Kur’an ı Anlayan Kimdir?

Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde gerçek müminler birlik oluşturacaklardır.  Düşüncelerimizi akıl mantık dilinden anlayarak mutlaka bir kanaat oluşturulmalıdır. Çünkü kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde birlik olmayanlar münafık müşrikler olarak kalacaklardır. Bu anlayış şekilden görünmez manadan Allah katında bu konumda olduğunda şüphe edilmez çünkü kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu cenabı hakkı temsil eden gerçek is lamdır rivayetler varsayımlar üzerinden sunulan anlayışlar sebebine dünyada zülüm payidar olmuştur.  Onun için fikirlerimiz kuranın batını manaya doğru yorumunun akıl mantık dilinden sunulmaktadır. Mutlaka tüm insanlık ilahi adaleti egemen kılmak üzerine bizimle birliktelik oluşturmak zorundadır bu bir ilahi emirdir olduğunun kanıtı kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşudur.

ENAM SURESİAYET 165: O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

KURANIN BATINI MANAYA DOĞRU YORUMUNUN TAHAKKUK EDEREK SUNULDUĞU ELDE CENABI HAKKI TEMSİL ÜZERİNE KURDUĞUMUZ DOĞUŞ VE AYDINLIK HİLAFET PARTİSİNİN TANITIMINDA İSLAMA DAVETİYE ÜZERİNE DÜNYA BARİŞİNİN TEMİNİNİ SAĞLAYACAK DÜŞÜNCENİN MENSUBU ÖNDERLİĞİNDE TÜRKİYE DÜNYANIN BAŞİ VE BAŞKENTİ OLMA YOLUNDAKİ TANITIMINDA TÜM İNSANLIĞA ÇAĞRIDA BULUNMAKTAYİZ.  Dünyada İslam birliğini doğuş ve aydınlık partisinin dışında hiçbir İslami düşünceli siyasi partiler oluşturamaz Sebebi gayet acıktır. İslam ülkelerinin hiç biri diğerine biat etmez çünkü fikir bazında birlerine üstünlükleri yoktur. doğuş ve aydınlık partisinin düşüncesi kuranı batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda dünyada varlığı sürdürülen din anlayışlarını ve dinler içi mezhep anlayışlarını bütünleştirebilecek düşüncenin mensubu olduğu için en üstün siyasi düşünce doğuş ve aydınlık partisidir.  Dünyada var olan katliamların katılı olmamak için dünyada katledilen tüm insanlık için Allah katından sorumlu olmamamız için mutlaka doğuş ve aydınlık partisine katılarak katkıda bulunarak zorundayız ve dünyaya ilahi adaleti egemen kılmak mücadelesinde olmalıyız. işte o zaman katledilen insanlık üzerinden cenabı hak bizi sorumlu tutmaz artı geçmiş ve gelecek günahlarımızın bağışlanmasını fetih suresinde müjdeler.  ey Muhammed biz seni bir fetihle müjdeledik böylece cenabı hak senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. İşte doğuş ve aydınlık partisi budur anlayanlara ne mutlu müjdeler olsun.  Onun içindir ki öncelikli ülkemizdeki siyasi partiler ve onlarla birliktelik oluşturmuş halkımız en kısa surede doğuş ve aydınlık partisine katılmasının gerekli olduğunu anlamaları kendileri ve tüm insanlık adınadır. Onun için siyaseti hilafet düşünce amacında hilafeti yeniden egemen kılmak amacında olmalıyız ticaret amacında makam mertebe amacında olmamalıyız cenabı hakkın insanlara tayın ettiği öncüyle birlikte olmakta imtina etmemeliyiz. Cenabı hak insanı kuranın hükmü üzerinden dünyada halife olarak yaratmış ve dünya yönetimini insanlığa verdiği irade üzerine imtihan mukabilinde kendi iradesine resuller önderliğinde vekâleten emanet etmiştir.  Doğru yolu da kendisine kuran vasıtasıyla göstererek kuranın hükmüne göre dünyaya hükümran kılmıştır. İnsan kendisine emanet edilen vekâlet edilen KURANIN HÜMÜ ÜZERİNE BULUNAN

Bu emirlere itaat veya ihanet eder konumda kılınmıştır. Bu vesile şu anda dünyada cenabı hakkı temsil eden kuranın hükmü gereğinde hilafet makamı Allah’a ihanetten şeytanı konumundaki firavunlar zihniyetli insanlarca azledilerek kuranı hükmü dünya yönetiminden hilafet devleti makamından düşürülerek silinişine sebebiyet verilmiştir.  İşte bu sebeplerden dolayıdır ki cenabı hak yüz yıl aradan sonra yeniden insaniliği kuranın batını manaya doğru yorumundaki ilminin tahakkuku üzerine öncü lider tayin ederek hilafet makamı. (Vekâlet) üzerine cenabı hakkı kuranın hükmü üzerine temsili olarak dünyada varlığı sürdürülen din anlayışlarını dinler içi mezhep anlayışlarını tek ilahi din kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkukunda birlik oluşturmak akil mantık dilinden izah ederek sunuluşunun rehberi olduğumuz inanıcında zerre kadar şüphesizim.  Kurduğumuz doğuş ve aydınlık hilafet partisinin dünya barışını temini üzerine tüm insanlığı gafletten uyarmak uyandırmak aydınlatmak konumundaki düşüncenin mensubu olduğumuz inancı üzerine zerre kadar şüphesizim. Böylesi kuranın manaya ilmi izahındaki iman önderliğinde İslami tebliğ adına tüm insanlığı dünya yönetiminin firavunlar karanlık düşünce yönetiminin kula kul olmak anlayışından Allah’a kul olmak anlayışı üzerine doğuş ve aydınlık hilafet partisi saflarına katılmaya katkıda bulunmaya davet etmekteyiz.  Hepimiz birlikte el ele vererek beraberce Allah dünyanın tek hükümdarı olsun bizde onun halifeleri olmak üzerine tüm insanlığa gönülden çağrıda bulunmak üzere girişimde bulunmaktayız. Güneş karanlığı doğru yanlışı yok eder hak geldi mi batıl zayi olur gider. Her gecenin bir sabahı her karanlık dönemin bir aydınlığı her zülüm döneminin birde huzur dönemi olacaktır.  Her firavunlar döneminin birde Musa dönemi vardır.  Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku Musa döneminde olduğumuzun kanıtıdır. Musa ile firavunların mücadele döneminde olduğumuzu aklıselim düşünenler anlarlar. Zulmün karşıtı huzurdur yanlışın karşıtı doğruluktur şeytanın karşıtı rahmandır.  her şey Allah katından çift olarak yaratılmıştır hatta iki çift olarak yaratılmıştır. Yanı madde âleminde her şey çift yaratılmış mana âleminde de çift yaratılmıştır hak kuranın batını manaya doğru yorumunda haktır.  Her Müslümanım diyen Müslüman olsaydı bende derim ki trilyonlarım olsun da doğuş ve aydınlık partisini kimseye muhtaç olmadan kurabilseydik. Demek ki demekle hiç bir şey olmuyor dediğin inandığın yolda çalışarak onun gereklerini yerine getireceksin. İşte biz inancımızda zerre kadar şüphesiz olduğumuzdandır bir mücadelenin önderliğinde kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda her aklın mantık üzerinden anlayabileceği dilden kanıttır ve ispattır.  Düşünki cenabı hakkın doksan dokuz ismini varlığında biz her isim bir Allah olarak yorumlayamayız. Çünkü cenabı hakkın her isim cenabı hakkın birliğinde sıfat isimleridir. İşte kuranda adı gecen tüm resul isimleri, de cenabı hakkın birliğinde dünyadaki temsili resul isimleridir. Yanı her isim bir resul değil tüm resul isimleri Allah katında görevlendirilen her hangi bir insanın fıtratında vicdanında tahakkuk eden sıfat isimleridir. Yanı bir resulün tahakkuku aynı anda tüm resullerin fıtrat olarak vahiy olarak mana olarak batın olarak tahakkukudur. Cenabı hakkın birliğinde tüm isimleri batını olarak var olduğu gibi yanı kuranı manadan doğru anlaya bilmek için akıl mantık üzerinden bilimsel ve evrensel kurallar çerçevesinde Allah sözlerinin anlamı kâinatta var olan madde olan cenabı hakkın yarattığı nesnelerle manada kuranın tanımlamasındaki sunum asla birbiriyle çelişmez. Cenabı hakkın yarattığı kanunlar çerçevesinde maddeyle manadaki anlatımı asla birbiriyle çelişmeyen izahatındaki anlayışın sunumunda kuranın gerçek manada doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu dünyada cenabı hakkı hakkıyla temsil eden hilafet düşüncesinin doğumudur. Kuranın manaya anlamında ki deniz yarıldı ay yarıldı ayetlerinin anlamı batına hükmeder yanı batını denizler yanı ilim denizlerini yarılışıdır manadaki aylar resulleri temsil eder iki resul ara dönemleri ay yarılmasıdır yanı maddeye le mana benzer gösterimdir.  İşte biz bu düşüncenin mensubu olduğumuz inancında zerre kadar yanılmadığımız inancının mensubu olarak iman ederek böylesi bir yoldayız. Mutlaka bizi her insan kendi özgür düşünce kanaatiyle anlamak üzere kendi kendisiyle anlamak için mücadele etmelidir. YANI ANLAYA BİLMEK İÇİN AKLISELİM ÜZERİNE GÜZEL OLARAK TEMİZ KALP İLE DÜŞÜNMELİDİR. Böylesi bir tanımlama tüm insanlığın bağlamında ilahi bir uyarıdır.  HER SEYDEN ÖNCE KURANI AYETTEN MANAYA ANLAYALIM ANLAMAYA CALIŞALIMKİ OLUMSUZLUKLARDAN ŞEYTANI DÜŞÜNCELERDEN ARINABİLELİM. İLGİLİ AYETLERDEN BİR BÖLÜM ARZ EDEYİM.

TEVBE SURESİ AYET 107. 108.109.110 Bir de şunlar var ki, zararlı eylemler gerçekleştirmek, inkârcılıklarını pekiştirmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resul’üne savaş açmış kişi lehine fırsat kollamak üzere bir mescit yapmışlardır. “Amacımız sadece iyilikti” diye de yemin edecekler, Allah şahit, onlar kesinkes yalancıdırlar.

  1. Orada asla namaza durma! Daha ilk günden takva temeli üzerine kurulan mescit, namaz kılman için elbette daha uygundur; burada gerçekten arınmak isteyen adamlar vardır. Allah da temizlenenleri sever.

(109. Binasını Allah`a saygı ve O`nun hoşnutluğunu kazanma temeli üzerine kuran mı daha iyidir yoksa binasını kaymak üzere olan bir uçurumun kenarına kurarak onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı? Allah kötülükte ısrar eden kimseleri doğru yola iletmez.

  1. Onların kurduğu bina, yürekleri paramparça olmadığı sürece içlerinde bir huzursuzluk kaynağıı olmaya devam edecektir. Allah bilen ve hikmetle yönetendir.” (Tevbe, 9/107-108 -109-110)

Tevbe suresi ayet 32.33: Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz. O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir

Şimdi bu ayetleri sadece mealden Güzelce tekrar okuyalım Allah sözüne Allah adına hadis rivayet adı altında ayetin anlamını değiştirmeden anlamaya çalışalım. Allah mescitlerinin takva ve doğruluk temeli üzerine inşa edilmesi gerektiği ayetin mealindeki Allah söylemidir. Takva ve doğruluk önce insanın fıtratı vicdanı kanaatinde kalbinde atılmalıdır kalbinde olmalıdır. İşte fıtratı vicdani kanaatinde takva ve doğruluğu yaşayan ve yaşatmak isteyen insanlar takva mescitlerinin temelini oluştururlar yanı takva mescitlerinin temeli taştan betondan değil insandan olur takva insandır taşlar değil. Takva Mescitlerinin yanı doğruluğu yaşamak ve yaşatmak üzerine bina edilen mescitler cemaatler camialar üzerinden dünyaya ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulur. Şu an bu takva mescidi yana doğruluğu ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak isteyen insanlar kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde doğuş ve aydınlık partisi saflarında takva mescitlerinin temeli olarak o temelin üzerine dünya yönetiminde ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine bina edilecektir. Gerçek namaz Allah yolunda Allah adına malıyla mülküyle canıyla mücadele edenler olacaklardır. İşte namazın hakikati cenabı hakkın bizden istediği namaz budur.  Eğer ilgili ayetleri tekrardan okuyun bu yorumu, da tekrardan okuyun ki ehemmiyeti sonsuz olan bu konuyu tam anlayarak mutlak kanaat oluşturmalıyız. Dünyada yaşamayı doğruluk üzerine vicdanında bina edenler vicdanında takva temeli fıtraten oluşturanlar var ya işte o insanlar kuranın batını manaya doğru yorumunun Allah vergisiyle beraber tahakkuk ederek sunulduğu el öncülüğünde kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisinde ittifak ederek doğuş ve aydınlık partisinin il ve ilçelerde teşkilatlarını kurmaları teşkilatlanarak doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşunda temel taşları olanlar işte kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek ilahi adaleti Allah’ın hükmünü dünyaya egemen kılmak amacındaki insanların takva temeli üzerine inşa edecekleri cenabı hakkın hakkıyla zikredilmesi cenabı hakkın hâkimiyeti o takva temeli üzerine inşa edilen doğuş ve aydınlık partisinde gerçekten cenabı hakka namazımızı kılmak üzerine birlikte olmaya tüm insanlığı davet ediyoruz gönülden çağrıda bulunuyoruz ancak bizim davetimiz şeytanı konumundaki insanlara nafiledir. biz ancak cenabı hakka gönülden manadan iman edenlere cenabı hakkın hidayeti nasip olanlaradır. Şunu iyi bilelim ki Allah katından tayin olunan resuller şekil mabetlerine her dönemde karşı çıkmışlardır. çünkü şekil mabetleri şeytanı konumdaki insanlar Allah ve resulü adına şekil mescitleri taşlardan betondan oluşturulmuştur ayette çok acık vurguluyor takva üzerine temeli inşa edilmelidir. Takva taşlardan betonlardan değil insanlardan olur o takva insanlarda Allah’ın hâkimiyetinde cem cemaat olan camialar önderliğinde hakkın hâkimiyeti egemen kılınır. Madde üzerine taşlar üzerine bina edilen yerlerde sadece insanlar bir araya gelerek hakkı batıldan ayırmak ayrıt edebilecek düşünler üzerine sohbet ederler daha sonra farklı anlamlar uyduruldu uydurmalar yapıldı. İşte şu anda kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu İslam dininin yeniden doğuşudur. Şu an tüm insanlık Allah’a ortak koşan bir düzenin içerisinde bulunmaktadır. Sebebi ilahi adalet hilafet dünyada yönetimlerden silinmiştir insani hükümler getirilmiştir işte o insanı hükümlere itaat etmek biat etmek onları Allah’a ortak koşmaktır. İslam dini hükümsüz kaldığı için yok hükmündedir var oldu sanılmaktadır. Şu anda İslam dini doğuş ve aydınlık partisi önderliğinde hüküm makamına gelene kadar İslam dini diye bir din yoktur. Ancak İslam dini adına varsayım rivayetler üzerinden kurgulanarak sözde İslam dini diye uydurulmuş İslam dini vardır. Ancak gönülden Allah’a iman ederek ilahi adaletin dünya yönetimine egemen olması için yanıp tutuşanlar onlar her zaman gerçek Müslümandırlar mümindirler onlar mutlaka doğuş ve aydınlık partisi saflarında hiç şüphesiz yer alacaklardır.

