paraya döken yıldızın söndürenler                     ne alçak

Ey sancak iman nuruyla yıldızın yeniden parlayacak:Alçaklar istemezse de güneş doğdu doğuyor doğacak

Anıt kabir yoluna değil rabbin yoluna giden: Ölüden yardım değil ölüye yardım dilen

Öyle bir iman ki hak için hak yolda can veren: Korkmaz hiç kimseden sadece Allaha güven

Allahtan başka ilah yok bunu her kez biliyor: Kula kulluk nedir nedenini bunu bilmiyor

Yaratan yoluna değil ata yoluna gidiyor: Kalbinde yatana benim rabbim dediğini bilmiyor

Hakka giden hak yolcusu hak yolunu görendir: Doğru yolu görmeyen batıl yolda gidendir

Firavun misali ben ilahim hakka karşı gelendir.Düşünmeden gidenler kula kulluk ettiğini bilmiyor

İslam medeniyeti insan medeniyeti onun ismi adalet: Sorumsuzca yaşamak sadece şeytanı cinden ibaret.

Şeytan mısın cin misin Allah sana vermedi, mi emanet: Emanete ihanet kâfirlerden ibaret olduğunu bilmiyor.

Hakka giden hak yolunda gelin birlik olalım: Çekişmeye savaşmaya son noktayı koyalım.

Kıblemiz anıtlara değil beytüllaha kılalım: Şeytana tevil değil Allaha tekbirleriler varalım.

Fani dünyada sefa sürmeyi Şeytani havayı yelden alanlar

Helal, mi demeden haram yemeyiCehenneme bedel satın alanlar

Malın helâlı alın terinden Dünyada yaşa haram yemeden

 Namuslu olunur hayâ edepten Sonra yanarsın narı cehennem

Kâinat derya, yı eğlence sanman Fanı dünyaya sakın aldanman

Biraz düşünüp ibret almadan Nefsi hevanın keyfine dalman

Tadılan nefsi heva fanide kalır Yaptığın iyi kötü seninle gelir

Huzuru mahşere vardığın zaman Allahtan başka varmıdır kerim

Kimi ağlar kimi güler dünyadan Kimisi, de yorgun düşer sefadan

Yok, mudur ki düşkünlere el atan Elbet bir gün hesap sorar yaratan

Haktan gelen hakka gider dünyadan Ömrü biten çekip gider aradan

Yoktur o gün bir yardımcı el atan Elbet bir gün hesap sorar yaratan

Para varsa her kim ona kulum der Yoksa para yolun sokak yürü der

Yürüyecek mecali, de yok ise Sürün, sürün, sürün, sürün der

Seher vaktinin tan yeli gibi Ufuktan güneş görüldü elbet

Manadan dağlara gün doğar gibiMenfaat putları dökülür elbet

Manadan sancağı kılıç elinde Onları görenler iman ehlinde

Allah için biat seher vaktinde Ezanı Muhammed duyulur elbet

Ezanı Muhammed şekilden ezan Manadan hükmünü hükümsüz kılan

Böyle bir ezanda olur, mu selam Ezanın hükmünde selama gelin

Kuranı kerime inanan ümmet Manaya gelince duymayan millet

Bu millet aslında şekilden ümmet Manaya gelince sahtekâr millet

İslami kültüründen kopan bir nesil Kurandan manaya bakı nesin

Biraz düşünde aklın başına gelsin gel adalet rüzgarın,dan  sana,da değsin

İslami kültürüne dön toparlanı ver Uyan gaflet uygusundan yeniden canlanıver

Ashabı kehf gibi şahlan şahlanıver Zalimler ne işin adalet makamında

Açan bir gül çiçek olsan Dönüp yine solacaksın

Bu dünyada sultan olsan Sende bir gün öleceksin

Ne meleksin nede hayvan Sana indirildi kuran

Seni sorumlu kılan Yaratana kulluk eyle

Namusunu korumayan Hayâ edebi olmayan

Ne bicimde insandır ki Deve kadar olamayan

                                       Allahtan korkmayan dinsiz Senin adın şeytan iblis

Akıl gözü görmeyen his Firavunun komsuları

Cehennemin yolcuları

Manadan kalem heceye Yok, u var eden niceye

Akıl mantık düşünceye Hikmeti gücü kudreti

Madde benzer manalara Canlı cansız varlıklara

Akıl zekâ mantıklara Hikmeti gücü kudreti

Sonsuz uzayın sırrını Yaratılışının ilmini

Gece gündüzün rengini Hikmeti gücü kudreti

Yeryüzünden semalara Gökyüzünden yıldızlara

Aya güneşe kurana Hikmeti gücü kudreti

Firavunlara Musa, ya Manadan deniz asaya

Misali örnek kıssaya Hikmeti gücü kudreti

Hak yolunda sağı solu Biraz düşün doğru yolu

Onu anan aciz kulu Hikmeti gücü kudreti

Elbet bir gün öleceğiz Yaratana döneceğiz

Arasat,ın mahşerinde Nasıl hesap vereceğiz

Arasat, a giden yoldan Kimi sağdan kimi soldan

 Hakka giden doğru yoldan gelenlere selam olsun

Rüzgâr ıslama esiyor Nuh un gemisi geçiyor

Gel beraber yürüyelim firavunlar yol kesiyor

Nuhun gemisi kurandır onu anlayan kaptandır

Anlayanı anlayalım onu anlayan haktandır

Doğru yolda doğru birdir oda haktan gelen hak dindir

Hakka tabı olunmadan haktan bahsedeni dinsiz

 

Hak geliyor harıl harı ister çatla ister yarıl

 Doğru yolu tartışırken ister gücen ister darıl

Alacağın tedbir hiçe inananlar çıkar düze

Doğru yola karşı duran sonucunda gelir dize

Allahtan gelen ilham inanana olur mehlem

İnanmazsan görürsün sen kıyamete santim kala

Anlayana sivrisinek anlamasan davul zurna

Bu kadarda sağır olma kıyamete santim kala

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*