YUNUS SURESİ AYET 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

İşte biz hakkı anlatmak isterken cenabı hak aklını kullanmayanlara iman nasıp etmeyeceğini vurgulamaktadır. dünya menfaati için hak hukuk gözetmeden Allah’a Allah ile beraber başka liderleri ortak koşmak azminde olan insanlığa imanı nasıp etmeyeceğini cenabı hak vurguluyor umarım insanlık akıl mantık kullanır. Şu anda bulunduğumuz zaman gereği kurana inandım diyen insanlık kesinlikle kuranı anlamaktan uzaktır. Kuranı anlamadan kurana inanmanın kimseye ne fayda sağlar kuranı anlaya bilmek için kuranın batını manaya Allah vergisiyle doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda varsayım üzerine kurgulanan din anlayışlarından akıl mantık dilinden yeniden tazelenerek sunulan din anlayışına dönmek için bizim fikrimiz hakkında mutlaka bir kanaat oluşturularak karar verilmelidir şek ve şüphe içerinde kalmak imansızlık göstergesidir. Çünkü şek ve şüpheli olmak kendini bilmemektir kendini bilmek için kurana manasıyla inanmak Allah’a inanmaktır sadece söylem olarak Allah’a kurana inandım demek yeterli değildir yetersiz inanmak kâfirler içindir.

ENAM SURESİ AYET 159: : Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

İşte bu ayetin hükmü şu an bulunduğumuz konumda dünyada çeşitli ve çelişki din ve dinler içi mezheplerin varlığında ayetin hükmündeki konum alarak insanlar dünyada din ve mezhepler adına kurup, kurup parça, parça olmuşlar konumunda zaten aklın gördüğü gerçektir. İşte bu çıkmazdan kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunumunda bizi mutlaka kanaatten akıl mantık üzerinde sunduğumuz fikrin bağlamından anlamalısınız fikrimizi çok genişçe broşür olarak sunmak mümkün değildir geniş bilgilerimizin bir bölümü internet üzerinden sunulmaktadır. tavsiyemiz mutlaka önyargısız olarak takip etmeniz şekliyle Bir kanaat üzerinden doğru karar vermenizdir. Bu çıkmazdan Allah’a ortak koşan bu düzenden bu anlayışlardan kurtuluşun tek yolu ve yönü doğuş ve aydınlık partisi saflarında saf olarak yer almaktır.  İnsanlar isteseler de ilahi hükümleri ilahi kanunları dünya yönetimine hükümran kılamazlar Allah dilemedikçe birde guruplar halinde oldukları için ittifak ederek birleşerek tek güç haline gelemezler tek güç olamayınca ezilmeye mahkûm olmaktadırlar canlı örneği şu an dünyanın tamamında zaten varlığını sürdürmektedir. İşte cenabı hakkın yardım eli kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda mümkündür. İnsanlar samimi olarak akli selim düşünerek birlik oluşturulmak üzerine kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisinde ittifak etmeli olduklarını anlamaları gereklidir.  Kâinatın yaratanı cenabı hak tüm varlıkların tek hâkimidir. Tüm insanların Allah’ın emirlerine uymaları gereklidir uymayanlara uymayarak onları Allah’ın kanunlarına uymaları gerektiğini Allah’ın hüküm makamında kendi kanunlarıyla dünyada yönetim uydurmaları kendilerini ilah sıfatına koymalarıdır. Kendilerini ilah sıfatına koyarak insanlara itaat ederek onları Allah’a ortak koşmayalım Allah Allah’a ortak koşan kavimleri asla bağışlamayacağını onlar dünya dolusu altını Allah için verseler Allah katından kabul görmeyeceğini tüm amellerinin Allah katından geçersiz olduğunu kuranda bize ilgili ayetlerden bildirmektedir. Onun için şu an dünyanın tamamında sistem Allah’a ortak koşan kula kulluk üzerine kurulu firavunların ilahlık davası konumudur. Durum bu mahaldedir ki cenabı hak insanların kula kul olmaktan Allah’a ortak koşmaktan çıkış zemini olarak birlikte kuranın doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde ittifak ederek sadece cenabı hakkın kanunlarının kurallarını dünyaya egemen olması mücadelesinde Allah’ın yardım eline tutunalım. Aksı halde kula kul olmak üzere Allah’a ortak koşan geçmiş kavimlerin akıbeti olan onların ebedi helak edilişleri gibi bizleri, de helak edeceği kesindir. Olduğunu bilmemiz gerektiği üzerine kendimizi bile bile helak etmeyelim diye cenabı hak bizi kuranın anlamından uyarıyor bu uyarıya uymak helak olmaktan kurtulmaktır uymamak ebedi olarak bile bile helak olmaktır. Yanı bizim helak olmaktan kurtuluşumuzun tek yolu doğuş ve aydınlık partisinin saflarında hilafet devletini kurmak üzerine çalışmaktır. Hilafet devletinin kuruluşunu cenabı hak taktır edecektir bizim görevimiz sadece hilafet devletini kurabilmek için gerekli çalışmaları doğuş ve aydınlık partisi saflarında sürdürmektir. Başka İslami partiler olsun veya benzer başka mücadele eden şekillerde yer almak kesinlikle Allah katından geçersizdir. çünkü cenabı hakkı gerçek İslami kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisi saflarındadır. Aksini iddia eden mutlaka izahatı yapmalıdır ki kesinlikle izah edemezler katılmamaları sadece şüphe ve zan üzerinedir kanaat üzerine değildir.

ENAM SURESİ 164 De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mi arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.

Dinlerin ve dinler içi mezhep anlayışlarının kuranın batını manasının anlamaktan uzaklaşarak şek ve şüphe üzerinden dinler ve dinler içi mezhepler edinmek cenabı hakkı temsil etmediği halde sözde Allah, in diniymiş gibi lanse edilerek insanlık param parça olarak çeşitli yollara sapmaktadır Bunun anlamı Allahtan başka ilah edinmektir. Çünkü kuranın dünya yönetimine hükümran kabul edilmemesi kabul olmaması başka ilah edinmektir. Başka ilah vardır diye inanmak değil kendisine Allah’ın yolundan başka yollar tayın edenler sanık Allah yoluymuş gibi yol edinmek o yolun öncülerini ilah edinmektir Allah’a ortak koşmaktır. Bulunduğumuz konumda sadece kuranın ayetten manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunun dişinde her anlayışa mensup olmak Allahtan başka ilah edinmektir

ENAM SURESİAYET 165: O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İşte bu ayetlerin hükmünde cenabı hak tüm insanlığı dünyada cenabı hakkı temsil üzerine kuranın hükmü üzerine dünya yönetimine halife olarak yanı vekil olarak resuller önderliğinde vekâlet vermiştir. İnsan bu vekâlete yanı kuranın hükmünü yaşamak ve yaşatmak zorundadır. Cenabı hak katından kesin emirdir insan kendi keyfiyet üzerinden dünyada yaşama hakkı yoktur. ancak ilahi kurallara uyum sağlayarak yaşamak hakkı vardır, aksi halde ihanet veya itaat üzerine kendisine kendi isteği doğrultusunda yaşamak üzere Allah katından irade verilmiş olmakla beraber imtihan mukabilinde ömrünün sonuna kadar mühlet vermiştir. Yanı kurana itaat eden tüm insanlar dünyada cenabı hakkı temsil eden halifesidir. Kuranın hükmüne dünyada yönetim olarak itaat Etmeyenlerde şeytanlar iblisler olmak üzerinedirler yani dünyada şeytanın temsilcileridirler. Bu alayişimiz ve inancımız gereği üzerine KURANIN MANAYA DOĞRU YORUMUNUN TAHAKKUK ETTİĞİ ELDE Hilafet fikren doğmuştur tüm insanlığın hilafet partisi olarak KURDUĞUMUZ DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİNİN TANITIMINDA

Hilafetin hükmen doğması üzerine Önce Türkiye’de İl ve ilçelerde teşkilatlanması tüm halkımızın katılım ve SPONSOR EKONOMIK OLARAK katkı sağlanması gereğinde İslam hukuku ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak amacında fikrimizi akıl mantık dilinden izah edeceğiz aklıselim düşünenler için anlamayan olmaz anlamak istemeyenler olabilir. Ancak Şuan ki dünya yönetim anlayışında firavunlar zihniyetinin karanlık yanlış düşüncesinin ilahlık davası konumudur kuranda firavun kavmine ben ilahim dedi, bu sesleniş şekilden değil fikirden batını manadan Anlam üzerinedir.

Kuran bize tarihteki olayları değil manadaki olguları anlatan bir rehberdir kuran tarih kitabı değil batın kitabi mana kitabi bize manayı anlamı ifade eden bir rehberdir kuranın tarihe yorumu masal manaya doğru yorumunun tahakkuku misali örnektir tüm insanlık ayni anlam üzerinedir. İyi düşünelim ki cenabı hak kuranda hükmün Allah’a ait olduğunu vurgular sende kimin hükmünü kabul edersen onu ilah edindiğini bilesin Allah, in hükmünü kabul edersen Allah’a tabı olursun. Allah adına insani hükümleri kabul ederek onlara biat itaat edersen onları ilah edinirsin hüküm yaratan Allah’ındır. Şu an dünya yönetiminde Cenabıhak kanunları kuralları hükümran kabul edilmeyerek firavun zihniyetli dünya yöneticileri kendi uydurdukları hükümleri yasalaştırarak Kanunlaştırarak dünya yönetimini şekillendirmektedirler. Bu yönetim şeklinde cenabı hakkın haram dediklerine helal ruhsatı verilmektedir. Zinaya kadın pazarlayan mahallere içkiye faize buna benzer diğerlerine cenabı hakkı aşarak ruhsat veren kendilerini mana ve anlam olarak ilah sıfatına koyarak dünya yönetimini şekillendirmektedirler. Buna mukabil zulmü kabul görmek istemeyen insanlık üzerine katliam düzenlenmektedir ki; İşte bu anlayışa mensup dünya yönetim liderlerine biat itaat ederek onları mana anlamında ilah edinerek Allah’a ortak koşmak konumunda olduğumuz aklın gördüğü gerçektir. Bu bilgiye istinaden Bu duruma seyirci kalarak bu firavunlar taraftarı olarak onları ilah edinen onlara itaat ederek onları Allah’a ortak koşmak konumunda direten insanlar bu katliamların katili durumunda hâsıldırlar

Biz bizi yaratanın hükümlerine değil de bizim gibi yaratık olan diğer insanlığın dünya menfaati dünya çıkarı uğruna uydurdukları hükümleri kendimize rehber edinerek onlar ilah edinerek onlara kul köle olmak konumunda onlara itaat biat ederek kendimize ve diğer insanlığa neden zulmü reva görelim sonsuz olarak Allah’ın azabına uğrayalım.

Bize kendilerine tabı kılmak isteyenler hakkın huzurunda kendilerini kurtarabilirler, de kaldı bizleri kurtarsınlar. Bizleri kendi uydurdukları kanunlardan sorumlu tutanlar cenabı hakkın kanunlarına karşı sorumsuz olduklarını nasıl düşüne bilirler. Bile bile cenabı hakkı hiçe sayarak bedelini düşünmezler mi Kuranda cenabı hak Allah’a ortak koşan kavimleri asla bağışlamayacağını onların tüm amellerinin boşa çıkaracağını dünya dolusu altını Allah için fidye verseler asla kabul görmeyeceğini ilgili ayetler vasıtasıyla bildirmektedir. İnsanlık dini şekilden kabul ederek ilahi adaleti hükümden kabul görmemek Allah’a noksanlık isnat anlamındadır insanı Allahtan üstün tutar anlamına gelen konumundadır. İşte bu konumdan çıkışın acık adresi Allah’ın yardım eli olan fetih düşüncesi kuran ve Kuranın ayetten manaya akıl mantık üzerinden bilimsel ve evrensel kurallar çerçevesinde çelişkisiz gölgesiz doğru yorumunun tahakkukunda insanlığa sunulduğu el öncülüğünde dünyada var olan din anlayışlarını dinler içi mezhep anlayışlarını İslamin yeniden tazelenerek İslam birliğinin oluşabileceği tek adresi olan

DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİNİN çatısı altında tek ilahi din Allah’ın olarak İslamin çelişkisiz sunuluşunun sancağı altında toplanarak birlik oluşturarak İslam hukuku ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak üzerine ilahi bir görevi yerine getirmek hepimize elzem olarak tüm insanlığa verilmiş bir görevdir.

Tövbe suresi ayet 111 Allah müminlerin mallarını canlarını cennet karşılığında satın almıştır. Fetih suresinde cenabı hak ey Muhammet biz seni fetihle müjdeledik böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Kurana tabı olan tüm insanlar Muhammet olarak bağışlanacağının müjdesin ne güzeldir anlayanlara

Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu İslam dininin yeniden tazelenerek insanlığı dilediği insan eliyle beraber Allah katından fikren uyarılması uyandırılması aydınlatılması konumudur. Bu uyarıyı dikkate almanın almamanın bedelini müşrik kalmak konumunda veya mümin olarak kalmak üzere ebediyen birlik olmak tüm insanlığa Allah katından kesin emirdir ki; Bu dünya kimsenin çiftliği değildir, Bu dünya sadece insanlığın Allah katından imtihan olunması üzerinedir.

Allah’ın yarattığı nesnelerle beraber hayat bulurken onun adaletini kabul görmeme yetkisini kimden alabiliriz ki ilahi adaleti kabul görmemek Allah’a noksanlık isnat anlamındadır. Haşa biz Allahtan iyi biliriz Allahtan üstünüz anlamına gelen bu dünyanın zülüm üzerine kurulu yönetim şeklini nasıl kabul edebiliriz ki. Ey dünyayı yönetenler bulunduğunuz konum ilahlık davasıdır.  Ey onlara itaat ederek biat eden insanlık şu an dünya yönetim anlayışını kabul ederek ilah edinerek onları Allah’a ortak koşmak konumunda bulunmaktayız. Derhal 1400 yıl evvelki gibi geri dönüp kuranın manasının doğru yorumuyla bir bütün haliyle Allah in hükümlerini kabul edelim aksinde bu sesleniş kuranın manasından Allah katından son sesleniş son uyarıdır. Cenabı hak sebepler vasıtasıyla gereğini yerine getirir inanmayanlar işi sebeplere bağlar inananlar ise hayır ve şer Allahtan olduğunu bilirler

Herkes iyi bilir ki cenabı hakkın gücü her şeye yeter ilahi adalet dünyaya egemen olmadan dünya son bulmaz ilahi adaletin egemen olmaması Allah’a noksanlık isnat olur ancak ilahi adalet insan eliyle hükümran olacak Allah’a gönülden manadan Iman ederek mücadele edenler öncülüğünde

Her Hesabın sonunda doğru bir olduğuna göre kuranda bize doğru yolu tanımlayan bir rehber olduğuna göre Kuranın doğruluğu rivayet üzerinden sunuluşunda değil ayetten manaya akıl mantık üzerinden bilimsel evrensel kurallar çerçevesinde tahakkuk ederek sunuluşundadır. Mücadelemiz kuranın manaya doğru yorumunun bizim fikrimizden tahakkuk edişi üzerine tüm insanlık adına paylaşmanın hepimize ilahı bir görev olduğunu anlamak için temiz kalpli aklıselim düşünmekten geçer, fakat anlamamak için ise sadece dünyalık düşünen manayı düşünmeyen düşünmek istemeyen aklıselim düşünmemekten kaynaklanır. Her şey Allah’tandır diğer veriler sebeplerdir hiçbir şey sebeplerden gelmez sebepler vasıtasıyla Allahtan gelir. Ancak cenabı haktan biz ne istersek şekilde gelir ne ekersen onu bitirir ilim kitaptan rızık tarladan değil tarlada Allahtan gelen rızıklara sebeptir ilimden insandan değil insan vasıtasıyla Allahtan gelir Cenabı hakkın dünyadaki halifesi kurandır. Kuranın Allah, in emrinin üstünlüğüne uyan uygulayan müminler sıfatında insandır.  Allah, in manevi halifesi kuranın üstünlüğüne uymayarak bile bile Allah’ın halifesi kuranın hükmünü kabul etmeyerek kendi uydurduğu kanunları hükümran kılarak kılmak isteyerek saygısızlık ederek kendini ve kendi hükmünü kendi kanunlarını kuranın hükmünün üstünlüğünden üstün tutarak dünya yönetiminde hâksiz çıkar üzerine dünya menfaati uğruna uygulamaya koyarlar. Firavunlar şeytanlar Çinler olarak kâfirlik sıfatına girerler. Allah’ın halifesi kurana uymayarak uygulamayanlara onlara biat ve itaat ederek uyanların tamamı şekilden insan olmakla beraber manadan şeytanlar Çinler iblistirler olarak kâfirlerdirler. Yanı Allah’ın halifesi kurana uyarak kuranı kendi nefsine ve dünya yönetiminde uygulayanlar uygulamak isteyenler hem zahiri hem de batını insandırlar mümindirler. Kurana uymayarak uygulamayanlar zahiren insandırlar fakat manadan batın olarak şeytan Çin iblis olarak kâfirlerdirler. Şeytan Çin iblis kâfirler hepsi kuranın tanımlamasında Allah’a isyan eden ilahi emirlere uymayanların bir bütünü insanlardır. Kurana uymayarak uygulamayanlara kendi tasarımlarınca kanun uydurarak onlarla dünya yönetiminde Allah’a kurana alternatif olarak Allah’ın haramlarına saygısızca yaklaşarak Allah’ın ruhsat vermediği haram dediği yasaklarına ruhsat vererek kendi üstünlüklerini cenabı hakkı hiçe sayarak uygulamaktadırlar.  İşte Allah’a karşı üstünlük taslayan zihniyette olanları cenabı hak şeytanlar Çinler iblisler kâfirlik sıfatında

Firavunlar olarak tanımlamaktadır. Kuranda firavun kavmine ben ilahim dediğinin manadaki anlamı Allah’ın halifesi kuranın hükmünü kabul etmeyerek kendi üstünlüğünü ilan ederek kendi uydurdukları kanunlardan kavimleri sorumlu kılmalarının anlamı ilahlık davasıdır. İşte insanlığın bu konumdaki zihniyetlere itaat ederek biat edenleri onları ilah edinerek şirke düşerek onları Allah’a ortak koşmaktalar.  Şu an dünyanın tamamındaki konum budur ki Cenabı hak Allah’a ortak koşanları asla bağışlamayacağını, onlar dünya dolusu altını fidye verseler Allah katından asla kabul görmeyeceğini onlar kefirler olarak ebedi cehennemi boylayacağını kuranda defalarca bildirmektedir. Cenabı hak Allah’a gönülden bağlı müminlerin firavunlar yönetiminde altta kalmalarına binaen cenabı hakkın yardım eli kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda birliktelik oluşturarak dünya yönetimini ilahi kurallar gereğinde müminleri dünya yönetimine amade egemen kılmak için doğuş ve aydınlık partisinde kuranın batını manaya doğru yorumunda ittifak etmelerini sağlamak üzerine cenabı hakkın yardımı tahakkuk etmiştir. Cenabı hakkın yarattığı her şey bir kanundur. Onun yarattığı madde kanunları olarak her nesneleri hayatımızın değişmez parçası olarak kullanmaya mecburuz. Çünkü onlarsız yaşayamayız hava olmadan yemek yemeden su içmeden ve buna benzer diğerlerini ancak bu nesneleri kullanırken cenabı hakkın bize tanımladığı meşru kanunları kuranın hükmü gereğindeki doğru yoldan kullanmak zorundayız. Şunun bunun hakkına tecavüz etmeden hakka tecavüz Allah katından yasaklanmışsa ki ona uymak zorundayız uymayanlar şeytanlar cinler ve hepsi kâfirlerdirler. Allah, in adaleti kuranın tanımladığı Doğruyol tüm insanlığın ortak menfaati çıkarına terazidir kuranın hükümranlığından ayrılmak terazi Nizamdan ayrılmaktır terazi nizamdan ayrıldığında dünyada hak hukuk birbirine karışır neyin ne olduğu anlaşılmaz hale gelir şu an dünya bu konumda bu çıkmazdadır. Çünkü cenabı hak her şeyi bir nizam intizam hesap üzerine yaratmıştır. Allah’ın terazi nizamından ayrıldın, mı o zaman kimi kiminin sırtından geçinir kimi çalışır yiyemez birçoğu çalışmadan şunun bunun hakkından dünyada bedavadan geçinir gider. Zalimler hak hukuk tanımaz diğer insanlığın malın üzerinden canı üzerinden kanı üzerinden namusu üzerinden dünya çıkar menfaat temin eder üzerine kurgulanan firavunlar yönetiminin mensupları olanlar. Şu an dünyada yönetim olarak veya bireysel olarak ilahi adalete uyulmayarak terazi nizam bozulmuştur. Her şey karman çorman güçlü gücü kadar haklı güçsüz güçsüz olduğu kadar hâksiz olarak firavunlar dünya yönetim anlayışında insanlığın bu çıkmazdan kurtuluşu cenabı hakkın yardım eli kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu el öncülüğünde kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisi önderliğinde. Kuranın hükümranlığındaki hilafet anlayışında Allah’a gönülden batından manadan iman edenlerin birlik oluşturarak dünya yönetimini ilahi adaletin hükmünde kuranın doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunun anlayışında dünya yönetime kuranın hükmünde mutlu sona gelinecektir. Her şey Allah katından madde olaraktan mana olaraktan bir hesap üzerine zaman dilimine ayrılmıştır. Dünyanın tamamını hükümran olmayı cenabı hak firavunluklar zihniyetine yüz yıl boydan boya dünyada zülüm yönetimine firavunlara hükümranlık tayin etmiştir.  Kuranda ilgili ayetlerin manasından bu manada olduğu anlaşılmaktadır. Bakara suresi ayet 259 da bu konuya atıfta bulunarak yüz yıl muttali olarak manadan İşaret eder aklını kullanan kuranı batın mana olarak düşünerek inananlar anlar.  Din adına dünyada dinsizlik edenlere uymayalım gerçek ilahi din kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkukunda sunulduğu elde ilahi görevi ahdederek kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisinde birleşerek birleşmemiz ilahi emirdir olduğunu anlamak gereklidir.  Doğuş ve aydınlık partisinin saflarında insanlığın birlik oluşturmasının ilahi emir olduğunun kanıtı kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşudur. İlahi emirlere hilafet makamına itaat etmeyenlerin tamamı Allah katında manada şeytan Çin iblistir sıfatındadırlar. Bizi mutlaka anlamalısınız kimseyi zan töhmet altında bırakmak istemeyiz ancak ilahi görevi yerine eksizsiz getirmek için İslami tebliğ olarak kuranın manaya doğru yorumunun ilmini izah etmek konumundayız. Aksi halde dünyada var olan zulmün tamamından herkes sorumludur. Katledilen tüm insanların katılı durumunda kalmamak için mutlak olarak dünyaya ilahi adaleti egemen kılmak üzerine doğuş ve aydınlık saflarında toplanmalıyız ve bunun başka alternatifi kesinlikle yoktur. Eğer ki insanlık dünyada huzur istiyorsa geçmişi geleceği ebediyeti bilen cenabı hakkın insanlığa gösterdiği doğru yola tabı olmak dünyada zülüm üzerine kurulu bozuk düzen kendiliğinden düzelir. Yeter ki insanlık cenabı hakkın halifesi kuranı rehber kabul etsin. Kuranı doğruluğu varsayım rivayet üzerinden değil kuranda ayetten manaya doğru yorumunda tahakkuk ederek insanlığı huzura kavuşturur olduğundan zerre kadar şüphe edilmez. Biz kuranın batını manaya doğru yorumunun ilminin mensubu olarak insanlığı sadece ve sadece Allah’ın kanunlarının dünya yönetimine egemen olsun üzerine cenabı hakkın bizim önderliğimizde tüm insanlığa kesin emridir olduğunun kanıtı kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek bizim fikrimizden sunuluşudur. Aksini izah ve ispat edecek dünyada tek bir insan olmaz çünkü doğrunun alternatifi yanlıştır kuranın batını manaya akıl mantık dilinden sunuluşu kendini izah ve ispat eder. Biz bizimle beraber ittifak eden tüm arkadaşlarımızla beraber tüm insanlığı sadece Allah’ın emri olan kuranın hükmüne dünya yönetimine hükümran olsun diye bizimle beraber doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılarak katkıda bulunmak üzerine davet ederek çağrıda bulunmaktayız. Türküye genelinde doğuş ve aydınlık partisinin il ve ilçelerde teşkilatlanması konumuna doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşunun tamamlanarak seçimlere hazır hale gelmesine Allah dünyaya hükümran olsun dünya huzura saadete kavuşması tüm insanlığa Allah katından kesin emirdir. Mutlaka insanlık bu doğrultuda bizimle beraber bu çalışmaları birlikte el ele vererek yürütmeliyiz. Düşünki bir siyasi partinin teşkilatlanmasını örgütlenerek tamamlayabilmesi ebetteki ekonomik bir meblağ teşkil eder onun için herkes elini taşın altına değil cebine atarak Allah adına yardımcı olması Allah için elzemdir. Bunun için cenabı hak kuranda tevbe suresi ayet 111 de: Allah müminlerin mallarını canlarını kendilerine cennet verilmek üzere satın almıştır. Bu Tevrat’ta İncil’de ve kuranda tüm insanlığa vaat edilmiştir. Allahtan daha iyi ahdinde sözünde vaadinde duran kim olabilir. Yani şu anda doğuş ve aydınlık partisinin dünya yönetimine egemen olması yolunda yönünde elinden geldiğini yapmayarak esirgeyenlere hanı Müslümandık ya Müslüman Allah için mücadele edenlerdir. Allah için Allah yolunda verenlerdir Allah için Allah yolunda ölenlerdir. Biz bu harekâtın öncüsü olarak tüm imkânlarını kullanarak ahdederek tüm insanlığa örnek teşkil edecek seviyede hitap etmekteyiz. Cenabı hak hepimizin yardımcısıdır ancak Allah yolunda mücadele edenlerin yardımcısıdır. Mevcut dünya düzeninde siyasi partiler kendilerini ekonomik veri üzerinden tanımlama yaparak insanlığa huzuru temin edecekleri vaadinde bulunurlar. Doğuş ve aydınlık partisi sadece dünyaya huzuru saadeti ilahi adaletin egemen kılınışıyla gerçekleşeceği inancındadır. Dünya ilahi adaletin egemenliğinde huzura saadete kavuşunca ekonomi kendiliğinden tavan yapar devleti yönetenlerin görevi ortamı güvenli hale getirmektir insanlar serbest dolaşım olarak güvenli olduklarında dünyadaki insanlar bulundukları kategorilerde tavan yaparlar yeter ki güvenli ellerde olduklarından emin olsunlar.   Bütün hastalıkların ilacı cenabı hakkın insanlığa sunduğu doğru yoldadır nasıl ki insan fizik olarak hastalanınca ilacını yine cenabı hakkın yarattığı nesnelerden verilerden elde ederek tedavi olabilir manen, de dünya yönetiminde cenabı hakkın kanunları kuralları dünyaya huzuru temin eder olduğunda şüphe edemeyiz. Eğer şüphe ve zan edersek cenabı hakka noksanlık isnat etmiş oluruz cenabı hak noksanlıktan münezzeh olarak ezelden ebede kadar her şeyi bilir. Yeter ki biz kuranı onun bize tanımladığı doğru yolu doğru anlayalım anlama gayretinde olalım. Kuranın doğruluğu kuranın doğru yorumunun tahakkukunda nüzul eder varsayım rivayetlerden arınarak tertemiz su misali insanlığa huzuru saadeti getirir ki şu an bizimle beraber kuran batını manaya doğru yorumunda sunulmaktadır. Fikrimi dünyada bütün bilginlerle müzakereye hazır olarak izah ve ispat ederek tüm akli selim düşünerek ön yargısız olarak akil mantık kullananların anlayabileceği dilde sunmaktayız cenabı hak hakkı hakkıyla anlamayı tüm herkese nasıp eder inşallah. Ancak şu bir gerçektir cenabı hak kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu dönemlerde hakla batılı ayrıt eden düşüncenin sunumunda fıtrat ve vicdan olarak hak olan insanlara hakkı anlamayı nasıp eder. Cenabı hak fıtraten temiz olmayanlara kalbi kirli fitne olanlara da hakkı anlamayı nasıp etmeyerek müminlerle münafıklar kuranın batını manaya tahakkukunda su yüzüne çıkarlar hanı nasıl ki sütün içerisindeki yağın peynirin birbirinden yayıkta çalkalanarak ayrılması gibi benzerinden. Şu anki dünyadaki çalkantıların sonunda hakla batıl ayrıt edilerek hakkın hâkimiyeti gerçekleşecektir. DOĞUŞ VE AYDINLIK HİLAFET PARTİSİ: vasıtasıyla İslami tebliğ üzerine doğru bilinen yanlış din ve dünya yönetim anlayışlarını kuranın batını manaya doğru yorumunu tahakkuk ederek sunuluşunda kula kul olmaktan Allah’a kul olmaya davet ederek çağrıda bulunmaktayız. Doğuş ve aydınlık partisi müminler için kurulmuş bir siyasi partidir. İslam hukuku ilahi adaletin dünya yönetimine hükümdar olmasını istiyorum diyenlerin teşekkül edeceği karargâhı doğuş ve aydınlık partisidir. Rivayet üzerine kurgulanan din anlayışlarından kuranda ayetten manaya Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu şu anki dünyada varlığı sürdürülen yönetim ve din anlayışlarının top yekûn çelişki halinde çelişmekte olduğunu izah eder. Çelişki yanılgının ve yanlışın kanıtı çelişkisiz anlayış doğrunun izahatında kanıttır. Kuran gerçek manasıyla bütünleşerek sunuluşundaki düşünce şekliyle çelişen dünyadaki dinler ve yönetimler anlayışlarının bulunduğu konumunda bulunan insanların anlayışları çelişkilerle doludur. Çelişkinin varlığındaki anlayışların kendisi yanlıştır. Kuran her zaman her şekilde ezelden ebede kadar doğrudur. Ancak Kuran Doğru yorumuyla birlikte sunuluşu tüm doğru bilinen yanlışların gün yüzüne çıkışını izah ve ispat eder. Bizim anlayışımız bu konumdadır ki işte doğuş ve aydınlık siyasi partisi bu anlayışın mensubu olarak bizi mantık dilinden mutlak anlayarak kanaat oluşturulması tüm insanlık üzerine bireysel olarak elzemdir farzdır. Bu söylem kimsenin hafife almaya gücü yetmez güneş karanlığı doğru yanlışı yok eder. Dini kullanarak makama mevki üzerinden çıkar temin edenlerle ilahi adaleti dünyaya egemen kılmak amacında bizimle birlikte bulunmak isteyerek bulunanlar İslami makama taşımak gayesindeki olanların veya olmayanların bundan böyle ayrılarak ayrıt edileceği dönemecindeyiz. Dünyadaki bilim adamlarını din bilginlerinin bilemediklerin anlayamadıklarını yanıldıkları konuları doğru bildikleri yanlışları gün yüzüne çıkarmak akıl mantık üzerinden iki kere iki dört eder misali izah edecek konumdaki bir düşüncenin mensubu olarak bu yolda bulunmak ilahi görevi ahdederek bizimle birliktelik oluşması tüm insanlığa ilahı görev olduğu inancımda asla yanılmadım. Yanılmadığımı düşüncelerimi akıl mantık üzerinden inceden düşünerek tahlil edenler anlayacaktır, anlamayanlardan Allah hesap sormaz anlayacak kapasiteye mensup olup da anlamak istemeyenlerin vay haline.  Her şeyden önce bizim konumumuz tamamen batınıdır akıl mantık üzerinden iman sıfatlarındadır. Varsayım rivayet üzerinden dünyadaki din anlayışları düşünki bir dere yatağını dere suyunu dere suyunun en yüksekten başlangıcı pınar şekli suyun en temiz yeridir her türlü karışımdan arınıktır. Pınarın suyu dere yatağına akışı itibarıyla beraber her geçtiği mahallerden çeşitli karışımlarla suyun kirlenmesine vesile olur bazen öyle bir kirli konuma gelir ki o suyun kullanımı imkânsız konuma gelir. İşte benzer olarak kuran ilk vahiy olunduğu dönemlerde tertemiz bir din anlayışı vardır. Çünkü kuran ayetten manaya rivayetlerden uydurmalardan uzak bir anlayışta idi, düşünki 1400 yüz yıl boyunca bu dere akıyor ve bin dört yüz yıl her yorumcular kuran üzerinden varsayımlar üreterek kimi kasıtlı kimi ilmine vakıf olmadan gerçek din anlayışı ortadan kayıp olup gitmiştir. Yüzde yüz kullanılamaz konumuna gelmiştir. Dünyada şu an din adına dinler, dinler içi mezhepler farklı çelişkili görüşler uydurularak işin içinden asla çıkılmaz bir konuma gelindi. Buradan öteye çıkış zemini olarak cenabı hakkın tüm insanlığa mana âleminden kuranın batını manaya doğru yorumunun ayetten manaya rivayetlerden uzak bir düşüncenin sunumunda kuran 1400 yıl önceki tazeliğine yeniden tahakkuk ederek sunuluşu İslam dininin orijinali sahtesinden akıl mantık üzerinde ayrıt edilerek aklını mantık üzerinden kullananların mantık dilinden izahatında bulunmaktayız. Konum bu mahaldedir anlaşılmayacak bir tarafı yoktur insanlık dünyada baş boş değildir cenabı hak insanlığın yaptığı her şeyi sorguya çekeceği mutlaktır. Onun için kuranı anlayarak kuranın hükmünü hükümranlığı kabul ederek cenabı hakka boyun eğerek rüküden ilahi emirlere itaat ederek mana olarak Allah’a secde etmek zorundayız cenabı hakka secde etmek doğru yorumunun tahakkuk ederek kuranın manaya sunumundaki düşüncenin hayat nizami kabul edilmesidir. Bizim verdiğimiz mücadele sadece düşünce olarak İslami tebliğ olarak insanlığa sunulmaktadır. Allah’ın hükümranlığına dünya yönetiminin tek sahibi cenabı hakkın olduğu onun emirlerinin dışında din adına veya dinsizlik adına olsun akılla mantıkla bilime bağdaşmayan düşüncelilerle birlik oluşturmamak onları ilah edinmekten Allah’a ortak koşmaktan uzaklaşabilmek için mutlaka bizimle birlikte olmayı doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılmayı akli selim düşünerek karar vermek gereklidir. Düşünki şu an dünyanın tamamında haramlara ruhsat veren bir yönetim anlayışları mevcut dünyada İslami düşünceli siyasi anlayışların tamamı kuranın ayetten manaya sunulduğu elde ittifak ederek siyasi harekâta katılmaların kesinlikle elzemdir birleşmeyenlerin tamamı dini çıkar üzerinden kullanarak dini siyasete alet ederek bozgunculuk yaparak fitneye mahal verilmektedir. Şahsim adına tertemiz kalbimle yüzde yüz Allah için mücadele etmekteyiz. Bu mücadele şekli sadece şahsıma has değil tüm insanlar olarak birlikte hareket etmeliyiz.  Şahsim adına dünyanın tamamı benim mahiyetimizde olsa şahsıma ayıt olsa tümden doğuş ve aydınlık partisinin dünya yönetimine Allah hükümran olsun diye feda ederim. Bu bir söylem değildir zaten tüm imkânlarını bu yola feda eden gelecekte de tüm hâsıl olan imkânlarını feda edecek bir fıtratı vicdan Allah katından bize bağış edilmiştir. Bütün kâinat madde olarak verseler bizim anlayışımızda doğuş ve aydınlık partisinin yanında bir zerre kalır.  Çünkü dünya fanı, fanı hayat bakiye değişilmez fanı hayat bakiye feda edilir. Biz buyuz bu fıtratı vicdan üzerindeyiz. bu bir söylem değil bizim verdiğimiz mücadelede eylemdir ve bunu anlayanlara ispat ederek tüm her şeyini doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşuna heba eden bir insanız. İki kere iki dört eder iki kere ikinin dört ettiği akıl mantık üzerinden görülür bizim konumumuzda böyledir. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu iki kere iki dört eder gibi aklını kullananlara anlaması için kolaydır aklını önyargılı olarak düşünmeden kullanmayanlara Allah aklını kullanma fıtratı verir İnşallah. Bizimle beraber Allah için varım diyenler mutlaka bu harekâta bireysel olarak katılması gereklidir. Bireysel katılma imkânı olmayanların en azından bu harekâtı ekonomik olarak desteklemesi Allah adına gereklidir. Bu yorumların tamamı kuranın batını manasının anlamındaki sunuluşudur.  Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ettiği elde tüm insanlık birlik oluşturmaya mecburdur. Çünkü ilahi emirdir ilahi emre itaat etmeyenler şeytanı konumda kalırlar kendi anlayışlarına göre Müslüman olduklarını sanabilirler.  Bu şekilde kendinden emin olan bir elde birlik olmaktan imtina edenlere ya fikirlerimde yanıldığımı dünyada bütün bilginleri toplayın yanıldığımı izah edin. Veyahut ta bizimle ittifak edin. İkisinden birini insanlık tercih etmek konumundadır. Kendisinin Müslüman olduğuna inananlara Düşünki bir insan ekonomik olarak variyeti var kendisini denizden karşıya geçmesi için Allah’a ulaştıracak bir gemiye ve o gemisi inşa edecek bilgin bir ustaya ihtiyaç vardır. Bilgin usta yoksa seni cenabı hakka ulaştıracak Allahtan başka güç yoktur. Bahsettiğim bu gemi Nuh’un gemisidir bu gemi kuranın batını manaya doğru yorumunda yeniden inşa edilerek batını ilim denizde yüzer konumunda olması için tümden Allah’a gönülden ödünç verecek ekonomiye ihtiyaç vardır. Aslında cenabı hak hiç bir şeye muhtaç değildir biz cenabı hakka onun ilahi adaletine muhtacız ihtiyaçlıyız ancak cenabı hak bizi imtihan mesabesinde sizin her şeyinizi veriyorum sizde benim kanunlarımın adaletimin dünyaya egemen olması için bakalım ne verebileceksiniz diye biz imtihan olunmaktayız. Oysa Allah bize, de size, de hiçbir yarattığı mahlûka muhtaç değildir aslı budur. Nuh’un gemisi batını mana olarak kuranın manaya doğru yorumunun sunuluşunda tahakkuk ederek doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşunun ta kendisidir. Nuh’un gemisi batın olarak kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşudur o gemi iman gemisidir. Aklını mantığını kullanarak Allah yolunda bizimle birlik oluşturanlar Nuh’un gemisine binenlerdir Nuh’un gemisi iman edenlerin gemisidir. Nuh’un gemisi kurandır onu anlayan kaptandır anlayanı anlayalım onu anlayan haktandır.  Dünyada insanlığın geldiği konum kaos karmaşa karışıklık keşmekeş üzerinden zülümdür. Din adına din ticaret şirketler kurulmuş tarikatlar mezhepler cemaatler adı altında hepsi ticaret maksatlıdır sömürü maksatlıdır ve Samimiyetten uzaktırlar.  Tek bir çıkış yolu vardır cenabı hakkın samimi Müslümanların gerçek iman ehlinin kurtuluşuna vesile vasıta olarak kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu düşünce elinde doğuş ve aydınlık partisinde birlik olmaktır. Bir insan dünyada bütün kitlelerin siyasilerin tarikat cemaatlerinin dünyada varlığı sürdürülen çelişkili din anlayışlarını dinler içi mezhep anlayışlarını çıkar ve menfaat üzerine kurulu yönetim anlayışlarının karşıtı nasıl mücadele etmeyi göze alabilir güvencesi nedir? Tek Güvencemiz iman üzerinden Allah’a ve Allah’ın verdiği ilimdir ve onun bize verdiği teslimiyet fıtratı vicdanı kanaatinin sahih olmasıdır. Yanlışın yanlışların tek karşıtı doğru düşüncenin tahakkukundaki bilgidir. Dünyada tüm insaniliğin birlik oluşturacağı el doğru düşüncenin tahakkuk ederek sunulduğu eldir.  Doğru düşüncenin tahakkuk ederek sunulduğunun kanıtı kuranın batını manaya doğru yorumundaki anlayıştır alternatifi kesinlikle yoktur. İşte biz bu düşüncenin ilmi izahının mensubu olarak bütün insanlığın huzurunda mücadele azmindeyiz bizimle birlik olmak kurana tabı olmaktır kurana manadaki doğru yorumunun tahakkukunda da tabı olmak gerçekten Allah’a tabı olmaktır. diğer düşünce mensupları bilerek veya bilmeyerek isteyerek veya istemeyerek Allah adına insanlığı Allahtan uzaklaşmasına vesile olmaktadırlar. Kandil geceleri ışıktır aydınlanmaktır manadan resuller öndeliğinde karanlık zülüm döneminden çıkış için İslami düşüncenin akıl mantık üzerinden doğumudur. Önderleri resullerdir kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek dünyada var olan çelişkili din anlayışlarını ve dinler içi çelişkili mezhep anlayışlarından gerçek din anlayışındaki düşüncenin insanlığı fikren aydınlatabilmesi kandil gecelerinin gerçek olanıdır. Sembolik olanı mevcut gelenek olarak kutlanan kandil geçeleri semboliktir. Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku gerçek kandildir fikri kandildir aklını kullananları aydınlatır. Varsayımlar üzerinden aydınlanabilmek imkânsızdır aydınlık akıl mantık üzerinden kanaat oluşturarak emin olmaktır. Düşünki bir hasta doktora tedavi olmak için gider hastanın doktorun bilgisinden haberdar değildir. Doktor geçek bilginin mensubu ise hastasını tedavi edebilecek konumdadır ancak doktor olmadığı halde doktormuş gibi insanları hastaları tedavi etmeye yeltenirse hastaların tedavi olma imkânı hâsıl olmaz. Bu benzetmeyle beraber kuran manevi olarak manadan bütün hastalıkların tedavi olmak için rehberidir. Fakat kuranı anlamayan varsayımlar üzerinden şu an dünyada insanları din adına tedavi edeyim derken insanlığı katledilişine kan gözyaşının dökülüşüne vesile oluyorlar. Hastayı tedavi etmek bir yana tüm insaniliğin fikren ve fizik, en ölümüne sebep oluyorlar. Kuranı mana olarak anlamanın kuralları cenabı hak tüm insanlık üzerine eşittir olarak kanun koymuştur ki cenabı hakkın yarattığı her nesneler birer madde kanunlarıdır. Birde mana olarak kuranda tanımlanan batını kanunlar vardır batını kanunlarda kuranda tanımlanan tüm resul ve firavunlar üzerini hakkı ve batılı temsil eden ilahi kanunlar vardır. Kuranda adı gecen tüm resuller insanlık tarihinin başından sonuna kadar eşittir olarak tüm insanlığın resulleridirler her zaman batın olarak hazır ve nazirdirler.  Ezelden ebede kadar Allah kanunu olarak yaratılmışlardır. İlahi kanunlara uyanlar uyum sağlayanlar resuller sıfatlarına girerler uymayanlarda firavunlar zalimler nemrutlar kâfirler şeytanlar Çinler münafıklar sıfatlarına girerler. Allah katından bir resul fizik olarak varlığında onun fikrinin anlayışında tüm resul sıfatları üzerine tüm resullerin temsilcisidir resullerin temsili cenabı hakkı temsilciliğidir. Yanı insanlık tarihinin tamamında firavunlar vardır ve Firavunlar şeytanın temsilcileridir, Firavunlara uyanlar şeytan sıfatına girerler. Cenabı hakkın dünyadaki temsilcileri resullerdir resullerle beraber olarak Resuller sıfatlarına girenler ise dünyada cenabı hakkı temsil ederler cenabı hakkı temsil etmek doğruluğu yaşamak yaşatmak mücadelesinde temiz kalpli olmaktır. Cenabı hakkı temsil edebilmek doğruluğu yaşamak ve yaşatmak mücadelesindeki insanlar kuranın gerçek manada doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde hilafet makamı üzerine birlikte olmak üzere birlik oluşturanlardırlar. Misal olarak Nuh’un gemisi iman gemisidir insanlık tarihinin tamamında sıfat olarak vardır kurana manadan iman edenler Nuh’un gemisine binenlerdir Nuh’un gemisi zahiri değil batınıdır ve Nuh’un gemisi kurandır. Kuranı mana olarak anlayarak anlatan kaptandır.  Kaptanlarla birlikte olanlar gemiye iman ederek binenlerdir. Dünyada İslam hukuku kısas üzerinden hesaplanır. Kastı suçlarda kısas uygulanır kazaya maruz kalan suçlar üzerinde hafifleme değerlendirilmesi yapılır.

CUMHURİYET DEMOKRASİ LAİKLİK VE ADALET İLKELERİ Hakkındaki görüşlerimi arz edeyim fikirlerim düşünce ve inanç özgürlüğü çerçevesinde kuranın batını manaya doğru yorumunun ilmi izahında İslami tebliğ olarak tüm insanlığın bilgisini sunmak için doğuş ve aydınlık partisinin kapsamındaki görüşlerimizdir. Katılmak katılmamak her birey insanın kendi kanaatinedir.  Demokrasi laiklik ve adalet anlayışlarının birbiriyle çelişmeden çatışmadan uyum sağlayabilmesi ancak gerçek adalet ilkesiyle yanı doğruluk ilkeleriyle demokrasi ve laiklik tanımlamasının anlayışları çelişmemelidir. Varsa bir çelişkili anlayış yanlış olan adalet ilkesi değildir adalet adı altında laiklik demokrasi anlayışlarının veya gerçek adaleti temsil etmeyen adalet diye insanlığa dayatılan anlayışların birbiriyle çelişmesidir. Mesela din devlet işine karışmaz devlette din işine karışmaz söyleminin ne anlam ifade eder olduğuna bir bakalım.   Din devlet işine siyasete karışmaz bu söylem laiklik ilkesi olarak tanımlanır. Her insan akıl ve mantık üzerinden düşünmelidir. Din cenabı hakkın yarattığı mahlûkun adaletle yönetilmesi yönlendirilmesi üzerine insanlığa doğruluğu yaşaması yaşatması gereğinde kuranın insanlığa gösterdiği doğru yolun tanımıdır. Din siyasete devlet işine karışmaz demek şu anlama gelir. Dünyadaki insanların devleti yönetenlerin siyasilerin Allah’a karşı yaptıkları ve yapacakları haklı hâksiz yönetim anlayışlarından dolayı sorumsuzdurlar. İster çalsınlar çırpsınlar, isterse insanların diğer mahlûkun hakkına tecavüz etsinler haram helal demeden yesinler haramlara helal ruhsatı versinler genel evlerde barlara pavyonlarda kadın pazarlamaya ruhsat versinler. ne yaparsa yapsınlar dilediğini assınlar dilediğini kessinler dilediklerini kendi ilkelerine kurallarına kanunlarına uymadıklarından dolayı cezalandırsınlar onların işlerine Allah karışmaz onlara Allah hesap sormaz anlamında bir tanımlamadır. Dinin devletin siyasetin işine karışmamasının anlamı budur. Bu tanımlamayı yapanlara veya bu şekilde bir din tanımlaması yapanlara hangi mantıkla sizlere dünyadaki siyasilere devletleri yöneten yöneticilere ve onlara biat itaat eden insanlar hangi akıl hangi mantıkla bağdaşan bu konumda bu tanımlamalar yapılmaktadır. Allah hesap sormaz diye bir kural bir ayet mi vardır kuranda. Oysa Allah yarattığı tüm insanlardan hesap soracağını kuranda defa atça bildirmektedir. Düşünce ve inanç özgürlüğü kapsamında bizim inancımıza göre Allah dünyayı yönetenlerden siyasilerden hiç şüphesiz hesap soracaktır İnancında yüzde yüz inanmaktayız. Eğer sormaz ise Allah adil olmaz ki elbette ki cenabı hak adil olarak insanlığı imtihan etmek üzere serbest bırakmıştır. Biz bu inancın mensubu olarak bu düşüncenin mensubu olarak doğuş ve aydınlık siyasi partisi kapsamında faaliyette bulunmaktayız. Düşüncelerimizde yanıldığımızı izah edecek bir bilgin varsa saygı duyarız mevcut siyasi sistem kendisiyle çelişiyorsa ki kesinlikle çelişmektedir o zaman sistem kendini yenilemek zorundadır. Bir taraftan din vicdan teşebbüs düşünce özgürlüğü yasaları kanunları diyeceksin bir taraftandı laiklik ilkesiyle çelişiyor diyeceksin varsa bir çelişki ki vardır o zaman çelişkili yasaları kanunları düzelteceksin.

Düşünce vicdan inanç özgürlüğü kapsamındaki düşünce mensuplarının düşüncelerinden dolayı cezayı işlem uygulamasını askıya alınmalıdır ve zaman içerisinde mevcut kanunları yasaları düşünce inanç vicdan özgürlüğü kapsamında çelişmemek üzere yeniden düzenleyerek dizayn edilerek çelişmemek üzerine düzeltilmesi gereklidir.

Cenabı hak imtihan üzerine dünyayı yönetenlerin ve onlara uyanların işlerine gerçekten dünyadaki işlerine karışmıyor fakat şu şekilde karışmıyor insanlık Allah katından imtihan üzerine olduğu için cenabı hak insanlığı dünyada serbest birikmiştir.

Karşılığında ebedi cennet ve cehennem olmak üzerine ilahi emirlere uyarak uyum sağlayarak yaşayanlar yaşamak isteyenler ilahi emirlere uymayarak kendi çıkar menfaat üzerine sadece dünyada dilediği gibi haram helal demeden yaşamak isteyenler sonucuna katlanmak üzere çan çıkana kadar cenabı hak kimseye karışmıyor olduğu bir gerçektir.  Biraz akıl ve mantıklı düşünelim siyasiler dünya yöneticileri sizler sizin kurallarınıza kanunlarınıza uymayanlara ceza verirken cezalandırırken cenabı hakkın kanunlarına kurallarına uymayarak kendi kanunlarınızı kurallarınızı uygularken Allah sizlere karışmayacağını sizler cezalandırmayacağını nasıl düşüne bilirsiniz. Birde ben beni yaratanın emirlerine inanarak itaat eden inancındaki insanları siz neden Allah’ın kanunlarını istiyorsunuz diye ceza verilmektedir. Yapılan bu uygulamaların karşılığında ne hal olduğunu düşünemez misiniz düşünmez misiniz?  Şu an dünyada cenabı hakkı temsil eden din anlayışı kesinlikle yoktur Allah adına uydurulmuş rivayetlerden kurulu uydurma din anlayışları dünyadaki uygulanış şekillerinde çelişkilerle dolu olarak çıkar menfaat üzerine kurgulanarak toplulukları yanıltmak işte cenabı hakkın emrettiği din budur şeklinde şekiller üzerinden mescitler mabetler meydana getirerek insanlığın bilgisine Allah, in emridir diye empoze edilerek insanlık dini inancında yanıltılmıştır. Cenabı hakkın dini emri dünyada doğruluğu yaşamak yaşatmak üzerine adaleti hâkim egemen kılmak mücadelesinde tüm gerçek Müslümanların birliktelik oluşturarak Allah adına Allah’a düşmanlık edenlerle gerçek Müslüman müminlerle mücadele edenlere karşı mücadele ederek ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine ittifak etmektir. Düşünki bir insan fıtratında fitnedir çıkarcı menfaatçi hak tanımaz bir insandır böyle bir insanın şekilden İslam dinine inandım diyerek mabetlerde mescitlerdeki ibadetinin ne anlamı vardır. Bir misali örnek vermek istiyorum mantıklı düşünenler mutlaka anlarlar düşünki her hangi bir hayvanı dünyanın neresini ona gezdirirsen gezdir tüm dünyayı ona dolaştır tekrar bulunduğun yere döndüğünde o hayvan yine aynı hayvandır. İşte benzer olarak insanların ne olduğu veya ne olmadığı vicdanındaki fıtratındaki anlayıştır. Eğer ki bir insan fıtrat ve vicdan olarak mümin ise o insan kendinden emin bir insandır. Güvenilir bir insandır güvenli olmayan insanlar fıtrat ve vicdan olarak bozuk düşüncelidir. Bu vesile gerçek mümin değil münafıklık konumundadır. FİRAVUNLARIN İLAH EDİNEREK ALLAHA ORTAK KOŞMAK KONUMU Firavunlar yönetimleri dünyada kendi çıkarlarınca hükümranlıklarını insanlara kendilerine karşıt görüşleri kendi kanunlarını kendi kurallarını dikta ederler. İslami düşünceli insanlar ise dünya yönetimine ilahi adaleti egemen kıldıklarında ilahi adaleti kabul görmeyen zalimlere ilahı kuralları dik durarak dikta olurlar ilahi adaletin hükümranlığı dikta değil dik durmaktır firavun zihniyetlilerin hükümranlığı diktatörlüktür diktatörlükle dik durmayı ayrıt etmek gerekir. Firavunlar yönetiminde güçsüzler yüzde yüz haklı olsa bile, güçlülerde yüzde yüz hâksiz olsa bile, güçlünün güçsüz karşısında yüzde yüz haklıdır. Güçsüz haklı olduğu halde gülcüye karşı yüzde yüz hâksizdir anlayışındaki cenabı hakkın geçmiş kavimlerin bu sebeplerden dolayı helak edilişinin kalıntısıdır. Cenabı hak dünya yaşantısında kuranın manasındaki sunumunda geçmiş kavimleri helak ettiğinin kalıntıları olarak. Firavun zihniyetlilerce dünya yönetiminde haramlara ruhsat vermek kalıntısı, haramlara ruhsat verenlerle birlik olmak kalıntısı, Allah, in ilahı kanunlar çerçevesinde resuller önderliğinde kurduğu düzeni Kabul etmemek kalıntısı, geçmişte helak edilmiş kavimlerdeki küfrün daha bir misli fazlası kalıntısı şuan ki dünyada yaşam olarak uygulanışı vardır. Bu yaşam şekli Yöntem ve yönetim olarak birey olarak yaşanmakta ve yaşatılması için mücadele edilmektedir. Cenabı hakkın kanunları ezelden beri değişmeyeceğine göre geçmiş kavimleri helak Eden cenabı şu anki kavmi, de yanı bizleri kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda yeniden ikaz ediyor ki kendinize gelin Allah, ın hükümranlığını kanunlarını dünyaya yönetimine taşımak mücadelesi verin aksi halde sizlerde geçmiş kavimlerin akıbetine uğrayarak helak edileceksiniz. Firavunlar zihniyetinin İnsanlığın dünya yönetimini kuranın hükmünü kabul görmeden kendilerince uydurdukları düşünceleri kanun olarak düzenlediği yönetim anlayışlarına itaat ederek onları Allah’a ortak koşmak şu anki dünya yönetim anlayışının firavunların ilahlık davasının şeklinde onlara Allaha ortak koşmak konumundayız. Bu şeklideki yönetim anlayışlarını kabul etmek onları Allah ‘a ortak koşmaktır, Bu vesile şirke düşmektir.  Düşünki kâinatta her şeyi yaratan her yarattığı mahlûkun yaşam şeklini fıtratında düzenleyen cenabı hak Allah’tır. İnsanlığında yaşam şeklinin nasıl olması gerektiğini bize kuran vasıtasıyla bildirmekte ve insanlar dünyada kendi kendilerinin yönetim şeklini oluşturmakta kuranın hükümleri gereğindeki tanımlama üzerinden yapmaları gerektiğini ve insana bu ilahi yönetimin uygulanışında ilahi adaletin emanetini vekâleten insana devretmiştir. Bu ağır yükü bu devir teslimatı resuller Önderliğinde insanlığa top yekûn devrederek sunulmuştur. İşte bu anlayıştan kuranın hükümranlığından uzaklaşan insanlık kendisini yaratanı hiçe sayarak sen benim işime karışma dercesine dünya yönetimine kendi kurallarını kendi kanunlarını yönetim olarak uygulamaktadır. Olayın vahametini anlamaktan uzak insanlık kendisine atlatmaca üzerine kurgulanan şekiller üzerinden cenabı hakka ibadet ettiğini sanmaktadır. Oysa sen kimin kanunlarına itaat ediyorsan ona ibadet ediyorsundur. Bu kanunlara itaat ederek onlarla birliktelik oluşturan insanlık o firavunlar zihniyetli insanları Allah denk tutarak eş tutarak onların kanunlarına uyarak onları ilah edinerek Allaha ortak koşmaktadır. Şu an dünyanın tamamında bu anlayış geçerlidir. Buradan çıkış yolu kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisinde birlik olmak tüm insanlığa ilahi emir olarak elzemdir. Dünyada İslami temsilen siyasi mücadele veren toplulukların birlik oluşturacağı el kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu eldeki doğuş ve aydınlık partisidir. Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuku cenabı hakkın müminlere mana olarak uzanan yardım elidir. Yardım edilen elde birlik olmak aklını mantık üzerinden yürüterek kullananlar için Allah’a manadan sarılmaktır. Buradan öteye elbette doğuş ve aydınlık partisinin tanıtımı üzerine teşkilatlanarak seçimlere katılımını gerçekleştirebilmek için tüm halkımızın katılımına katkı sağlaması her birey insanın kendi kanaati vicdanı üzerinedir. Gerçek Müslümanlar manadan müminler olarak Allahtan başkasına itaat etmeyenlerdir yanı onlar sadece Allah’a itaat edenlerle beraber olarak Allah’a itaat edenlere itaat ederler Allah’a itaat etmek insanların şeklinden görünümlerinde değildir fikirlerinde fıtratında vicdanında sadece Allah’a itaati gaye edinenlerdir gerçek müminlerin kendilerine güvenilir doğru insanlar olarak bulunduğumuz şu anda kuranın manaya doğru yorumunun önderliğinde kurduğumuz doğuş ve aydınlık partisi önderliğinde hilafet devletinin kuruluşuna mutlaka katılarak katkıda bulunarak mücadele edenlerle beraber olanlardır.  Düşünki bir insan dünyada var olan din anlayışlarını dinler içi çeşitli ve çelişkili mezhep anlayışlarını kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde tek ilahi din anlayışında birlik oluşturabilecek düşüncenin mensubu olduğundan inancında zerre kadar yanılmadığını tüm insanlığa tüm İslami bilginlere izah edecek konumda ise böylesi konuma nasıl gelebilir diye mutlaka düşünmek gerekir. Bu düşüncenin tahakkuku İslam dininin varsayımlardan arınarak temizlenerek kuranın ilk vahy olduğu konuma gelişidir mevcut din anlayışlarının varlığını ortadan siler taze olarak hak olarak cenabı hakkın dünyadaki temsili olduğunu anlamak gerekir din adına uydurulan din anlayışları cenabı hakkı temsil etmez cenabı hakkı temsil eden din anlayışı kuranda ayetten manaya çelişkisiz olarak akıl mantık üzerinden sunuluşunun tahakkukudur.

KURANDA CENABI HAK GECMİŞ VE GELECEK KAVIMLERİ EŞİT ANLATIR.

Kuranda geçmiş kavimlerin helak edilişinin sebeplerinin kalıntılarının şu an bizim bulunduğumuz dönemde beklide bin misli fazlası vardır. Peki, cenabı hakkın kanunları ezelden ebet, e kadar değişmez olduğuna göre onları yaptıkları suçlar ilahi emirlere itaat etmemeleri yüzünden helak ettiğini bize bildiriyorsa biz dede geçmiş kavimlerin bin misli fazlası küfür üzerine varsa ki var. Geçmiş kavimlerde olmayan bin misli fazlası bizde olan hayvanlar gibi köpekler gibi alenen porno filmleri var olduğuna göre helak olmaktan kurtulmanın imkânı iman edenler için cenabı hakkın yardım eli iman edenleri tahakkuk eder ve onlara kurtuluş yolunu tanımlar. Çünkü cenabı hak geçmiş kavimlerde helak etmezden önce cenabı hak mutlak bir uyarıcı göndererek iman edenleri koruduğu ve kurtardığı gibi şu anda, da kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu iman edenler için kurtuluş yolu kurtuluş elidir. Kuranda bize cenabı hak lüt kavminden diğer kavimlerin helak edilişlerinden bahsederek misali benzetme yaparak bizleri uyarmaktadır. Kuranın manaya doğru yorumunda insanlık top yekûn Allah katından yeniden uyarılmakta ve ilmen aydınlatılmaktadır. Bu uyarıyı dikkate alanlar almayanlar sonucuna katlanacaklardır. Şu an bu surecin içerisinde bulunmaktayız ki hanı cenabı hak lüt A.S.ma gün doğarken sen aileni alda cık diye vahy ederken iman edenlerle etmeyenler bir arada birbirinden ayrılıyorlardı. İman edenler lüt A.S. ailesinden oluyordu etmeyenler ise küfür düzeni üzerine oluyorlardı. Lüt A.S. döneminde olduğu gibi gün doğumu manada İslami düşüncenin insaniliği yeniden aydınlatarak gafletten uyararak fikren aydınlatılmasıdır. Şu an kuranın batını manaya doğru yorumunun bizimle beraber tahakkuk ederek sunuluşunda batını manaya gün doğumudur. Manada İslam dininin yeniden ayetten manaya sunuluşu gerçek İslami düşüncenin sunumudur. Gerçekten cenabı hakkı temsil ederek insanlığı aydınlatarak fikren aklen gün doğumudur. akıl mantık üzerinden düşünerek kurana iman edenlere bizimle birlikte doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılanlar ekonomik olarak sponsor olarak desteklemeniz gerektiğini ilahi emir olduğu kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda doğuş ve aydınlık partisine yardım edenler katkıda bulunanlar bulunmayanlar karşılığındaki bedelini her iki konumda cenabı haktan hak ederek kazanacaklardır. Kimisi kurtuluş yolunu kimisinde helak olmak yolunu tercih edeceklerdir. Dünya imtihan surecinde belirli bir sürelere Allah katından ayrılarak zaman dilimindedir insanlığın küfre saplandığı zaman dilimlerinin ardından mutlaka cenabı hak küfür düzeninden çıkış için uyarıcı gönderir küfür düzeninden uyarıcı gelmeden kurtuluş yoktur. Birileri diyecekler ki biz kuran elimizde bizim uyarıcımız kurandır.  Kuran Allah katından insanlığı uyarmak üzerinedir ancak bulunduğumuz konumda dünyada kuranı ayetten manaya anlamadan birileri din adına dinler uydurmuşsa ki uydurmuşturlar. Dinler içi mezhepler uydurmuşsa ki uydurulmuşturlar. Rivayet üzerinde önüne gelen din adına fikir üreterek insanlığın kurtuluşunu sözde kendilerince anlatmaya çalışmışlardır. bunların içlerinde iyi niyetli olanlar kötü niyetli olanlar vardır. bulunduğumuz bu konumda bu karmaşadan nasıl olup, ta çıkış zemininde ittifak edeceğiz işte geçmişte olduğu gibi Tevrat üzerine iki uyarıcı gelmiştir Zebur üzerine de yine iki uyarıcı İncil üzerine de iki uyarıcı olmak üzerine kuranda da aynisi ikinci uyarıcı yanı kuranın ayetten manaya yeniden doğru yorumunun sunuluşunda rivayetlerden varsayımlardan uzak sadece kuran ayetlerinden manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda kaos ve karmaşa din anlayışlarından dinler içi mezhep anlayışlarında aklını kullanarak gönülden Allah’a iman edenlerin kurtuluşu olarak tahakkuk ederek bizim vasıtamızla kuran yeniden manaya yorumlanarak sunulmaktadır. lüt kavmi gibi ve diğer kavimlerin ebediyet üzerine helak olmaktan kurtuluş için bizi mutlaka anlamalısınız.

ALAHTAN İNDİRİLEN DİN ANLAYIŞINDAN, UYDURULMUŞ DİNANLAYIŞLARINA: Allah’ın dini doğruluk ve takva üzerine doğruluğu yaşamak ve yatmak üzerine dünya yönetiminde hükümranlık üzerinedir. Uydurulmuş dinler ise Allah’ın dini imiş gibi şekil mabetlerinde sembolize edilerek insanlığa Allah’ın dini olarak tanımlanarak topluluklar aldatılmıştır. Onun için şekil mabetleri ayrı ayrıdır çünkü Allah’ın dini tek ilahi din olarak hükümranlık üzerine adlı makamdır adalet makamıdır. Şekil üzerine kurgulanan din anlayışları firavun zihniyetlilerce insanlığı şaşırtarak din olarak yaşadığının zannında tatmin olmalarını sağlamak amacıyla Allah’ın hak olan hükümranlık üzerine doğru yol üzerine kurulan din anlayışından sembolik din anlayışına insanlığı yönlendirerek yanıltarak dünya yönetimini çıkarları doğrultusunda yöneterek emellerine kavuşmaktır. Geçek manada insanlığın kuranı anlamaması üzerine din adına dinsizliğe sürükleyerek insanlarda atasından dedesinde gördükleri şekil mabetlerini ata izinden giderek ata izi dini ateizm dini olarak yaşadığının gafletin, den kuranın manasının sunuluşuyla beraber ayılarak aydınlığa fikren kavuşmaktır. Şu an dünyanın tamamında yaşanan din anlayışları ata izi dinidir insanlığı din adına dinsizliğe firavunlara kul olmaya sürükleyen din anlayışıdır ki: İşte cenabı hakkın insanlığa yardım eli kuranın batını manaya doğru yorumundan ata izi dininden Allah ve resulü vasıtasıyla Allah’ın dinine Allah’ın emrine tabı olmak tüm insanlığa ilahi emir olarak hepimize elzemdir. Doğuş ve aydınlık partisi tüm insanlığın ata izinden Allah yoluna davet ederek ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak mücadelesinde firavunların dünya yönetiminden Allah’ın yönetimine hicret üzere doğuş ve aydınlık partisi saflarına katılarak katkıda bulunarak birlik olmaya davet ederiz. Bizi mutlaka anlamanız gerektiğini kendi aklınıza mantığınıza danışarak karar vermeniz kendi adınıza Allaha olan sorumluluğun gereğidir. Fitne hakkı batıla katarak insanlığı yanıltarak aldatmaktadır ki İslam dinin hükümranlığını yeniden hüküm makamına getirme mücadelesinde birlik olarak vereceğimiz mücadele ruhunun kendisi Allaha secde ederek Allah’a itaatin ta kendisidir. Dünyada var olan zülüm, ü dindirmek amacıdır Bu amaca hizmete tüm insanlık davetlidir. İslam Dininin ilahi kuralları sembolize ederek insanlığı İslam dininin hükümdarlığından uzaklaştıranlara uymayarak gafletten uyanalım. Bunun için kuranda tövbe suresi ayet 107 ve 108 inci ayetlerin mealindeki manası şekiller üzerinden kurulan mescitlerin şekiller üzerinden insanlığı yanıltarak aldatıcıdır. Manadan takva üzerine cenabı hakkın gösterdiği doğru yol üzerine gerçeğinden ilahı adaleti yaşamak yaşatmak üzerine Allah’a ortak koşmadan ilahi hükümlere uymak uygulamaktır. Manadaki mescitlerin genişliğinin büyüklüğünün ölçüsü sonsuza denk büyüktür. Allah’ın mescitleri doğruluk ve takva üzerinedir doğru ve takva üzerine olan her insan her zaman her yerde mana olarak ilahi mescitlerdedir. Şekil mescitlerini ne kadar büyütürsen büyüt onlar yeterli değildir iman edenlerin mescitleri resuller önderliğinde mana âleminde terazide nizamda batındadır aklını kullanarak aklıselim düşünenler o mescitlerde birlik oluştururlar. Manada insanlık doğruluk sıfatlarında tek bir ümmet tek bir millet olabilirler. Ancak şekil mabetlerinde asla birlik olamaz insanlık tarihinde şekil mabetlerinin tümü insanlığı ilahı dinin hükümranlığında alıkoyarak insanları Allah’ın dini budur şekline toplulukları aldatarak yanıltarak peşlerine takmak üzerine tezgâhlanmıştır olduğu gerçeğindeki kuranın şekil üzerine yorumunda insanlar çıkar ve menfaatlerini kuran ayetlerinin hükümlerini ardında çıkar ve menfaatlerini gizleyerek onların ardında saklanmaktadırlar. Konuyu İlgili ayetten anlayalım.

MAİDE SURESİ AYET 58: Ve namaza çağırdığınız zaman, onu oyun ve alay konusu edindiler. Bu, onların akıl etmeyen (aklını kullanmayan) bir kavim olmaları sebebiyledir.

Şekil ibadetlerinin ardında saklanarak sözde Müslüman gibi görünerek güvenli olduklarını lanse ederler Bu ayetin tanımladığı namaz şekil namazı değil hüküm namazıdır. İlahi adalet dünya yönetiminden azledilince Allah insanlığı yeniden ilahi adaletin hükmüne davet eder davetçiler göndererek elçiler göndererek davet edince onlarda o davetçilerle bol, bol alay ederler. Ettikleri alayın mahiyetinde onları kapsar. Çünkü onlar akıl mantık üzerinden düşünmezler hep dünyalık çıkar ve menfaat düşünürler ahreti düşünmezler manayı düşünmezler.

MAUN SURESİ (Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.

Dini yalan saymak din adına din uydurmaktır. Orijinalinin yerine sahtesini üreterek insanlığı yanıltmaktır. İslam dinini orijinali dünya yönetiminde ilahi adaletin hükmüdür ve hükümdar olmasıdır. Sahtesi ise şekil mabetlerinde sözde İslam dini Allah’ın dini adına uydurulmuş din anlayışlarıdır. Dinin aslı öksüzü yoksuzu doyurmak üzerine dünyadaki yönetim anlayışıdır. Sahtesi olan şekli ise şekil mabetlerinde kılınan namazlar gösterişten ibarettirler. Şekil mabetlerinde şekilden kılınan namazları insanlar gerçek olduğuna inanırlar hâlbuki o şekil namazlarının gerçek olmadığının gafletindedirler. Dini yalanlamak üzerine kurgulanarak Allah’ın dini budur diye toplulukları yanıltmak üzerinedirler. O dini yalan sayanlar Allah’ın dini hükümran olsun diye onlara telkinde bulunulduğunda Allah için Allah yolunda ödünç veremezler vermezler hep dünya menfaatini haram helal gözetmeden demeden ilke edinirler. Oysa dinin aslında kılınan namazlar doğruluk üzerine takva üzerine ilahi adaleti yaşamak ve yaşatmak üzerine ilke edinmek gaye edinmektir.

TEVBE SURESİ AYET: 107 ve 108. 109:  Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, ml’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kastımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. Ebediyen orada namaz kılma (ikâme etme). İlk günden takva üzerine tesis edilen (kurulan) mescit, orada namaz kılmak için elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi (kalbini temizlemeyi, arınmayı) seven insanlar vardır. Ve Allah, temizlenmiş (arınmış) olanları sever Artık binasını Allah`tan takva ve rıza üzerine kuran mı, daha hayırlıdır, yoksa binasını kayan (düşen) bir çamur yığını kenarına kuran (tesis eden) kimse mi? Böylece cehennem ateşinin içine onunla beraber (kendisi de) göçer. Ve Allah, zalimler kavmini (topluluğunu) hidayete erdirmez.

Ayetleri manada tüm insanlığı evrensel anlatır kuran kişiler kabileler üzerinden değil tüm insanlık üzerinden eşittir olarak anlatır. Cenabı hakkın mescitleri takva ve doğruluk üstüne resuller önderliğinde dünya yönetim anlayışında kuranın hükümleri üzerine kurulmuştur. Cenabı hakkın kuran vasıtasıyla tanımlaması aklını kullananlar için şekil mescitleri İnsanlığı yanıltarak işte Allah’ın emrettiği din budur şeklinde firavunlar dünya menfaatini ilke edinenlerin kurmuş oldukları bir tuzaktır.  Gaye insanlığı kuranın hükümranlığından ilahi adaletin dünya yönetiminin Egemen lığının ilahı din olduğu inancından uzaklaştırmanın yolunu kurgulayarak işte Allah’ın dini budur aldatmacası kuranı şekilden oku manadan anlamadan beyhude kopuk bir anlayışta tüm insanlık fikren manada ölmüştür

Ölmeyenlerde gaflet uygusundadırlar onlar gaye olarak İslam dininin mensuplarıdırlar kuranı anlamaktan uzaktırlar. Kuranın manaya doğru yorumunun tahakkukunda aklen mantıken uyanacaklardır. .  Cenabı hakkın emirleri tüm insanlık üzerine eşittir namazı orucu şekil üzerinden olduğundaki uygulanış şekli dünyanın her yanında mümkün değildir. Düşünki kutuplarda yaşayan insanlar nasıl oruç tutabilirler nasıl namaz vakitlerini tayin edebilirler. Oysa Allah’ın emirlerinin manadaki anlamı tüm insanlık üzerine doğruluğu yaşamak ve yaşatmak olarak haram yememek yalan dememek üzerine inşa edilen mescitler insanlığın vicdanında fıtratındaki olgudur anlayıştır. Oruç haram yememek yalan dememek doğruluğu yaşamak yaşatmak anlamındadır. namazda birebir aynı sıfatların insanın fıtratı vicdanı kanaatinde olgunlaşması cenabı hakka aklen namaz kılmaktır. Mutlaka kendimizi aldatmayalım aklıselim düşünelim. Sembolik olmak başka hak ve gerçek olmak başka namazında orucunda şekli semboliktir manadaki şekli haktır. Şeklini şekil olarak hayatımıza yaşatsak bile esas batını olan manasını yaşadığımızda İslami yaşamış oluruz. Aksi halde kendimizi aldatırız bizi Allahtan başkası koruyamaz kurtaramaz. Onun için Allah’ın emirlerini birebir hayat nizamı yaşamalıyız yaşatmak içinde malımızla mülkümüzle gereğinde canımızla mücadele etmeliyiz. Düşünki bu dünyada bir arsayı alabilmek için ne kadar zaman çalışıp para biriktirip de bir arsa veya bir daire alabiliyorsun. İşte benzer olarak cenneti satın almak için cenabı haktan cenabı hakkın yolunda her şeyinle beraber olmalıyız. İşte bizi örnek alabilirsiniz her şeyini Allah yolunda doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşuna ve tüm insanlığa ulaşa bilmek mücadelesinde ferdi gayretlerimi bizi yakından takıp edenler nasıl hakkın huzurunda inkâr edebilecekler edebilmek mümkün müdür cenabı hak her şeyi hakkıyla bilendir.

Tevbe suresi ayet 111 cenabı hakkın insanlara satın alındığını izah eder eğer gerçekten Müslüman olarak mümin olarak ölmek üzere cenneti hak etmek istiyorsak kurandaki tüm ayetlerin hükmünü hayat nizamı kabul edeceksin başkada yolu yoktur inşallah aklıselim düşünenlerden oluruz olursunuz.

YUNUS SURESİ AYRET 100: : Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

İşte bu ayetler ışığında mutlaka gelenek dini inancından akıl mantık üzerine inşa edilen dini inanca mensup olmak akıl mantık kullanmaktan geçer. Şayet akıl mantık kullanmaktan uzak kalınınca işte ayetin hükmünde cenabı hak ne diyor Allah azabı aklını kullanmayanlara verir yanı gelenekleri din edinerek gerçekleri din edinmek için akıl kullanmayanlara azabı tattıracağını ve sonsuz olarak azap içinde kalacaklarını kuranın her bölümünde anlatmaktadır inşallah anlayanlardan oluruz.

Çeşitli ve çelişkili din anlayışlarından dinler içi mezhep anlayışlarından çelişkili yorumlara guruplara bölünen insanlığın yeniden kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuku yüzde yüz Allah vergisi olarak tahakkuk ederek sunuluşunu akıl mantık dilinden anlamak gerekir. Kuran bize görünen âlemi değil görünmeyen mana âlemini anlatır. Mana âlemi kayıp âlemidir akıl mantık üzerinden sunulur akıl mantık üzerinden anlaşılır doğruyu kabul etmek doğruyu kabul edenleri doğru yola iletir doğrunun doğru olduğunu kabul etmeyenlerde kendini doğruluktan ederler. Sonuç kendi kendine eder kendisine uyanlara sebebiyet vererek onlarında doğruluktan olmasına vesile olur yanı dünyada insani para mal mülk için kullanmak insan için parayı malı mülkü kullanmak para mal mülk için insanı kullanan zihniyet insanlığın malından canından kanından namusundan para kazanmayı amaç edinir. Oysa insan için parayı malı mülkü kullanan zihniyet ilahi adaleti dünyaya egemen kılmayı amaç edinir bu iki zihniyetin hangisinin yanında durarak hangisine biat edersen o sıfata girersin. Yanı yoksulluktan kurtulmanın yolu insanı kullanarak yolsuzluk edenlerle birlikte olmamaktan geçer. İnşallah aklıselim düşünerek bizimle beraber bu düşüncenin yanında olmayı kabul edersiniz huzura iki cihanda kavuşuruz inşallah. Biz inancımızdaki düşüncelerimizi eğip bükmeden İslami tebliğ olarak kuranın manaya doğru yorumunu sunmaktayız. Bu yolda tüm madde ve mana olarak parasını malını mülkünü imkânlarını heba ederek mücadele eden Allah için seferber olan bir şahsiyet olduğumu bizi takip eden tüm insanlar kanaatten bilir. Biz İslami düşünceyi kullanarak makam mertebe peşinden koşturan değil, ilahi adaleti cenabı hakkın hükmünü makama taşımak mücadelesi veren bir şahsiyetiz. Bunun için her şeyini feda eden bir öncüyle beraber olmak tüm inananlara aklını kullanarak Allah’ın rızasını ebedi kazanmak uğruna kendini Allah yolunda Allah için feda eden müminlere düşer. Cenabı hak İslami dinini maddi çıkar uğruna sermaye edenlerden az bir pahaya satanlardan bizi korusun. Bizi inşallah İslam dinini manada manevi sermaye edinerek maddi sermayesini İslam dinin hükümranlığında kullananlardan edinmeyi o fıtratı kanaati bize nasıp eder inşallah İslam dini akıl mantık dinidir aklını kullanan temiz kalpli insanlara zorluk yoktur. Allaha inanarak kuranı dinleyen kuranın hükmünü hayat nizami olarak uygulayandır. Kuranı hayat nizamı olarak yaşantı olarak yaşamayanlar kuranı dinlemeyenlerdir. Kuranı dinlemeyenler Allah, ı dinlemeyenlerdir. Benzer olarak baba oğluna oğlum al şu parayı bana şu malzemeleri alda gel dedi, sende parayı aldın malzemeyi getirmedin, manası anlamı babayı dinlemedin. İşte kuranı şekilden dinleyerek hükmünden dinlemeyenler kurana şekilden inandım hükmünden yaşamayanlar kuranı dinlemeyenlerdir, Kurana inanmayanlardır. Kuranı yaşayarak yaşatma mücadelesi vermeyenler verenlerle birlik oluşturmayanlar kurana şekilden inansalar bile mana olarak anlam olarak hüküm olarak inanmayanlardır. Her kez birey olarak kendini altadır. Her halükarda hayatın ve dünyanın Sonucun, da cenabı hakkın huzurunda olacağız kendimizi aldatmayalım. Fanı âlemi bakı âleme feda etmeyelim fanı olan âlemi bakı olan âlem uğrunda kullanalım. Gelin birlik beraberlik kuralım doğuş ve aydınlık partisi saflarında buluşalım. Cenabı hak hepimizin yardımcısı olsun Allah iman edenlerin Allah ile beraber olanların yardımcısıdır. Kuran manaya yorumlanarak sunulurken sende aklıselim düşünmezsen kendini altadır sın fanı olan kısacık hayatı bakı olan sonsuz hayata değişerek kendini zayi edersin cenabı hak bu konuda iradeyi insana vermiştir sen kendi kendini yönlendirerek yöneteceksin kendini yönetemeyenler insanlığı nasıl yönetebilir ki. Sen seni yaratana sorumlu olduğunun bilincinde mutlak olmalısın ve olmalıyız Doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşundan sonra Şu an dünyada hangi siyasi düşünceye partiye destek olursan ol firavunlara destek olursun çünkü dünyanın yönetim sistemi firavunların yönetim anlayışıdır. Şu an bu sisteme bu yönetim anlayışlarına biat edenler dünyada var olan zülüm, e destek olurlar bu sistem haramlara ruhsat veriyor sende onlara biat ederek onlara ruhsat veriyorsun. Onlar kadın pazarlamaya zinaya ruhsat veriyor sende onlara ruhsat veriyorsun dünyadaki katliamlar bu bozuk düzen zülüm düzeninden dolayı, dünyada insanlığın malından canından kanından namusunda menfaat temin edenlere destek olarak bütün var olan melanetlerin sorumlususun ki; Bizimle beraber doğuş ve aydınlık partisini kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunulduğu elde birlik olarak, Allah’ın hükmünün dünyaya egemen olsun yönünde bu gayrı meşru melanetlere son vermek üzerine mutlaka bizimle birlikte olmalısınız. Sen bir kişide olsan bizimle birlikte olursan dünyadaki melanetlerden sorumsuz olursun çünkü sen ilahi adalet dünyaya egemen olsun diye doğuş ve aydınlık partisi saflarındasın katılarak yerini aldığında ilahi sistemin kanunlarının adaletini dünyaya egemen kılmak gayesindesin olmalıyız. Egemen kılacak olan Allah, tır ancak bizim elimizle egemen kılacaktır kılacak olan cenabı haktır biz onunla birlikte olmalıyız.

Allaha ve kurana dünyada tüm insanlık inanır inanan insanlar Müslümandır mümindir olduğuna göre neden insanların kimisi mümin olarak kimisinde kafir olarak ölürler işte manası tüm insanlık Allah’a inanır Allah’ın vahiy ettiği kitaplara şekilden inanır ancak manadan inanmakta şek ve şüphe ederler kurana şekilden inanıp mana ve anlam olarak inanmayanlar inançlarında şek ve şüpheli olanlar Allah’a ve kurana şekilden inanmakla beraber manadan inanmadıkları inançlarında şek ve şüpheli konumda kaldıklarından dolayı Allah’a ve ahiret gününe yanı kuranın manasına inanmadıklarından dolayı inanmayanlar olarak tanımlanmaktadırlar birinci bölüme inanarak manaya ikinci bölüme inanamazlar insanların iki gözü vardır şekil beden gözü birde akıl mantık gönül gözü işte akıl mantıktan gönülden manaya iman etmeyenler inanmakta şek ve şüpheye düşenler inanmayanlar münafıklar kafirler gurubuna dâhil olanlardırlar. Bizim Kanaat’ımız bu şekildedir. H.Z İSA, MEHDİ RESUL VE KİYAMET HAKKINDA GECEK BİLGİ

TÜRKİYE DÜNYANIN BAŞKENTİ OLMA YOLUNDA H.Z. İSA MEHDİ NE ANLAM İFADE EDER.

HER DİNDE SUREKLİ TARTİŞMA KONUSU HALİNDE HZ İSA Yİ KONUYLA İLGİLİ AYETTEN MANAYA ANLAYALIM.

Bu konuyu Kuran’da ayetten manaya her mantığın anlayabileceği dilden ifade etmeye çalışacağım.

Ancak öncelikle şunu ifade edeyim ki zuhurunda HZ. İsa ile beraber mehdi resule vicdanen inanmayanlar hiçbir resule iman etmiş sayılmazlar, zuhurunda mehdi resule Hz İsa ile beraber inananlar bütün resullere aynı anda iman etmiştir.

Çünkü bir resulün tahakkuk edişi demek bütün resullerin fikir olarak tahakkukudur.

Bütün resuller Allah katından aynı gayeye binaen aynı fıtratı kanaat üzeredirler bunun aksını düşünmek kesinlikle yanlış olur ki;

Şahsim adına mehdi resul KURANIN BATINI MANAYA DOĞRU YORUMUNUN TAHAKKUK EDEREK SUNULUŞUNDA BİR ŞAHSİYET OLARAK inancında bir insanım. Ha İsa kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşundaki anlayışın kendisidir Hz. İsa vahiy ilmi olarak tüm insanlığın Allah katından tayın olunan kuran ve kuranın batını manaya tahakkuk ederek sunuluşundaki mehdi bekletişindeki bir insanla birliktelik kurması bu şekilde olgunlaşacaktır.

İnancımda yanıldığım veya doğru olduğum kanaatine tüm insanlığın varması gereklidir,  fikirlerimin doğru olduğum veya yanıldığım kanaatine varamıyor bir kanaate varabilmek için bir mücadele azim içinde dağıl iseniz, hiçbir resule inanmamış anlamındadır düşünki Hz Muhammed, e inanmayanlar nasıl iman etmemişlerse mehdi yede zuhurunda iman etmeyenler aynı konumda kalırlar.

Çünkü mehdinin zuhuru aynen Hz Muhammed, in ve diğer bütün resullerin zuhurudur aynı konumdur aynı sıfatları içerir anlayanlara

 

(Şuara Suresi ayet 52) ve işte sana da emrimizden bir ruh vahiy ettik sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Biz onu bir nur kıldık onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz emin ol sen doğru yola çağırıyorsun.)

İşte bu ayette Cenabı hakkın Kuran’ın insanlığa sunulmak üzere peygamberimiz vasıtasıyla Kuran’ı bize ruh olarak vahiy ettiğini ve peygamberimizden Allah kelamı olarak ruh olarak doğmuştur.  Bunun böyle olmadığını kimsenin itirazı var mı? (Herhalde yoktur.)

Peki, şimdi aynı ayetin benzerinde H.Z. İsa’nın doğum şekline bir bakalım

(Nisa suresi ayet 171) Ey kitap verilenler! Dininizde aşırılığa gitmeyin ve Allah hakkında yalnızca gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih yalnızca Allah’ın resulüdür. Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve ondan bir ruhtur başka bir şey değildir.

İşte H.Z İsa Allah kelimesi olarak ruh olarak doğmuş olduğu ayetin mealinde açık ve nettir. Bu doğum şekli, ruh olduğu için İsa Allah katında insanlığa sunulan Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran sıfatında Allah sözü, Allah kelimesi olarak resuldür. Hz İsa’nın anası da Meryem fiziki olarak Allah katından tayin olunan resullerdir. Allah, H.Z. İsa’yı onlara vahiy ediyor onlardan fikir olarak doğuyor.  Burada Hz İsa ile ilgili bütün ayetleri bir arada yorumladığımızda manaya yorumunda çelişki ortadan kalkar, maddeye yorumunda kimse işin içinden çıkamaz

diğer bir Ayette Cenabı Hakk “âdemi yarattık eşinizi de ondan yarattık” diyor. Âdemin eşi mana olarak düşüncesidir. İşte hakikat kısa tanımlamayla böyledir Cenabı Hakk mana âlemini madde âlemiyle misal vererek anlatır. Ademin cennette kalması doğruluğu kabul etmesidir yanlış cehennemi temsil eder doğru cenneti temsil eder manada bu böyledir Buradan öteye;

(Ashap suresi ayet 40)Muhammet sizin erkeklerinizden hiç birinizin babası değildir ve lakin o, Allah’ın resulü en son nebidir. Allah her şeyi bilendir.

Bu ayetin mealinde en son nebidir diyor en son resuldür demiyor resulün önü acıktır.

Bütün nebiler resuldür; ancak resullerin hepsi nebi değildir.  Yani kitap verilen resuller verdir bir de mevcut kitabı manaya yorumlayarak insanlara yeniden anlatan resuller vardır.

HZ MUSAYA Tevrat vahiy olundu Harun ise mevcut Tevrat yeniden tazeleyerek insanlığa sunmuştur her kitap üzere iki resul Allah katından tayin olunmuştur birinciye kitap vahiy olunmuştur ikinciye ise var olan kitabi gerçek manasında sunulmasını anlatabilecek bir kanaat verilmiştir. Her kitap üzere iki resul tayin olunmakla beraber kuran üzere, de aynıdır birinciye kitap vahiy olunmuş olmakla beraber ikincisi de var olan kuranı gerçek anlamında anlatabilecek bir kanaat üzere insanlığı uyandıracak aydınlatacak konumunda Allah katından görev verilecektir.  Konuya ilişkin bir ayetin mealini sunalım

(Ali İmran ayet 81) Allah vaktiyle nebilerden söz almıştır. “Size kitap ve hikmetten her ne verdiysem sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir resul geldi mi?  Ebetteki ona inanacak ve kesinlikle yardım edeceksiniz ve bunu kabul ettiniz mi” dedi. Onlar kabul ettik dediler Allah’ta öyle ise şahit olun bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim dedi.

İşte bu iki ayeti güzel düşün! Cenabı Hakk her kitap üzere iki resul tayin etmiş olduğu kesindir. Bunda şüphe edilmemelidir.  Bir resul Allah katından tayin olunduğunda onun İslami düşünce olarak anlayışı ruh sıfatında İsa oluyor, o düşüncesiyle beraber yani İsa ile beraber insanlara hakkı anlatmak üzere mücadele verecek olmasıdır.

İşte benim konumum bu sıfat üzere Kuran’ı ayetten manaya anlayarak anlatabilecek kapasitemin Allah vergisi olduğu sonucu İslam’ın yeniden doğuşu vasıtasıyla benden başka hiç bir kimsenin İslami temsilen adaylığı söz konusu olamaz asil varken vekil olmaz buna mukabil bizim öncülüğümüzde İslam’ın fethi sağduyulu tüm insan âleminin fethi olacaktır. Bu vesile Türkiye dünyanın başkenti konumuna gelecektir. Olduğundan şüphem yoktur

Düşün ki bir ağaç dallarından meyvesini verir bu meyveler elbette ağaç vasıtasıyla Allahtan gelir. Ağaç insanlara Allah’tan verilen rızıkların verilmesine bir sebep teşkil eder; ancak bu ağaç gıda almadan bu meyvelerini verebilir mi? İlim de benzer olarak Allah’tan gelir okumak sebebidir.

Fakat vahiy ilmi okumaktan değil maneviyattan gelir. Bir insanın cahilden âlim olması manadan okumasıdır.

Bizim fikrimiz mana yorumu olduğu için kuranın manadan okunmasıdır mananın okunmasıdır. Düşün ki bir insanın dini eğitimi olmadan ilkokul mezunu olarak dünyada var olan çelişkilerle dolu dinleri çelişkilerle dolu dinler içi mezhep anlayışlarını nasıl bütünleştire bilme yoluna girebilir?  Bunun yanında akıl mantık üzere bütün yorumlarını sunarak içinden çıkılmaz konuları aydınlatabilecek seviyede sunar

Biz de tahakkuk eden fikir Kuran’ın manaya çelişkisiz doğru yorumu tamamen Allah vergisidir.

Her nesne mutlak bir yerden gıda alarak gelişir, bizim ilmimiz dünyada yazılısı da yok olduğuna göre akıl mantık üzere yorumlarımız doğru olduğuna göre bize nereden geliyor bu bilgi, hiç şüphesiz Allah’tan gelmektedir..

Her şeyin kaynağı Allahtan gelir.  İşte bizim Kuran’ın manasındaki fıtratı düşüncenin ruh haliyle yanı İsa ile beraber tüm insanlığı bütünleştirmek üzere dünya barışını temin üzere Cenabı Hakk’ın bize verdiği görevi yerine getirme mücadelesinde tüm insanlığın bizimle beraber bu harekâta katılarak birliktelik oluşturması gerektiğine inanmaktayım inancımda inandığım kriterlerden elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.

İnsanlığında benim verdiğim mücadelemde beni anlamaya çalışması gerekmektedir. Fiilen bizimle beraber bu fikrin tanıtımında yanımızda olması gereklidir.

(Tövbe Suresi 111) Allah müminlerden canlarını ve mallarını cennet kesinlikle kendilerinin olması pahasına satın aldı. Allah yolunda çarpışarak öldürecekler ve öldürüleceklerdir. Bu Tevrat’ta, İncil’de ve Kuran’da söz verdiği bir vaattir. Allah’tan ziyade ahdinde sözünde riayet edecek kim vardır.  O halde yaptığınız bu alışverişten dolayı müjdeler olsun size işte büyük kurtuluş budur.

Bu ayetler Allah sözüdür, benim sözüm değil. Biz Allah için verdiğimiz bu mücadeleye bizimle beraber karşılığı cennet olan o büyük kurtuluş gününe herkesi davet ediyorum.

Eğer ki birileri İslami kullanarak menfaat temin etmeyecekse bizi anlaması gerekir, aksi halde İslam’a kul olduğunu zannederken belki de İslam’ı kullandığın farkında değildir.  Eğer ki birileri İslam’ı kullanarak makam mertebe peşinde koşturuyor ise Darvincilerden daha tehlikelidir, daha kâfirdir;

Çünkü Darvinciler zaten İslami kabul etmiyorlar bu vesileyle ne İslam’ı kullanıyorlar ne de kulluk ediyorlar;

Ancak İslam adına kendilerine makam mertebe peşinde koşturarak insanları ve insanlığı aldatarak sözde İslam’a kulluk ederken insanları kendine kul olmaya davet ederek Allah adına, din adına aldatıyor, Allah adına gerçekleri gizliyor.  Ne yaparsanız yapın Allah’ın vaadi haktır hak geldiği batıl zail olur. Evet, işte gerçek hak bizim fikrimiz vasıtasıyla tahakkuk etmiştir.

Bundan böyle batıl en kısa sürede zail olacaktır, yok olacaktır karanlık ışığı gördüğünde yok olması gibidir. Bir kez daha söylüyorum Dünyanın sonunda geleceğine inanılan mehdi resul olduğuma inancım yüzde yüz tam olarak kendim insanim buna mukabil fikrim Kuran’ın batını yorumunda İsa olmakla beraber İstanbul büyük şehir belediyesine aday olmuş bulunmaktayım. İstanbul’un fethi İslam’ın fethi olacaktır. İslam’ın fethi sağduyulu insan âleminin fethi olacaktır. Hakkımda kanaat oluşturmadan kendinizi tehlikeye atmayın sadece ıslama inanıyorum demekle Müslümanlık olmuyor tövbe suresi ayet 111 de ne söyleniyor ise o verileri kabul edildiğinde Müslüman olunur onun haricinde sadece şekilde Müslüman manada münafık durumunda kalınır bizim anlayışımız budur.

Şunu vurguluyorum ki dünyada hiçbir insan yanıldığım kanaatine varamayacaktır, doğru olduğum kanaatine varan insanlar olacaktır diğerleri ise şüpheli olarak kalacaktır. İşte şüpheli olarak kalanlara tercihlerinizi iyi zanda kullanarak bizimle beraber olun desteğinizi adaletin hakkın hâkimiyeti için kullanın tavsiyesinin sunarım, tercih sizin takdir Yüce Allah’ındır.

Bakara ayet 186: Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

Kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu cenabı hakkın insanlığa davetidir Allah’ın davetine uymak mutlaktır uyanlar müminler uymayanlar münafıklardır uymamak şeytanıdır. Allah’ın kanunlarını yaşamak ve yaşatmak istemeyenlerin Allah katından duası kabul olunmaz çünkü onlar insanı kanunları insani hükümleri Allah’ın hükmünden üstün tutarlar onların duası Allah katından geçerli değildir. Ancak cenabı hak onlara bu dünyada mühlet vermiştir o mühlet dolunca gerçekleri görecekler ama ondan sonra ne fayda iş işten geçti gitti. İnsan bulunduğu her konumdan Allah’a dönmesi Allah’ın hükmü dünyaya egemen olsun diye doğuş ve aydınlık partisinde mücadeleye gönülden katılmasının anlamı fetih suresinde ey Muhammed biz seni bir fetihle müjdeledik böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Kurana iman ederek kuranın hükmü için malıyla mülküyle Allah, in dini dünyaya egemen olsun mücadelesi verenlerin tamamı bu ayetin hükmünden af olacaklar sonsuza denk günahlarının bağışlanacağı cenabı hakkın sözüdür Allah sözünden asla caymaz.

KURNIN BATINI MANAYA DOĞRU YORUMUNDAKİ İLMİ İZAHINDAKİ BİLGİLER GAYP ÂLEMİ BİLGİLERİDİR. Gayp âlemi bilgilerini Allahtan başkası kesinlikle bilemez ancak kuran bizlere resuller önderliğinde gayp alemi bilgilerini sunar. Fakat bizler kuranı mana olarak anlamaktan uzaklaşınca kayp alemi bilgilerinden uzaklaşmış oluruz işte bu sebeplerden dolayıdır, ki kuranın batını manaya doğru yorumunun ilminin akil mantık dilinden sunuluşunda  Allah vergisi sayesinde gayp alemi bilgileri her hangi bir insan önderliğinde  insanlığa sunulur. Bu konuya ilişkin

Cin suresinde* O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz. Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar. Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır * [Cin 26, 27, 28]

Cenabı hak her kitap üzerine iki resul tayın etmiştir birinci kitap vermiş ikinciye ise mevcut kitabı yeniden mana ilmini vererek yeniden manaya doğru yorumunda anlatarak sunmaktır. Bu konuyu çok daha geniş ilgili ayetler eşliğinde internet sitelerimizde izah etmişizdir.   Kuranın tanımlamasında firavunlar dünya yönetiminde kendi uydurdukları kanunlarla haramlara helal ruhsatı vererek fuhuş sektörü dâhil namus pazarlarına dâhil ruhsat verilmektedir.  işte bu zihniyet firavunların Allah’ın kanunlarını hiçe sayarak kendi kanunlarını hükümran kılmalarıdır bunun manadaki anlamı ilahlık davasıdır bunlara itaat eden kavimler topluluklar onları ilah edinerek Allah ortak koşmaktadırlar.  İnsanlık böyle bir anlayışa tabı olmalarında kuranı tanımladığı üzere putlara ibadettir. Putlar dünya yönetimindeki yanlış felsefelerin hükümranlığıdır kimin emrine kimin kanunlarına tabı isen onlara ibadet ettiğini anlamalısın eğer ki bunun gafletinde isen derhal akıl mantık üzerinden gafletten uyanarak ayılmalısın aydınlanmalısın. Birde yine kuranın tanımlamasında cenabı hak kuranda Karun’dan bahseder Karunlar dünyada haram helal demeden aşırı mal mülk edinerek aşırı servet sahipleridirler. Birde yine cenabı hak kuranda hamandan bahseder haman ise dünyada din adına dinler uydurarak veya uyduruk dinleri hak din gibi anlatarak insanlığı Allah’ın hak dininden uzaklaşmasına dünyada çeşitli ve çelişkili dinler anlayışlarına dinler içi mezhepler anlayışlarına sebebiyet veren sözde din bilginleridirler. Bunların toplamı zalimlerdirler. Birde bu anlayışa cehaletlerinden dolayı kuranı anlamaktan uzaklaşan insanlardırlar. Şu dünyadaki bu gurupların toplamı kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu onları bulundukları konumdan anlayışlarından uzaklaşmak konumundaki firavun zihniyetliler koltuklarından bulundukları mertebelerinden birde  servetlerine helal haram demeden insaniliğin malından canından kanından namusunun üzerinden servet edinen Karunlar gurubu birde İslam dinini meslek edinerek para kazanmayı ilke edinen  sözde din bilginleri işte bu gurupların tamamı kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşuna şiddetle karşı çıkacaklardır. Çünkü bulundukları mertebelerinden ve mevkilerinden itibarsızlaşacaklarını bildikleri için bile bile inkâr yolunu birçoğu seçecektir. Ve edindikleri ilkeleri makamları mertebeleri servetleri kayıp etmemek telaşına düşecekler buradan öteye bu konumda tüm insanlığın gerçekleri anlaya bilmesi için mutlaka kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunu aklıselim temiz kalp ile düşünerek aşabileceklerdir. Eğer insanlar bu konumu temiz kalple aklıselim düşünerek gerçekten anlamayı yeğlerseniz mutlaka cenabı hak herkese gönlünün hak ettiği ölçülerde hidayet edecektir. Aksi halde ön yargılı olarak düşünmeyenler düşünmek istemeyenlere cenabı hak kesinlikle hidayet etmeyeceğini kuranda vurgulamaktadır tercih sizin taktır cenabı hakkındır. Dileğim şudur ki cenabı hakkın vaadi haktır mutlaka onun dileği yerine gelecektir engel olmak isteyebilirsiniz ancak sonuç olarak başarılı olamayacağınız kesindir kendinize ebedi zulmü reva görmeyelim temennisiyle tüm görüşlerinizi saygıyla karşılar bizim görevimiz sadece kuranın manaya doğru yorumunda İslami tebliğdir. Bizim inancımızdaki katılmak katılmamak her bireyin kendi kanaatinedir bize düşen her görüşe saygı duyar yanlış olduğu Kanaat’ımız üzerine gördüğümüz görüşlere katılmayız gayemiz budur.

İSLAM DİNİNİ ARAÇ OLARAK KULLANANLAR MÜNAFİKLERDİR AMAÇ OLARAK KUL OLANLAR MÜMİNLERDİRLER MÜMİNLERİN KARARGAHİ TOPLANMA YERİ DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİ OLDUĞUNDAN ŞÜPHE EDİLMEMELİDİR.

AK PARTİS İSLAMİ DÜŞÜNCEYE MENSUP OLMAKLA BERABER İSLAMİ PARTİ DEĞİLDİR. ANÇAK İSLAMİ YÖNETİME GİDEN İSLAMİ BİRLİĞİNİ OLUŞTURABİLECEK HİLAFET DÜŞÜNÇESİNİN MENSUBU OLAN DOĞUŞ VE AYDINLIK PARTİSİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDİRMAKTADIR.  AKLISELİM DÜŞÜNEBİLENLER ANLAMALIDIR. Cenabı hak İslam âlemine bu dünyada yüz yıl ceza kesmiştir. Siz mi benim size gösterdiğim doğru yolu kabullenmezsiniz onu beğenmezsiniz şeytana taparsınız Allah ile beraber kendinizi ilah edinerek Allah’a ortak koşarsınız o zaman sizi Allah’a ortak koştuğunuz edindiğiniz ilahlarla baş başa kalın bakalım dünyada Huzur kafanıza değdi huzuru İslam’da değil, de insanda aramaya mı kalkındınız alın size şimdi huzur işte insanlık hilafetin düşürülüşüyle beraber dünyada kan göz yaşı zülüm yine cenabı hak yeniden Allah’a gönülden bağlı iman eden insanlar öncülüğünde yüz yıllık hilafetin yeniden hüküm makamına cenabı hak cenabı hakka gönülden iman edenler öncülüğünde egemen hakım kılacaktır. Hilafet partisi olarak doğuş ve aydınlık partisi kurulmuştur. Doğuş ve aydınlık partisi dünyada varlığı sürdürülen cenabı hakkı temsil etmeyen din anlayışlarını dinler içi mezhep anlayışlarını kuranı batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda tek ilahi din olarak cenabı hakkı temsili düşüncenin mensubu olmaktadır. Düşüncelerimizi anlayışımızı tüm insanlık huzurunda akıl mantık üzerinden bilimsel evrensel kurallar çerçevesinde izah ederek ispat edebilecek konumundayız. hilafeti İslam dininin cenabı hakkı hakkıyla temsil etmek üzerine gerçek müminler bizimle birlikte olanlar olacaklardır diğerleri batıla hizmet ederek ebedi olarak cenabı hakkın laneti üzerine kalacaklardır. DERE HİCBİR ZAMAN GERİ AKMAZ denizler derelerden nehirlerden beslenir ancak denizler olmasaydı ne dere olurdu nede nehir yanı manadaki denizler Allahtan vah yedilen kurandır o batını denizdir ilim denizidir. Dere ve nehirler kuranı anlamak isteyen anlayan insanlardır kuran olmasaydı biz cehalette yüzerdik kuranın manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşu olmasaydı yine insanlık sözde İslam dininin mensubu olduğunu sanarak cehalet karanlık düşüncede ebedi kalınırdı. Ancak bu ilimden akıl mantıklı düşünenler yararlanabilir diğerleri kendini çokbilmiş âlim sanarak cehaletin ötesinde cahildirler çünkü onlara İslami kuranı anlatmak zordur onlar kendilerini bildik sanırlar oysa kuranı mana olarak anlamazlar onların kuranı İslami yeniden anlaması daha zordur taze beyinler kirlenmemiş beyinler aklıselim düşünen vicdanı temiz kalbi temiz kötülük düşünmeyen haset ve kibirden uzak olanlar elbette hakkı anlarlar. Anlamak istemeyenlerde zamanı geldiğinde cenabı hak çok güzel anlatır. Onlarda o zaman çok iyi anlarlar fakat o anlamamanın onlara ne faydası vardır görüp, de anlamak iman değildir Iman inanarak görmektir. İnanarak ilim olarak anlamaktır Allah’ın vaadi haktır vaat ettiği günler gelirde o zaman ne fayda o vaatlere zamanında uyarak uyum sağlayarak hayat nizami kabul edilmelidir. Cenabı hak doğuş ve aydınlık partisi önderliğinde müminlerin eliyle dünyaya yeniden hükümran olacaktır.  sizlerde cenabı hakkın hükümranlığının yanında olmak onun hükümranlığını destelemek üzerine doğuş ve aydınlık partisi saflarına mutlaka sponsor destekleyici olarak ekonomik olarak katkıda bulunmak ve konumu müsait olanların doğuş ve aydınlık partisine üye olmak il ve ilce teşkilatlarında yer almak üzerine Geniş bilgi için  www.dogusveaydinlikpartisi.com  (0535.763.08.41)  eğer ki Allah dünyanın hükümranı olsun yanı Allah sözleri kuranın hükmü dünya yönetiminde rehberimiz olsun istiyorsanız isteğinizi ilamında. Allah ’adına Allah için izafe ederek ispat edinmek için yardım edinmekteki BAĞIŞLARINIZ İÇİN bizi arayınız. DAP partisi tüzel kişilik adına HALKBANKASİ hesap(16000052). Veya bizlere makbuz karşılığında intifada bulunarak intibak edebilirsiniz. Tercih sizin taktır cenabı hakkındır her görüşe saygılıyız. Bizim şüphesiz inancımız odur ki cenabı hakkın gönlüne hidayet nasip ettikleri Allah için Allah yolunda intifada bulunarak intibak ederek bedel öderler. Karşılığında cenabı hakkın tevbe suresi ayet 111 de Allah müminlerin mallarını çanlarını cennet karşılığında satın almıştır. Anlamındaki Vaat ettiği sıfata girerler. Sadece bizim ekonomik gücümüzle doğuş ve aydınlık partisinin kuruluşu kesinlikle yeterli olması mümkün olmadığına göre zaten biz tüm imkânlarını sadece karşılığını cenabı hak için verdiğimizi bizi takip eden her kez çok iyi bilir. İşte cenabı hak tüm insanlığı cenneti veya cehennemi kendi aklı hür iradesini kullanarak satın alacaktır. Allah kimseye zülüm etmek istemez olduğu için kuranın batını manaya doğru yorumunun tahakkuk ederek sunuluşunda bu uyarılar yapılmaktadır. Görüyoruz ki bazı insanlar genelde çoğunlukta olayın vahametinden çok uzak duruyorlar aslında kendilerine yazık ederek kendi kendilerine zulmediyorlar olduklarını anlamıyorlar.  Kendisine ebedi olarak zulmü reva görerek hiç mi bizim bu kadar verdiğimiz mücadelenin bir anlamı yok mudur düşünmek gerekmez mi. cenabı hak adıl olarak her insana hak ettiğini her bireyin kendisine verecek olduğu hakkın karşılığı ebedi cennet veya ebedi cehennemdir olduğunu cenabı hak kuranda vurgulamaktadır. Allahtan başka ilah yok bunu herkes biliyor. Buna mukabil bilebile kula kulluk ediyor. Yaratan yoluna değil ata yoluna gidiyor. Kalbinde yatana benim rabbim dediğini bilmiyor. Minareye ak düşüyor çan kayadan çan düşüyor uyan gaflet uygusundan azap gafile düşüyor. Fani dünyada sefa sürmeyi şeytanı havayı yelden alanlar helal mi demeden haram yemeyi cehenneme bedel satın alanlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*